Bahçeli Erdoğan'dan ne istedi?
AK Parti hükümetine yönelik ağır eleştirilerde bulunan Bahçeli'nin konuşmasının önemli ayrıntıları şöyle:
Türkiye'nin ağır sorunlarla yüklü siyasi gündemi yeni bir badireyi karşımıza çıkarmaktadır. Türkiye tarihi bir kavşak noktasına, yol ayırımına doğru hızla girmektedir. Giderek ağırlaşan bir sorun yumağı var. Türkiye'nin hazin manzarası ve acı gerçekleri bunlardır.
Bu talihsiz dönemleri Türk milleti hüzün ve ibretle hatırlamaktadır. Geride bıraktığımız tüm olumsuzluklardan çok daha vahim bir sonuç bekliyor bizi. Bir ateş çemberinden geçmekte olan Türkiye, bir beka sorunu ile karşı karşıyadır. Bu suikastın hedefi kardeşliğimizdir. Geleceğini karartmak ve dönüşü olmayan bir husumeti milletimizin içinde uyandırmak istiyorlar. Ders çıkarması gereken AKP hükümetinin ise bu yıkım yolunda yürümekte ısrarlı olacağı anlayılacaktır. Bunun topyekün geleceğimizi yitirmek olduğunu Başbakan görmek istememektedir. Bunun tarihi bir ihanet olacağını bilmesi ve bu yanlıştan dönmesi en büyük temennimizdir.
AKP'nin siciline baktığımızda ümitli olmamız için bir neden olmadığı ortadadır. Yıkımı kabul etmek için çok tehlikeli bir siyaset modelini izleyecekler. Türk kavramının engellenmesine yönelik girişimler, Öcalan'ın hapishane koşullarının iyileştirilmesi gündeme gelinecektir. Anayasa değişikliklerinin gündeme taşınacağı AKP yetkililerinin beyanları ile açıktır. İmralı canisinin barış elçisi adıyla yeniden yargılanması da gündemde. Bundan zarar görecek olan sosyal doku ve milli birlik olacaktır. Bıçak kemiğe çoktan dayanmıştır. Tahammül kalmamıştır. Herkes akıl muhasebesi yapmak zorundadır. Milli bir seferberlik ruhuyla harekete geçmek her Türk vatandaşı için tarihi bir sorumluluktur. İlgisiz ve tepkisiz kalmak tarihin asla affetmeyeceği bir gaflet olacaktır.
Er ya da geç millete gidilecektir ama, bu milli hesaplaşmada milletin haysiyeti ile oynayan menfaat çetelerinin ve siyaset tüccarlarının yakasına yapışmak bizim için bir namus borcudur. AKP yöneticileri geçmişin hesabını vermekten hiç bir şekilde kaçamayacaktır. MHP bunun sonuna kadar takipçisi olacaktır.
Anayasanın temelini oluşturan ülkeler hangi amaç olursa olsun bu yönte düzenlemeler yapılmasına kakıpı kesin olarak kapatmıştır. Buna aykırı hareket edilmesi çok açık bir anayasal suç olacaktır. Bu yola girenler ve kapı aralayanlar anayasal suçu işlemeye tam teşebbüs halinde olacaklarını bilmeli. Anayasa iki dilde eğitime izin vermemektedir. Bu durumde girişim sahipleri niyetlerinin sonucuna katlanmak zorundadır. Başbakan Erdoğan, sorumsuz beyenları ile bölücülere cesaret vermiş, bölücü terörün siyasi kimlik ve meşrulaşma çabalarının önünü açmıştır. Anayasa'nın temel ilkelerine gerçekten bağlı ise Türk milletinin karşısına çıkıp, anayasanın etnik temele dayanmayan anlayışından rahatsız olmadığını, bu anlayıştan vazgeçtiğini, bin yıllık kimliği değiştirme niyetini taşımadığını, ikinci dilde eğitimin önünü açmayı düşünmediğini, iki dilde kamu uygulamasını asla düşünmediğini, fiilen eyatler sistemine geçişi istemediğini anlatmalıdır. Bunu yapmadığı taktirde kuşkularımız bu yıl da sürecektir.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.