'Üniversiteler yüksek rekabet gücüne sahip olmalı'

'Üniversiteler yüksek rekabet gücüne sahip olmalı'
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, üniversite rektörleri ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeleri ile Çankaya Köşkü'nde öğle yemeğinde bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Gül, yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanlığı döneminde, ilk kez böyle bir vesileyle bir araya geldiklerini belirterek, bu uygulamayı geleneksel hale getirip önümüzdeki yıllarda da tekrarlamayı arzu ettiğini söyledi.

Konuşmalarında, bilim, sanat, araştırma ve geliştirme çalışmalarını teşvik ve himaye etmeye kararlı olduğunu sürekli vurguladığını, cumhurbaşkanı seçildikten sonra TBMM'de ilk yaptığı konuşmada bu konulara öncelik vereceğini söylediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül, bu amaçla çeşitli vesilelerle üniversiteleri ziyaret ettiğini, bilimsel ve akademik faaliyetlere katıldığını, gerektiğinde bu faaliyetleri himayesine aldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Gül, bugünkü birlikteliklerinin, üniversitelerin geleceği ile ilgili olarak sağlıklı değerlendirmelerin yapılmasına vesile olacağına inancını da dile getirerek, "Yükseköğretimin sorunlarının aşılması, daha kaliteli bir eğitim ve araştırma ortamının oluşması için sizleri dinlemeyi, beklenti ve talepleriniz hakkında bilgi sahibi olmayı arzu ediyorum." dedi.

"YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARIMIZ YERELLEŞMEMELİ
Küreselleşen dünyada, Türkiye ekonomisinin dengeli olarak büyümeyi sürdürmesi ve uluslararası piyasalarda rekabet gücünü artırmasının, bilgiye dayalı doğru kararların alınmasına bağlı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, bu nedenle bilgiyi üreten üniversitelerin de kendi alanlarında yüksek bir rekabet gücüne sahip olması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Gül, üniversitelerin küresel rekabete katılabilen, dünyaya açık ve toplumun beklentilerini karşılayan dinamik kurumlar haline gelmesi, uluslararası rekabete açılması, yüksek öğretim kurumlarının yerelleşmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

"EKONOMİK VE SOSYAL KALKINMANIN LOKOMOTİFİ OLUN"
Üniversitelerin genç nüfusun ilgi ve yeteneklerini en iyi şekilde değerlendirerek toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişmede öncü rolü üstlenmesi, sadece lise mezunu gençlere değil, toplumun tüm kesimlerine hizmet ve eğitim fırsatı sunan kurumlar olması gerektiğini aktaran Cumhurbaşkanı Gül, "Üniversiteler hayat boyu eğitim fırsatlarını geliştirmeli ve toplumun tüm kesimlerine hitap edebilen esnek programlar uygulamalıdır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Gül, üniversitelerin, bulundukları şehirlerin ihtiyaçlarıyla yakından ilgilenmesi, kütüphanelerinden, sosyal ve kültürel tesislerinden halkın yararlanmasına izin vermesi, bulundukları illerin ve bölgelerin ekonomik ve sosyal kalkınmalarının lokomotifi olması gerektiğine vurgu yaptı.

"ÜNİVERSİTE-SANAYİ-TEKNOLOJİ İLİŞKİSİ ÖNEMLİDİR"
Üniversite-sanayi iş birliğinin önemine de işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, son yıllarda üniversitelerin toplumla ve sanayi kuruluşlarıyla ilişkilerini geliştirdiği ve bunun sevindirici olduğunu belirtti.

Dünyanın yükselen ülkeleri arasında gösterilen Türkiye'nin yüksek teknolojiye geçmesi ve teknoloji üreten bir ülke olmasının gerekliliğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, üniversitelerin daha çok proje üretmesi ve yeni buluşlarla Türkiye'nin rekabet gücünün yükselmesine katkı sağlaması gerektiğini aktararak, bilgi ve teknolojinin üretim yerinin üniversiteler olduğunu belirtti.

"REKTÖRLER PROJE TEMELLİ ÇALIŞMALARA ÖZEL ÖNEM GÖSTERMELİ"
Türkiye'de son yıllarda bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarda önemli bir zihniyet değişikliği yaşandığına ve Ar-Ge çalışmalarına daha fazla kaynak ayrıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Gül, bunun sonucu olarak üniversitelerdeki bilimsel çalışmaların sayısının ve kalitesinin arttığının, uluslararası platformlarda ses getiren buluşlara imza atıldığının memnuniyetle görüldüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Gül, bu noktada üniversitelerin TÜBİTAK'la iş birliğini takdir ettiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Gül, üniversitelere gerekli olan mali desteğin yeterince sağlanamadığını, ancak bu alanda özellikle AB fonları ve projeleri üniversiteler için önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekerek, rektörlerin proje temelli çalışmalara özel önem göstermesi ve araştırmacıları bu yönde teşvik etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

"YENİ ÜNİVERSİTELER LİSELERİN DEVAMI GİBİ OLMAMALI"
Yüksek öğretimde okullaşma oranının çağdaş ülkelerin seviyesinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, bugün artık Türk yüksek öğreniminin nicelik değil, nitelik sorunu olduğunu, yükseköğretim sisteminin bu açıdan iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle yeni kurulan üniversitelerin bulundukları şehirlerdeki liselerin devamı gibi olmaması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Gül, üniversitelerin kuruldukları şehre binalarıyla, sosyal yaşam imkânlarıyla, bilimsel çalışmalarıyla, dışarıya olan açılımıyla üniversite havasını getirmesinin önemine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Gül, vakıf üniversiteleri kurulurken de üniversite standardının düşürülmemesi gerektiğini aktardı.

"ÇOĞULCU BİR YAPIYA SAHİP OLMAK"
Demokratik-çoğulcu bir toplumda üniversitelerin de çoğulcu bir yapıya sahip olması, yüksek öğretim kurumlarının farklılaşması ve bu farklılaşma temelinde birbirleri ile rekabet etmesi gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, "Üniversiteler farklı düşüncelere ve yaşama biçimlerine saygının merkezi olmalı." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Gül, üniversitelerin öncelikli görevinin eğitim ve araştırma yapmak olduğunu, ancak bunun onların ülke meseleleri ile ilgilenmeyeceği, politik sorunlara ilişkin olarak görüş ve önerilerde bulunmayacağı anlamına gelmeyeceğini belirterek, üniversitelerin ülkenin her türlü siyasi konularıyla yakından ilgilenmesi, ancak gündelik siyasi çekişmelerden ve ideolojik çatışmalardan mutlaka uzak durması gerektiğini kaydetti.

İÇE KAPANMA TEHLİKESİ
Ülkeler arasındaki ekonomik ve teknolojik rekabetin uluslararası piyasada yetenekleri toplama yarışına dönüştüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Gül, önde gelen üniversitelerin yetenekli gençleri ve kaliteli öğretim üyelerini bünyelerine almak için yarıştığını, başarı sıralamasında, yabancı öğrenci sayısı önemli bir kriter haline geldiğine dikkat çekti.

Yurt dışında okuyan yaklaşık 45 bin öğrenci varken, bugün Türkiye'de okuyan yabancı öğrenci sayısının 16 bin civarında olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Gül, bu sayının Türkiye için çok yetersiz olduğunu, bunun bir çeşit içe kapanma olarak algılanabileceğini belirtti.

Uluslararası öğrencileri Türkiye'ye çekmek konusunda üniversitelerin daha fazla gayret göstermesi gerektiği üzerinde duran Gül, Türkiye'nin bu potansiyele sahip bulunduğuna dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Gül, bu konuda YÖK yönetiminin aldığı son kararları çok takdirle karşıladığını belirterek, dünya standartlarında olan üniversitelerin daha fazla yabancı öğrenci kabul etmelerinin Türkiye'ye daha çok katkı sağlayacağını ifade etti.

Yurt dışına gerçekleştirdiği ziyaretlerde Türkiye'de üniversite eğitimi almış devlet adamlarını çok önemli mevkilerde gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Gül, bu kişilerin Türkiye ile bu ülkeler arasında dostluk köprüleri olduğunu söyledi.

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.