Erdoğan: Hangi yüzle...

Erdoğan: Hangi yüzle...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin TBMM'deki grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan şunları söyledi: 

Türkiye diğer ülkelere göre krizi daha başarılı bir biçimde aşmıştır. Bazıları bu başarıyı gölgeleme çabası içinde. Ekonomide beklentiler ve morallerin yüksek olması son derece önemli. Ama mulalefet bunu tutturmuş, eline geçirdiği 3-5 olumsuz örnek üzerinden ülkeye kötümserlik pompalamanın peşinde. Kendi çıkardıkları krizi yönetemediler ve o krizin altında kaldılar. Bugün bizim küresel kriz yönetimimizi eleştiriyoruz. Biz kendi imkan ve becerilerimizle küresel krizi nasıl atlatabileceğimizi herkese gösterdik. Sayın Bahçeli, emeklileri yapılan zamları güya protesto ediyor. Güya bizim yaptığımız zamları eleştiriyor. Bir siyasi parti kendisine bu kadar zarar verebilir mi? Kendi kazdığı kuyuya kendisi düşerek kendini bu kadar küçük düşürebilir mi. Bu kadar başarılıydınız, 5 yıllık iktidar imkanını neden 3 buçuk yıl kullanabildiniz. Devam etseydiniz. Siz bu noktada test edilmiş bir siyasi partisiniz. Durumunuz ortada. Bu demektir ki size bu görev bir daha verilmeyecek. Hangi yüzle benim emekli vatandaşlarıma yaptığımız ücret artışını eleştiriyorsunuz? 

SSK ve Bağ-Kur emekilerimize bizden önce verilen aylıkla şimdi verilen aylık arasında uçurum var. Yüzde 95 artış yapmışız. Halep oradaysa arşın Türkiye Büyük Millet Meclisi Ak Parti grup salonunda. 7 yıldır bir yandan enflasyonu düşük tutup bir yandan da maaşları arttırdık. Artık maaşlar kar topu gibi erimiyor. MHP'lilerin ellerine alarak gösterdikleri ürünleri onların zamanında sadece vitrinlerden seyredebiliyorlardı. 

2008'in tamamında 306 bin otomobil satılmış. 369 bin 819 otomobil de 2009'de satılmış. Tablo ortada. Küresel krize rağmen 2008'de satılandan daha fazla otomobil 2009'da satıldı. Demek ki Türkiye geriye değil, tam aksine ileri gidiyor. 

Herkes işin lafını yapıyor biz icraatını yapıyoruz. Hastane kapılarında ilaç almak için bekleyen vatandaşlarımızı o çileden kurtardık. 

Yargı, poyisiye, ideolojilere kurban edilemez. Hastenelerde işi durdurma yapacaklarmış. Ameliyat masasında ecilde benim vatandaşım beyefendilerin eylemini bitirmesini bekleyebilir mi? Neyin nöbetçisini bırakıyorsunuz. Böyle bir şey yapamazsınız. Bir gün seni de haklı bir şekilde yaptığın bulur. Aynı şey güvenlikte vesairede de var. Eczaneleri kapatacaklarmış olur mu böyle bir şey. Sorumluluğun gereği neyse biz bu adımı atarız. Şu dernek bu dernek dinlemeyiz. Bu adımı atarız. Buna mecburuz. 2 buçuk katrilyonluk bir çalışma ile SSK'daki eczaneleri kapattık size devrettik. Farklı formüller düşünür yolumuza devam ederiz. Eczane sahiplerine açık söylüyorum. Sorumlu olan birlik ya oturur anlaşır ya da biz kalkarız müracaat eder bütün eczanelerle anlaşmamızı yapar yolumuza devam ederiz. Halkımızın sağlığını ideolojilere kurban etmedik ettirmeyeceğiz. 

Hekimlerin mali özlük haklarını daha iyi hale getirmek için sabit bir ek katkı yapılacak ve bu fark emekli maaşlarına da yansıyacak. Buna göre pratisyen hekiminin maaşları yüzde 43, uzman hekimlerin maayları yüzde 71 oranında arttırılacak. Buna paralel olarak 25 yıl çalışan bir pratisyen hekimin maaşı yüzde 44 oranında arttırılacaktır. 

Komşularımızla ilişkilerimiz çok iyi bir noktada. Vizelerin kalkmasının ardından Suriye ve Ürdün'den turist akını başladı. Şam, Amman ve Beyrut'u ziyaret edeceğiz. Buradaki halkların bizim halkımıza nasıl benzediğini göreceğiz. Bizlere olan sevgiyi göreceğiz. Bu var ya bu, bambaşka bir bayram sevinci. Bunu hep beraber göreceğiz. 100 yıldır bir birinden uzak kalan bu insanların bir birine nasıl benzediğini göreceksiniz. Girizgah yaparken 'evinize hoşgeldiniz' diyorlar. 

Hakimlerin savcıların görev yapmasını engelleyerek bu ülkeye nasıl hizmet edilir. Kurumları çatışıyor gibi göstererek ne elde edeceksiniz. Bir Başbakanın kalkıp da TSK ile on gün içinde bir kaç kez görüşmesi ana muhalefet partisini rahatsız ediyor. 3 de 5 de 10 kez de görüşür sana ne. Asıl demokrasilerde bunlar var. Niye rahatsız oldular. Ama alışacaklar. Onlar çetelerle mafya ile avukatları aracılığıyla görüşüyorlar, biz de silahlı kuvvetlerimizle görüşüyoruz. Farkımız bu. Karanlık odaklara hizmet ederek bu ülkeye nasıl bir ufuk kazandırılıyor. Milletvekilleri sürekli orada. Hukuk bürosundaki avukatları orada. Bunları gizleyemezsiniz. Yargı sürecine müdahale etme noktasında genel başkanınız iyi bir avukat. Sonra da yargının bağımsızlığından söz erdiyor. Türkiye prangalarından kurtuluyor. Türkiye'yi bir korku tüneline hapsetmeye çalıştılar. Niyet okuyuculuğu yaptılar. Bizimle alakası olmayan oyunları bize mal etmek istediler. Bunu başaramayınca korku senaryolarını oynadılar. Kirli ilişkileri, emelleri ve kaos planları açığa çıktı. Bunlar şimdi demokrasiden ürküyor ve demokrasiden korkuyorlar. Burası çok önemli. 

Son günlerde sivil diktadan, tek adam diktasından bahsetmeye başladılar. Bizim bütün ilişkilerimiz partimizin içinde de dışında da olması gereken istişare mekanizması vardır. Bunu yapmaya devam edeceğiz. Bu başarımızın gereğidir. Mahalle baskısı dediler, Türkiye o ülkelere benzeyecek dediler. İhanet dediler, şimdi daha farklı kavramları gündeme getiriyorlar. Peki Türkiye bugün 7 yıl öncesinden daha demokratik bir ülke değil mi?

Alevi vatandaşlarımın sorunlarını ciddi anlamda ilk olarak biz gündeme getiriyoruz. Farklı farklı freaksiyonlar var. Buna göre çözüm üreteceğiz. aynı şekilde Romanların sorunları dile geldi ve onlara yönelik bir çalıştay yapılıyor. Onlara insanca yaşamanın koşullarını hazırlamak zorundayız. Tüm vatandaşlırımızın sorunu bizim sorunumuzdur. Onlar arasında bir ayırım yapamayız. Bölgeler arasında da bir ayırım yapamayız dedik. Batının sorunu neyse doğunun sorunu da odur. Azınlık meseleleriyle bugüne kadar kim ilgilendi. Biz ele aldık. Varlıklarına el konuldu. Aksini iddia edemeyiz. Bu süreci de başlattık. Yargıda devam eden süreçler var. Cezaevlerinde herkesin kendi ana diliyle konuşmasının önünü açtık. OHAL yasasını kaldıran iktidar kim. Biz...

Menderes'i, Özal'a nasıl oyun oynadılarba şimdi Ak Parti'ye de aynısını yapmak istiyorlar. Bunu yapanlar tek parti zinliyeti ile yoğrulmuş adamlar. Onların geçmişini iyi biliyoruz. Bugün yapılanlar 7 yıl önce hayal bile edilemiyordu. Manşetlerin nereden atıldığını artık herkes gördü. Ama bugün eleştiren özgür bi Türkiye var. Bize yönelik tek parti suçlamalarında bulunanlar demokrasi için hiç bir bedel ödemeyenler. 

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.