Kim özür dilemeli?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'den özür dilemesi gereken bir parti varsa onun da MHP olduğunu söyledi.
Erdoğan, "Bunlar bu kadar battıkça batıyorlar. Yani bunlar bir batağın içindeler zaten." dedi.
Erdoğan, Swiss Otel'de katıldığı bir Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin programı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
"İşçi eylemeni nasıl değerlendiriyorsunuz?" yönündeki soru üzerine Erdoğan, yapılan eylemi haksız bir eylem olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Her şeyden önce tabii gündemde sizlerin de destekleriyle tutulan bu eylem, kusura bakmayın bunu böyle söyleyeceğim. Bu eylem bir defa haklı bir eylem değil, haksız bir eylem. Bu eylem daha öncede söylediğim gibi ideolojik bir eylemdir. Bu ideolojik eyleme alet olanlar vardır. Hiç Tekel işçiliğiyle alakalı olmayanlarında bu işin içinde olduğunu çok açık, net gördük, görüyoruz. Tespitler var. "
Erdoğan, bir iş yeri kapatıldığın iş hukukuna göre orada çalışanların ihbar ve kıdem tazminatlarının ödeneceğine dikkat çekere, "Onlara daha sonra iş taahhüdü bile yapılmaz. Fakat bizler bu iş hukukundaki gereklerin dışına da çıkarak, yine hukukun bize verdiği yetkiye dayanarak Bakanlar Kurulu kararıyla 2004'te sendikalarla da mutabık kalarak, sendikaların da talebiyle gerçekleştirdiğimiz 4-C uygulamasını özelleştirme kapsamında için olanlara yapıyoruz. Bu tekel işçileri diye anılan 10 bin kadar kardeşimiz, bunlar özelleştirme kapsamı içinde de değildir. Bunlar kapatılan iş yerlerinin mensuplarıdır. İş akitlerinin fesh edilmesi olayıdır. Fakat biz bunları da 4-C kapsamına aldık. Ne dedik. Biz sizin ihbar ve kıdem tazminatınızı veriyoruz ama bunun dışında arzu ederseniz 4-C kapsamının kapısını açıyoruz. Bu konuda da arkadaşlarımı çalıştırdım. Daha öncede 4-C kapsamında olanlar asgari ücretle çalışırken, o civarda bir rakam alırken, bu arkadaşlarımıza yaklaşık 100 lira daha fazla ücret ödemek suretiyle, ilköğretim mezunu olanlara 100 lira daha fazla, lise mezunlarına 100 lira daha fazla, üniversite mezunlarına 100 lira daha fazla ödemek suretiyle bu adımı attık. İhbar ve kıdem tazminatlarının toplamları da 20 ila 80 bin lira arasında tutuyor. Ortalaması 41 bin lira. Bu rakamlarda ayın 31'i itibariyle 15.00'te banka hesaplarına yattı. Dün itibariyle aldığım rakam, şu anda 4 bin 500 civarında Tekel işçisi yatan paraları alıp, çekip kendi yatırmak suretiyle faizini, nemasını alma imkânını yakaladı. Dün itibariyle şu ana kadar 4-C'ye müracaat edenlerin sayısı da 450'yi bulmuş durumda. Bu ay sonuna kadar bu müracaat devam edecektir. Yarıya yakını zaten banka hesabından parasını çekerek yeni faiz, nema hesabına yatırdığına göre..."
"AK PARTİ İŞÇİ DÜŞMANI OLARAK GÖSTERİLMEYE ÇALIŞILIYOR"
Türkiye genelinde yapılan eylemle ilgili değerlendirmede de bulunan Erdoğan, "Bugünkü eylem noktasında da şu ana kadar ülkemizde hayatı çok çok olumsuz etkileyecek her hangi bir gelişme söz konusu değildir. Ben aklı selimin hakim olduğunu görüyorum. Ve Tekel işçisi kardeşlerime de tekrar sesleniyorum. Bu yanlış oyuna, bu tuzağa asla gelmeyin. Biz bugüne kadar nasıl samimiyetle her zaman işçimizin yanında olduysak, bundan sonrada aynı şekilde yanında olacağız. Ama bu tuzaklara ne ülkemizi, ne milletimizi kurban edemeyiz. Çünkü bizler şu anda 3.5 milyon işsizin yaşadığı ülkede, hiçbir imkanı olmayan insanları yaşadığı ülkede, kalkıp bu imkanları tesis ederken, burada parti iktidarını işçi düşmanı gibi gösterme gayretini Tekel işçisi kardeşlerim üzerinden yapmayı da insafsızlık olarak görüyorum. Buna da bizler hiçbir zaman göz yumamayız. Sonuna kadar biz kendilerine desteği verdik, veriyoruz ve vereceğiz. Şu andaki uygulamalar yasal uygulamalar değildir. Ama biz bunlara tahammül ediyoruz. 4-C ile ilgili süre bittiği andan itibaren de biz hükümet olarak yasal uygulama ne ise bu uygulamayı da o zaman biz yapmaya başlayacağız. "
"VERİLEN SÜREDE EYLEM BİTMEZSE MÜDAHALE EDİLİR"
Erdoğan, eylem yapanlar hakkında yasayı çiğneyenler hakkında işlem yapılacağını belirtti.
"Efendim Açlık grevine katılanlar arasında CHP Milletvekili Çetin Soysal da var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki soruya Erdoğan, "Onların açlıklarına filan pek aldırmıyorum. Çok önemli şeyler değil. "diye cevap verdi.
"Ay sonuna kadar işçiler Türk-İş'in önünden ayrılmazsa polis müdahalesi gündemde midir?" yönündeki soruya ise Erdoğan, "Hayır. Ay sonuna kadar böyle bir şey düşünmüyoruz."dedi. "
"Ay sonundan sonra ayrılmazlarsa…" şeklinde muhabirin araya girmesi üzerine Erdoğan, "Ay sonundan sonra tabiî ki düşüneceğiz. Çünkü bunların hepsi işgaldir. Böyle bir şeyi yapma hakları yoktur."diye konuştu.
"Bir konferansta yaşadıklarınızı anlatırken, 'Bu ülke kaldıramaz dediniz' Sayın Bülent Arınç da televizyon programında, 'Anayasa kitapçığı fırlatılmasından daha vahim şeyler yaşamıştır' dedi. Bunu biraz açabilir misiniz?" sorusuna ise Erdoğan, "Açılması gerektiği zaman onları da açarız."şeklinde cevap verdi.
"EMASYA KALKACAK, KALKIYOR"
"EMASYA ile ilgili açıklamalarınız vardı. Genelkurmay Başkanı'nın da açıklamaları var. Son durum nedir?" yönündeki soruya ise Erdoğan, "Bugün İçişleri Bakanım açıklamayı yapıyor. Söylediğimiz istikamette gelişmeler gerçekleşmiştir. Ve EMASYA kalkacaktır. Kalkıyor."dedi.
MHP'Yİ ELEŞTİRDİ
"MHP, Genel Kurul'da yaşanan olaylardan sonra Ak Parti'nin ve hükümetin Türkiye'den özür dilemesi gerektiğini söyledi. Bir yorumunuz olacak mı?" sorusuna ise Erdoğan, şu cevabı verdi: "Konuyla ilgili olarak söyleyeceğim tek şey var. Türkiye'den özür dilemesi gereken bir parti varsa MHP'dir. MHP'nin milletvekilleridir. Bu ülkede Başbakan'ın eşi inancı gereği başörtüsü sebebiyle bu ülkede hasta ziyaretine gitmeye mani olanlara karşı çıkacağına eşimle istihza edecek bir yapı, anlayış, zihniyet temsilidir MHP. Ve onunda ötesine geçerek şahsıyla alakalı asla buna tahammülümüz mümkün değil. Yani bir peygamberlik isnat edilen Başbakan yaklaşımı bu bir defa ben Müslüman'ım diyen hiçbir insanın ağzına alamayacağı ifadedir. Ama bunu bir MHP milletvekili ağzına almıştır. Buna tahammül etmek mümkün değildir. O gün de dediğimi gibi ben partimin çatısı altında bu tür yaklaşımlar içerisinde olan bir insanı tutmam dedi. Çünkü biz tabuları yıkmak üzere geldik. Tabuları inşa etmek için değil, Ve biz hiçbir zaman kalkıp yani bunu konuşmak dahi istemiyorum da bu şahsımla ilgili böyle bir izafiyede bulunmak ve dün bunlar şecaat arz ederken sirkatini söylüyorlar. Hala gene yanlış üzerine yanlış yapıyorlar. Yani eğer peygamberlik zinciri bitmeseydi 'Erdoğan, peygamberlik bekliyordu' diyorlar. Böyle saçmalık olur mu ya. Bunlar bu kadar battıkça batıyorlar. Yani bunlar bir batağın içindeler zaten."
HABERVAKTİM-CİHAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.