Başkan Kocaoğlu: Beceremedik, havlu attık
Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından düzenlenen, Dokuz Eylül Üniversitesi, Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Fuarcılık Hizmetleri AŞ (İZFAŞ) tarafından desteklenen 2. Uluslararası Mermer ve Doğal Taşlar Kongresi başladı. Kongrede, sektördeki kurum ve kuruluş temsilcileri bir araya geldi. Mermer ve doğaltaş sektörünün sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak ve geleceğe yönelik yol haritası çizmek amacıyla düzenlenen kongreye, özel sektör ve kamu kesiminden pek çok temsilci katıldı. Açılışta konuşan Başkan Kocaoğlu, fuar alanı için Gaziemir'de 330 bin metrekare yerin kamulaştırmasını bitirdiklerini hatırlatarak, "İki buçuk sene uğraştık. Kamu ve özel sektör ortaklığında yapalım dedik, beceremedik. En sonunda havlu attık, yine kendi başımıza yapmaya karar verdik. Proje ihalesine çıktık. Havaalanının oradaki fuar alanının yanısıra Kültürpark'taki alanı da Türkiye'nin en büyük kongre merkezine dönüştüreceğiz." diye konuştu. 15 yıl önce mermer fuarı başlatıldığında 27 milyon dolar olan ihracatın bugün 1 milyar doları çoktan aştığını anlatan Kocaoğlu, o dönemde 41 katılımcı varken bugün bini geçtiğini kaydetti.
Türkiye Mermer, Doğaltaş ve Makina Üreticileri Birliği (TÜMMER) Başkanı Selahattin Onur ise madencilik sektöründeki girişimcileri bürokrasinin ürküttüğünü ve yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Onur, Türkiye'nin dünya mermer üretiminde ilk 5'te yer aldığını anlattı. 1,5 milyar dolar civarındaki ihracatla dış pazarlarda İtalya, Çin, İspanya ve İran gibi ülkelerle rekabet edebilir hale geldiğini kaydeden Onur, madencilik yatırımı yapmak isteyen bir girişimcinin, izin alabilmek için birden fazla bakanlığa müracaat ettiğine dikkat çekti. Bu konudaki mevzuat ve yasal düzenlemelerin yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Onur, "Sektörümüzdeki bürokrasi, girişimcileri ürkütüyor. Madenler, bulundukları yerlerde işletilmek zorunda. Diğer sanayi dalları gibi taşınma olanağı yok. Bir firma, birçok kurumdan izin almasına karşın bu kez de izinlerin iptali için açılan davalar, yatırım güvencesini tehdit altına sokuyor, yatırımcıları korkutuyor. Dava açabilmek, yatırımla orantılı teminata bağlı olmalı." diye konuştu. TÜMMER Başkanı Onur, Türkiye'deki pek çok kamu kuruluşu ve prestij binalarda ithal mermer kullanımının giderek yaygınlaştığı uyarısında bulunarak, bu konuda yasal bir yaptırımla milli bilinç oluşturulması gerektiğini savundu. Türkiye'nin 2009 yılında 250 milyon dolarlık ithal mermer kullandığını aktaran Selahattin Onur, "Yurdumuzda ithal taş kullanımı, 250 milyon dolar seviyesine ulaşmıştır.'' dedi.
MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer de kurumun 1985'ten 2005'e kadar ihmal edildiğini, bu 20 yıllık sürede önceliklerin farklı olduğunu dile getirdi. 2005'ten sonra aramacılık faaliyetlerinin hızlandığını aktaran Üzer, en büyük sorunlarının, yeterli sıklık ve derinlikte sondaj yapamamak olduğunu söyledi. Üzer, sondaj konusunda 70 bin metreden 1 milyon metreye çıktıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Türkiye'de MTA, hâlâ sektöre en büyük pay ayıran kuruluş. Şu anda aramalara 130 milyon dolar civarında para ayırıyoruz. Özel sektörün ayırdığı kaynak ise 20 milyon dolarlarda kalıyor. MTA, belki ileride eleman yetiştirme ve altyapı çalışmalarına yoğunlaşabilir ama şu an aramalara devam etmesi lazım." Mehmet Üzer, cumhuriyet tarihinden bu yana 20 milyon metre arama yapılmışken Kanada'da sadece 2007 yılında 14 milyon metrelik arama yapıldığını dile getirerek, bu rakamın Türkiye'nin alacak ne kadar yolu olduğunu ortaya koyduğunu sözlerine ekledi. Mermercilerin artık kendi makinelerini de üretir duruma geldiklerini hatırlatan Üzer, Türk mermercilerinin dünyada kıskanılacak bir pozisyonda olduğunu ifade etti. Türk mermercisinin mermeri işlemeyi, satmayı, örgütlü olmayı çok iyi başardığını belirten Üzer, ihracattaki artışın diğer sektörlerde de olması durumunda Türkiye'nin ihracatının 400 milyar doları bulacağını öne sürdü. Üzer, MTA'nın kömür arama çalışmalarına da değinerek, Türkiye'deki kömür rezervinin 12,5 milyar tona çıktığını, bunun da "devletin elinde 14 bin megawatlık bir santrale yetecek kadar kömür var" demek olduğu anlattı. Üzer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güneşi, rüzgârı, jeotermali yabancı dostlarımız çok övüyor. Biraz da bize teknoloji satmak için böyle yapıyorlar. ABD elektriğinin yüzde 50'sini, Almanya yüzde 55'ini, Avrupa ülkeleri yüzde 44'ünü, Yunanistan yüzde 70'ini kömürden sağlıyor. Bizde ise bu rakam yüzde 22. Elimizdeki kömür rezervini değerlendirmemiz lazım." dedi.
Jeoloji Mühendisleri Odası Genel Başkanı Dündar Çağlan ise madencilik sektöründe doğru politikalar uygulanmadığını vurgulayarak, odanın madenciliğe karşı olduğu yönündeki anlayışın da yanlış olduğunu söyledi. Çağlan, "Maksimum faydayı sağlarken doğa ve insan da merkeze alınmalı." diye konuştu. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.