Arınç'tan Kılıçdaroğlu'na cevap

Arınç'tan Kılıçdaroğlu'na cevap
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç gündemdeki olaylarla ilgili basın toplantısı düzenledi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, kendisine yönelik suikast iddialarıyla ilgili olarak, bazılarının, ihbarın kendisinden çok bunun nereden yapıldığını tartıştığını ifade ederek, "Yani bir şekilde gelmiş olsa, emniyete gelmiş olsa onlar da bunu değerlendirmiş, iki adam yakalanmış ve bir yargı süreci başlamış ise şimdi ihbar edenler mi suçlu yoksa nereden yapıldığı mı?" diye sordu.

Arınç, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla parlamento muhabirlerini ziyaret etti. Arınç, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Arınç, Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'düello' sözlerinin hatırlatılması üzerine, "düello kelimesi, kendisinin bana teklif ettiği bir şey değildir. Siz söylüyorsunuz, o da üzerine atlamış vaziyette." dedi.

Arınç, geleneklerinde düellonun bulunmadığın kaydederek, "Kimseyle düello etmeyi düşünmem, Türkiye'de de bunu düşünen bir insan olduğunu zannetmiyorum. Belki biz birisiyle bir konuyu tartışabiliriz. Bu filan olabilir, falan olabilir. Düello birbirini yok etmektir. Önce davranan, diğerinin hayatına son verir. Biz kimseyi yok etmek için dünyaya gelmedik. Fikirlerimiz, düşüncelerimiz farklı olabilir, bu farklılıkları göstermek için tartışabiliriz." diye konuştu.

Arınç, Kılıçdaroğlu ile tartışmak niyetinde olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu'nun, dengi olmadığını belirtken Arınç, şöyle devam etti: "Ondan, fikirlerinden, düşüncelerinden korktuğumdan değil. İnandığım doğruları her yerde müdafaa edebilecek bir noktadayım. Bir defa Sayın Kılıçdaroğlu benim dengim değil. Dengim olmayan bir insanla, ben ekran önüne çıkıp tartışmam. Bu bir siklet, denklik meselesidir. Kendisi, partisinin grup başkanvekilidir. AK Parti'de grup başkanvekilleri var, kim kabul ederse, onunla istediğini tartışabilir. MHP'de iki tane grup başkanvekili var, istediğiyle konuşabilir. Olsa olsa benimle tartışması gereken kişi, Sayın Baykal olabilir. Sayın Baykal ile arzu ettiği takdirde ve uygunsa, biz bir konuyu karşılıklı olarak, görüşüp tartışabiliriz. Fikirler ortaya çıkar, bu fikirlerden de hem biz hem toplum yararlanabilir. Ama inanıyorum ki kendisinin de böyle bir ihtiyacı, düşüncesi yok. Benimle tartışacak olan öncelikle Sayın Baykal'dır. Ben kimseyle düello edecek değilim. Sayın Kılıçdaroğlu'na sesleniyorum. Siz Onur Öymen'le tartışın. Benimle uğraşmayın. Sizin yapacağınız en dürüst iş TV ekranı önünde görüşüp tartışabilmektir. Ben Sayın Baykal'a tartışalım diye teklifte bulunmadım. 'Buna ihtiyaç olursa Sayın Baykal'la tartışırım' dedim. Ben böyle bir şey düşünmüyorum."

KOZMETİK ODA AÇIKLAMASI 
Arınç, kozmetik oda iddialarına da açıklık getirdi. Arınç, Kılıçdaroğlu'nun medya yolu ile 'Kozmetik oda dedi mi demedi mi' diye sorduğunu hatırlatırken, "Saruhan'dan Rıdvan adında bir genç aradı. Geçmiş olsun dedi ve "kozmetik odada ne oldu" diye sordu. ''Sen onu bunu karıştırma'' dedim ve teşekkür ederek telefonu kapattım. Afyonlu gazeteciler Kozmik odayı sordu. Ben de olayı anlattım. Sen 'kozmik oda' derken birileri de buna 'kozmetik oda' diyebilirler.' dedim." değerlendirmesinde bulundu. 

KARARGAH NEREDE? 
Arnıç, CHP lideri Baykal'ın karargah iddialarına ilişkin ise şunları söyledi: "İç çekirdeğin bir parçası derken Sayın Baykal AK Parti'nin kurucular arasında diyorsa buna diyecek bir şeyim yok. Ama Sayın Baykal bir karargahtan bahsediyor. Demek ki onun bildiği bir karargah var ki bunları o karargah planlıyor. Dediğine göre, Çukurambar'a iki kişiyi bu karargah gönderiyor. İhbarı da bunlar yapıyor. Benim bu karargahın içinde görevim olduğunu söylüyor ve söylemek istiyor. Ben soruyorum, bu karargah nerede kurulmuştur, görevi nedir? Elinizdeki bütün belgeleri ortaya koymak zorundasınız. Ben Türkiye'de hiçbir yasadışı örgütün içinde değilim. Hiçbir bilgimiz yok ama şüphemiz, zannımız var derseniz ona da teşekkür ederim ama şüpheleri konuşursak benim de şüphelerim var."

ASIL NEYİN PEŞİNDEYİZ?
Arınç, bir gazetecinin, "Suikast planına yönelik yapılan ihbarın nereden yapıldığı konusunda tartışmalar için neler söyleyeceksiniz?" sorusu üzerine, "Herkes elini vicdanına koymalı ve şunu düşünmelidir. Bir yargı sürecidir gidiyor. Arama kararları var, gereği yapılıyor. Yine Mahkeme önünü çıkarılanlar var. Dava açılıp açılmayacağını bilemem. Ben bu konuda çok müsterihim. Olayların sonucunu bekliyorum. Ama ülkemde böyle huzursuzlukların yaşanmasını da istemem. Ama sayısı çok az da olsa Türkiye'de bir kısım insanlar siyasi rakiplerini düşman olarak görerek, 'Bu kadar beceriksizlik olur mi bir işi beceremediler. Halbuki bu işi halletmiş olsalardı ne iyi olurdu.' diyenler var. Bir kısmı ise işin derinliğine girmiş, ifadeler yayınlıyor gazetesinde. Acaba bu ABD'den mi, uzaydan mı Neptün veya Sataründen mi geldi. Yoksa Çukurambar'dan…?' geldi diyor. Kardeşim bunu araştır. Bana göre çok merak edilecek bir konu değildir bu. Asıl bu ihbar doğru mu çıkmış, yanlış mı? Ona bakacaksın. Yani bir şekilde gelmiş olsa emniyete gelmiş olsa onlar da bunu değerlendirmiş, iki adam yakalanmış ve bir yargı süreci başlamış ise şimdi ihbar edenler mi suçlu yoksa nereden yapıldığı mı?" diye sordu. 

İSRAİL İLE GERİLİM
Arınç, 'İsrail'in ahlak dersi alacağımız son ülke Türkiye'dir' açıklamasına ilişkin ise şunları söyledi: "Yapılan açıklamaların ve Sayın Büyükelçi'nin kabuldeki görüntüsü bir olumsuzluk yaşandığını işaret ediyor. İsrail hükümeti çok partili bir koalisyondur. Bunların içinde çok aşırılar da var. Ancak böyle bir koalisyon kurabilmişler.Dışişleri Bakan yardımcısı zat Lieberman'ın yardımcısı ve bu yüzden bu hoş görüntüler ortaya çıkmış olabilir. Türkiye'de de bir İsrail Büyükelçisi var. Gaby Levy diye. Bundan 1 hafta önce Lieberman bütün büyükelçileri çağırdı ve "Siz İsrail büyükelçilerisiniz. Gittiğiniz ülkeleri çok seviyorsunuz" dedi. İsrail'deki Türk Büyükelçisi'ne bunu yapanlar Türkiye'deki İsrail Büyükelçisi'ne de bunu yapıyorlar. Ben diplomat değilim diplomat olsam buna uygun bir söz edebilirdim." 

Habervaktim.com / (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.