'TSK yıpratılıyor, Başbakan beni dinliyor'
“TSK YIPRATILIYOR”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hırpalandığını ve prestijinin tahrip edildiğini öne süren Şener, Bülent Arınç’a yönelik suikast planı olup olmadığı konusunda bir kanaate sahip olmadığını ancak TSK’nın yıpratılmaya çalışıldığını iddia etti. Şener, 28 Şubat’ta ordudan en çok baskıyı görenlerden biri olduğu halde bugün neden TSK’ye sahip çıktığına dair soruya,” 28 Şubat sürecinde mevcut iktidara karşı yanlış yapıldı. İyi işleyen bir hükümet vardı. Gelir grupları mutluydu ama o ortamda ’post modern’darbe yapılmıştır. O günden bugüne de bütün süreçler alt üst olmuştur. Askerin görevinin başında ve kışlada olması gerektiğini düşünüyorum. Siyaseti siyasilere bıraksınlar. Siyaset yanlış yapabilir ama halk zaten dersini verir, iktidardan alır. Şimdi yaşadığımız süreç farklı. Farklı bir ortamdayız ve ben bu ortamda kurumlar arası işbirliğinin, güvenin son derece önemli olduğuna inanıyorum. Dünya ekonomisi yeniden yapılandırılıyor. Türkiye de, bunlara bağlı olarak ekonomisi ve kurumsal yapısı yani sistemin bütünü itibariyle yeniden yapılanıyor. Bu yapılanma Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre mi, yoksa bazı dış merkezlerin ihtiyaçlarına göre mi şekillendiriliyor?” şeklinde cevap verdi.
“DİNLENİYORUM”
Şener, Başbakan’ın kendisini dinlediğine dair daha önce söylediği sözlerle ilgili olarak da, “O kadar çok sızıntı oldu ki. Türkiye’deki insanların çoğunluğu dinlendiğine inanmaya başladı. Yargı kararlarına da girmiştir ki yasal dinleme yetkisine sahip birimler bile yasadışı dinlemeler yapıyor. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na bakalım. Kurumun kanunu 2005’te çıkarılmıştır. O dönemde ben hükümetteydim. Konunun Bakanlar Kurulu’nda konuşulduğunu hiç hatırlamıyorum. Yani TİB’le ilgili tasarı hükümetten Meclis’e gitmedi. Kanunu incelediğinizde o dönem kadar olan jandarma, emniyet ve MİT’in dinlemelerini de koordine eden bir kurum olarak kuruluyor. Yani dinleyenleri de dinleyebilecek bir kurum kuruluyor. ’Başkanı başbakan atar, kurumun denetimini de Başbakan istediği kişilere yaptırır deniliyor. Oysa Türkiye denetim konusunda çok yerleşik geleneklere sahiptir. Üstelik Başbakanın hangi kuruma denetim yaptıracağı da söylenmiyor. Başkanı kendisi atıyor, denetimi istediği kişilere yaptırıyor. Sonra orada kadro kuruldu. Böyle bir yapıya alınan tüm personelin Başbakan’ın inisiyatifiyle alındığı rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha sonra Anayasa Mahkemesi, başkan ataması ve denetimi başbakanın yaptıracağıyla ilgili maddeleri iptal etti. Buna rağmen başkan hala yerindedir. Kurulduğu günden beri de hiç denetim yapılmamıştır. Çünkü Başbakan kurduğu bir birimi denetleme ihtiyacını henüz hissetmemiştir. Böyle bir yapının olduğu bir ülkede ’Başbakan herkesi dinlettiriyor’ demek yanlış bir şey olmaz. Böyle bir Türkiye’de yaşıyorsunuz. Bu dinlemelerin hangi maksatlarla yapıldığı konusunda hukuk devletine inanan her insanın şüpheye düşmesi ve sorgulaması lazım. Ben hala dinlendiğime inanıyorum. Böyle bir kurum varken Başbakan’ın beni dinlediğine inanıyor olmam normaldir” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.