Erdoğan: Artık adlarını anmayacağım!

Erdoğan: Artık adlarını anmayacağım!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Partisinin TBMM'deki grup toplantısında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, muhalefete de sert eleştiriler yöneltti. 

Başbakan Tayyip Erdoğan, gurup konuşmasında; güvenlik gerekçesiyle savcılar Habur Sınır Kapısına gitmiştir. Uygulama, tamamen kanunlar çerçevesinde bir uygulamadır. Affınıza sığınırım; Gensoru da artık bu ülkede yalama oldu'' dedi.

Başbakan Erdoğan AK Parti Grubunda yaptığı konuşmada, muhalefetin ''İftiralardan yola çıkarak Gensoru önergesi vereceklerini'' ifade ettiğini anımsatarak eleştirilerde bulundu.

Erdoğan, şunları kaydetti: ''Bir netice alamayacaklarını bildikleri halde iki de bir gensoru. Diyarbakır Valiliğinin, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı başvuru üzerine güvenlik gerekçesiyle savcılar Habur Sınır Kapısına gitmiştir. Bu uygulama, tamamen kanunlar çerçevesinde bir uygulamadır ve Türkiye'de ilk kez vuku bulan bir uygulama da değildir. Halkımızı yanıltmayalım, aldatmayalım, dürüst, samimi olalım. Ama Sayın Baykal'a yakışır, önemli değil. Ergenekon davasının Silivri'de görülmesi, Abdullah Öcalan davasının İmralı'da görülmesi bunun çok açık, net örnekleridir. Niçin İmralı'da görüldü? Orada adalet sarayı mı var? Demek ki bunun gerekçeleri var, olabiliyor. Sayın Baykal'ın ifade ettiği sözler tamamen uydurmadır, tamamen yalandır.
Devamlı dinlendiklerini söylüyorlar. Demek ki Ahmet Türk ile Atalay görüşürken onlar da derin dinleme aletleriyle içeriyi dinliyorlardı. Ne konuştuklarını dinliyorlardı. Sayın Türk diyor ki 'Biz böyle bir şey yapmadık, konuşmadık, aramızda böyle bir şey geçmedi.' Sayın Atalay aynı şekilde 'böyle bir şey yok, böyle bir şey aramızda geçmedi' diyor. Ama diyor ki 'evet, orada bunlar konuşuldu.' Dün, İçişleri Bakanımızı bu konuyla ilgili açıklamasını yaptı. Ahmet Türk, o da yaptı. İlgili Cumhuriyet Başsavcılığı gerekli açıklamaları çok sert yaptı. Bu iddiaların gerçek dışı olduğunu açıkladılar. AK Parti iktidara geldiği ilk günden itibaren, demokratik bir devletin kendinden menkul bir meşruiyete sahip olamayacağını, meşruiyetin kaynağının da millet olduğunun altını çizerek kalın çizgilerle ifade etmiştir.''

KENDİNİ DARI AMBARINDA GÖRÜYOR
Erdoğan, Deniz Baykal'ın son anketlerde AK Parti oylarının düştüğüne ilişkin sözlerini, "Buna psikolojide yansıtma derler. Yansıtmanın ileri derecesi düşünce sapmasıdır ki en tehlikelisi de halüsinasyondur. Yani kendini darı ambarında görmeye başlamaktır" diye değerlendirdi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın "son anketlerde AK Parti'nin oylarının düştüğü" yönündeki ifadelerini anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu: "Sayın Baykal, bizim oy oranımız seni niye bu kadar meşgul ediyor? Niye bu kadar rahatsız oluyorsunuz? Çok mu yükseldi oylarınız? Oylarımızın anketlerde nasıl çıktığını sen bize bırak, biz onları çok yakından takip ediyoruz. Hamdolsun milletimizin teveccühünün her geçen gün arttığını da müşahede ediyoruz. Ama anketler senin hakkında, partin hakkında, tavırların hakkında, politikaların hakkında ne söylüyor sen çık onu anlat.

Sen iktidar olmak için değil, partinin başında kalabilmek için gayret sarf ediyorsun. Çekilip gitmekten bahsediyorsun. Milletimiz bizim hakkımızda ne karar verirse başımız gözümüz üstüne. Ama sen kendin için ne diyorsun. Şu anda sosyal demokratlar senin değerlendirmeni yapıyor. Dünyanın hiçbir yerinde sosyal demokrat bir parti bir seçime girdi kazanamadı, ikincisini kazanamadı onun lideri başında durmaz diyor. Sen niye bu kadar direniyorsun, bu koltuk ne kadar tatlıymış. Artık sosyal demokratlar da senden memnun değil, 'takıldın kaldın' diyorlar. Bunu ben değil kendi partinden arkadaşların söylüyor. Ama ben bundan memnunum. Senin gibi anamuhalefet liderine can kurban.

ADLARINI KOLAY KOLAY ANMAM
Baykal'ın anket yaklaşımına psikolojide "yansıtma" dendiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu aslında bir savunma mekanizmasıdır. Kişi kendisindeki olumsuz durumları başkasına yakıştırır. Sayın Baykal'a bir tavsiyem var. Yansıtmanın ileri derecesi düşünce sapmasıdır ki en tehlikelisi de halüsinasyondur. Yani kendini darı ambarında görmeye başlamaktır. Umarım sayın Baykal en kısa zamanda Türkiye'nin gerçek gündemine döner, bizim oy oranımızı bırakıp kendi oy oranlarıyla ilgilenir. Ben bunun kendi ruh sağlığı için de partisi için de çok daha hayırlı olacağına inanıyorum. 

Kendisini yenileyemeyen, kendi durumunu idrak edemeyen bir parti nasıl Türkiye'yi dönüştürür? Kendi sorunlarını çözemeyen bir hareket Türkiye'nin sorunlarını nasıl çözebilir?"

Baykal ve Bahçeli'nin üslubunu eleştiren Erdoğan, şöyle konuştu: "Bizim farkımız üslubumuzdur. Bizim farkımız seciyeli, ahlaklı lisanımızdır. Bizim farkımız eserlerimizdir, hizmetlerimizdir. Biz bu farkı muhafaza edeceğiz.Onlar iftira atacak, biz onlara değil milletimize konuşarak cevabını vereceğiz. Onlar itham edecek biz milletimizi muhatap alacağız. Bundan sonra fevkalade bir durum olmadıktan sonra ne Sayın Baykal'ı ne Sayın Bahçeli'yi de ağzıma kolay kolay almayacağım."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.