Baykal'ın 'Kozmik' sancısı

Baykal'ın 'Kozmik' sancısı
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal Partisi'nin grup toplantısında partililere seslendi.

Baykal'ın sözleri şöyle: 

Milletin ümüğünü sıkmaya yönelik bir politika zamları ile türkiyeyi kuşatmaya başladı.Hükümet sigaraya zam yaptı. 5,5liralık marlboro 7,5'a çıktı. Bazı şirketler zam yapmadı. Bunu görünce maliye bakanı dedi ki kendinize gelin dedi. Türkiye'de sigarayı artırmayı uygun görmeyen şirketlere Maliye Bakanı zam yaptırdı. Fiyat dikte ediyor... Anaysaya da aykırı, fiyat uygulamalarına da aykırı. 

2010 yılı hükümetin tütün konusunda yaptıkları ile kendini gösterdi. Yerli tekelcileri copluyor yabancı tekellere ise daha çok zam yapın diye baskı yapıyor. Gereçekten son dönemde sıkıntılar inkar edilemez nitelik kazandı. Bugün gelinen noktada finansal zorunluluklar vardı. Türkiye ekili alanların 2 milyon hektarını tarım dışına çıkardı. Bir talan alanı rant alanı olarak ikamesi mümkün olmayan tarım arazisi iktidarın rant alanına kurban gitti. 1,04 milyon küçükbaş hayvan varlığı ortadan kalktı.

Türkiye'de tarımda çalışan insanların yüzde 31'i yoksulluk sınırının altında yaşiar duruma gelmiştir. AKP yoksul sayısnı artırdı. Bunun altında AKP'nin tarıma verdiği zarar yatıyor. Kendileri yasa çıkardığı halde GSMH içinde sadece ufak bir deşiklik yapıldı. Yani yüzde yarımın altında destekler inmiştir... Türkiye'deki tarımın ne halde olduğu ortadadır.

Türkiye inşallah yeni bir başlangıç yapacak. Yeni bir iktidar yeni bir dönem gelecek.

Bölgenin barışına en büyük katkıyı sağlamak için hazırlanan gözbebeği GAp projesi için hükümet elinden geleni yapmamaktadır. 1979 yılında milli gelirden alınan pay yüzde 8,2 iken 2001'de 7,7'ye düştü. Bu sorunların altında nasıl bir ekonomik çarpıklık çıkacağı ortadadır. O bölgeye sahip çıkacaksan demokratik açılım değil GAP açılımı yap.

Türkiye işsizliği yenmek için yeni bir kalkınma politikası geliştirmek zorundadır. Türkiye işsizi sahiplenen bir politika ortaya koymak zorundadır. Rekabet üstünlüğünü ortaya koymasına fırsat verecek kur politikaları denetimine ihtiyaç var... Öyle bir kalkınma olacak ki ithalatı değil ihracatı artıracaksın. Ekonomi şişmiş gözükebilir ama insanlar işsiz kalır.

Yargıtay Başkanı, ateş bacayı sardı yangın büyüyor diyor. Bunu söyleyen AKP ile tartışmak için mi söylüyor? Bu insan geldiğimiz noktada böyle diyorsa, yargının bağımsızlığı ortadan kalkıyor diyorsa bunu önemsemek hepimizin görevi değil mi? Başbakan çatışma yok diyor, bunu anlaması için Yargıtay Başkanı'nın yangın var demesini mi beklemek gerekiyor. Ne bekliyor Sayın Başbakan? Telekulak dinlemeleri ortada. Telefon dinlemeleri ortada, ne çıktı ortaya. Birini dinlemek için kuvvetli şüphenin bulunması gerekmiyor mu? Karar aldıklarınızın tümü yok bir şey diye geri çevirildi. Nerede o kuvvetli şüphe. Yargıtay'a üye atanacak, bir türlü atanamıyor. atayacak olan HSYK. ama bunun gündemini Adalet Bakanı ve müsteşarı belirliyor. Onlar da kulislerde bunu pazarlıkla yapıyorlar. Bunun adı açık olarak anayasa suçudur.

Mahkeme itibar etmiyor ama haftalardır kozmik odada soruşturmalar devam ediyor. Birileri kendi kendine belgeler üretip ülkeyi karıştırmaya mı çalışıyor. Ne oldu suikast iddiası. Bu iddia bir gerçeği değil de bir fırsatı değerlendirmek için bilinçli olarak mı ortaya atıldı. Bu soruları sormak lazım. Suikast iddiası gündemden çıktı TSK'nin kalbine yönelik bir çalışma haftalardır sürüyor. TSK bu ağır ithamlar karşısında sancı çekiyor. Herkes yaptığının hesabını verecek. Dursun Çiçek'e yapılanlara ne oldu. bunu yapanlara ne oldu? Suikast yaptı diye 8 kişi alındı ne oldu. Soruşturuluyor. Ne çıktı, iddialar ortada, krokiler ortada. Komutanını öldürmek sıfatıyla intinara sürüklenen albayın acısını nasıl unutabiliyorsunuz?

Gazetelerin genel yayın yönetmenlerinin görevine son verin talimatları Başbakanlar tarafından verilince çok mu demokratik bir ülke olacağız.

Bu gidişatın tek çözüm yeri millettir. Bir kez daha bu gerçeği görüyoruz. İktidarlar herkesi susturasbilir. Gerçekleri konuşamaz hale getirebilir. Nereye kadar, millet artık dur diyene kadar. Türkiye'nin böyle bir noktaya geldiğini görüyoruz. Artık anlıyoruz ki Türkiye'nin sorunu muhalefet değil iktidardır. Türkiye'nin sorunu muhalefetin darbeci olması değil, iktidarın komplocu olmasıdır. Geliyor kıyameti kopartıyor ve işin içinden çıkıyor. Ama insanlar perişan oluyor. Komplocu bir iktidar ile karşı karşıyayız. En olumsuz koşullarda da olsa bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Bir daha araştırma yapmayacağız Baykal yapıyor diyor. Başbakan'ın para verip yaptırdığı araştırmaların onun tarafından açıklanamayan sonuçlarını ben açıklıyorum.

Çare millettir, Türkiye'nin yeni dönemine hazırlanın. Onun tahriklerine gelmeyin.

habervaktim-AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.