Baykal mermileri es geçti!
Baykal'ın değerlendirmeleri şöyle:
Toplum henüz syasl huzura ulaşamadı. Bu konuda yenşi gerginlikler yatıyor. Bunun altında iktidar gücünü kaybediyor. Bunu değiştirmek için toplumu sarasacak yöntem deneniyor. Milletin gözünde kendilerini mağdur olarak gösteriliyor: çaresiz mağdurbir konuma parti yerleştirilirse tepkiler kontrol altına alınabilir mi diye düşünülüyor. Gerekli gereksiz bir gerileim yaratma arayışuı dikkati çekiyor. Halk desteğini yanlış politikalardan dolayı kaybediyor. Ortaya çıkan tablo Türkiye ekonomik bakımdan yanlış yönetildi.
Ekonomik sıkıntılar her yerde ağırlaşmaktadır. Türkiye Cumhuriyet tarihinde son 7 yılda tama iki katı borç kullandı. Kendine emanet edilen cumhuriyet eserlerini dağıttı. İnsanların işsiz kepenklerin kapandığı borçların arttığı yeni manzara çıktı. Çiftçinin durumu ailelerin durumu ortadadır. Dünün en değerli sanayicileri intihar eder hale gelmiştir. Böyle tablodan dolayı iktidar güç kaybediyor. Olmadık gündemler yaratıldı. İnsanların etnik kimlikleri sorgulanır hale geldi. Yargıtay huzursuz, TSK huzursuz. Böyle bir manzaranın içerisinde yeni arayışlarla düzeltmek yerine tehlikeli yaklaşımlar içerisine giriyorlar.
Öncelikle yeni bir ekonomi ve sanayileşme politikasına ihtiyaç var. Biz bu politikanın önmüzdeki dönem sahibi ve savunucusu olmak istiyoruz. Türkiye'nin ihtiyacı da budur. Yeni gelen ne yapacak, yeni bir ekonomi ve sanayileşme politikası ortaya koyacak. Türkiye'deki Türkiye'deki istihdamı ve ihracatı arttırarak yükselmeyi amaçlayan bir politika olacak. Arabayı atın arkasına yerleştirmeliyiz. Atı arabayı çeker habe getirmeliyiz. Önce kalkınma.
Türkiye'nin yeni iktidar döneminde yapılacak en önemli işlerden biri de tarımdır. Tarıma en önemli teşvik ve destekler verilmelidir. Aksi taktirde tarımı ayağa kaldırmak mümkün değil. Bunu yapmadan ekonomik, sosyal ve siyasal huzuru güvence altına almak mümkün değil. Parametreleri ve yönetim önceliklerini ve eksenleri değişitreceğiz. Türkiye'nin insanının kalkındırılmasını, kaynaklarının değerlendirilmesini benimseyen bir politikayı uygulayacağız.
Türkiye yeni iktidar döneminde emeklilere bu zamana kadar görülmemiş şekilde sahip çıkmalıdır. Türkiye bir aileler toplumudur. Bir kişi işini kaybederse sorun sadece onun değil o insanın annesinin de, babasının da, çoluğunun çocuğunun da sorunudur. O aileye sahip çıkmak, etrafında şekillenen yoksullaşmanın önlenmesi için en etkin noktadır. Hiç bir emekli parasını sadece kendisi için harcamaz. O nedenle öncelikle bu emekliler konusunun bir yeni iktidar döneminde Türkiye için büyük önem taşıyor.
Eğitim konusunda köklü bir değişim yaşandığı ortaya çıkmalı. Arkadaşlarımız bu konuda önemli çalışmalar yapıyor. Çok iddialıyız. Eğitim politikasının temeli öğretmendir. Diğer unsurlar da vardır elbette ama bunların hiç birisi eğitimin yapılmasına imkan veren tek unsur öğretmendir. 200 bine yakın öğretmen halen atanmamıştır.
CHP iktidarında sürekli çalışan işçilerimizin hiçbirisi haklarını kaybetmeyecek ve 4-C uygulamasına son verilecek. Yoksulluk olmayacak, yoksulların durumu devletin sosyal hizmet görevlilerinin eliyle yakından izlenecek. Türkiye'nin yerleşme haritası esas alınacak. Aileler yakından izlenecek ve ailenin sosyal yardım anlamında temsilcisi olarak kadını kabul edecek şekilde aile yardımı yapılacak. İstihdam yöntemiyle yoksulluğun ortadan kaldırılmasında bilinçli bir politika izlenecek.
Türkiye günlerdir darbeyi konuşuyor. Türkiye'de darbe yok tarbe üzerinden tüccarlık var. Genelkurmay bünyesinde bir irtica eylem planından söz edildi.
Ortada bir iddia var, doğru ise çok önemli, değilse daha da önemli. Senin derdin reklam mı hukuk mu? artık Dursun Çiçek ile reyting yapmak zor. Senin işin reklam. Ardından başka iddialar ortaya atıldı. İstanbul'da dava gidiyor burada işler yürüyor. İntiharlar oluyor. Tıpkı Yüzüncü Yıl Üniversites'nde geçmişte yaşananlar gibi. Bütün bunların bir fiyaskoya dönüşmesi bir anlam taşımıyor mu? Görmesini bilen görüyor. sonra kozmik odaya girdiler. Sokakta araba çevirdiler takip ediyor diye, içinden patates çıktı. Yapılan resmi açıklama hiç bir şey bulunmamıştır.
Şimdi yeni bir plan ortaya çıktı. Fatih Camii bombalanacakmış, uçak düşürülecekmiş falan filan... Bu da artık olay şu bu kişinin yanlışından kaynaklalan bir olumsuzluğun soruşturulması olmaktan çıkıyor. Devletin silahlı kuvvetlerinin sorumluluğunda ortaya çıkan bir plan konusu haline dönüşüyor. İtham artık falan filan komutan olmaktan çıkıyor, TSK oluyor. BU plan 2003'ün Mart'ın da yapılmış. 7 yıl geçmiş. Bu sürece kaç tane komutan gelip geçmiş. O plan orada duruyor mu? Bunca komutan geliyor geçiyor, kimse böyle bir plan yakalamıyor, günün birinde birileri böyle bir olay vardı diye piyasaya çıkıyor. Bunu dün Genelkurmay Başkanı da konuştu, sormak lazım bundan kim yararlanıyor dedi. Bu soru önemli. O ayrı bir konu, yararlanma hesabı içinde kim bunu yapıyor. Artık sözkonusu olan, devletin en temel kurumlarından biri olan TSK'dir.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.