Baykal açıkça hedef gösterdi!
Konuşmasına büyük bir gaf yaparak başlayan Baykal, şunları söyledi:
Türkiye'de ilk kez, cumhuriyet tarihi boyunca bir adliye, bir başka adliyeyi basmıştır. İlk kez bir başsavcı bir başka savcı tarafından tutuklanmıştır.
Gerekçenin hangi usul, yetki anlayışında saklı olduğunu düşünmek mümkün olur? Türkiye'de başsavcıların nasıl yargılanacağı açıkça belirtilmiştir. Ama şimdi daha az kıdemli bir savcı bir başsavcıyı tutuklama kararıyla mahkemeye sevkediyorum. Ben şimdi vahim bir manzara ile karşı karşıyım, tutuklamak durumundayım diyor. Bunun yetki ihtilafı ile ilgili bir konu olduğunu düşünmek gerçekten uzaktır. İşin hukukta ve siyasette bir başka temeli vardır. Hukukla ilgili bu konuya yönelik uygulamanın değerlendirmesini bu memleketin en ciddi yargı kurumları ortaya koymuştur. HSYK çok açık bir biçimde bu tutuklama kararını bir yetki aşımı anlamına geldiğini ve bu nedenle bu aşamada böyle bir durumla işe başlayan savcıların özel yetkilerini kaldırdı."
Bu olayın arkasında ne yatıyor bunu anlamak için perde arkasına bakmak lazımdır. Erzincan'daki başsavcının suçu nedir? Bu konuda toplumun ikna edilmesine ihtiyaç var. Bu savcılık bir soruşturmayı başlatmıştır. Ciddi tepkileri üzerine çekmiştir. Başsavcıya Başbakan Yardımcısı telefon edip bu işi kapatmasını istemiştir. Gözaltına alınanları salıvermesi istenmiştir. Ancak başsavcı bu davadan vazgeçmemiştir. Olayı nasıl yatay, nasıl uydurma, nasıl belli bir amaca yönelik, korkutmaya yönelik, hukuku bu amaçla kullanmaya yönelik yargı ile savcıyı tehdit etmeye yönelik bir uygulama ile karşı karşıya olduğumuz açıkça görülüyor. Şiddetle o dosyayı derhal Erzurum'daki özel yetkili Başsavcıya devretmesini istemiştir. Erzurum başsavcılığı bu konuda gerekenleri yapmıştır.
İki başsavcı arasında bir yargı husumetinin varlığı dikkate alınırsa, başsavcıların yargıtayda yargılanacağına ilişkin husus açıkken, efendim bu kovuşturma sürecidir diyerek karar verirse, bunun hukuka uygun bir süreç olarak anlıyoruz yaklaşımına hükümet girmiştir. Herkes hükümetin bu olayın arkasındaki fail olduğu, bu sürecin hükümet tarafından işletildiğini herkes görüyor. Bu iş hükümetin hukuka karşı kendi mücadelesini götürmekteki inadıdır. İnandırıcı tarafı yoktur. Bu olayın bir tarafı hükümettir. AKP'dir.
Hükümet açıkça bir taraf haline gelmiştir. Bu sürecin arkasında bir kadrolaşma anlayışı vardır. Bir siyasi kadrolaşmanın ötesinde bir cemaat kadrolaşması ortaya çıkmışdır. Yer yer yargıyı ve güvenlik güçlerimizi tehlikeli biçimde cemaat kadrolaşması gölgelemiştir. Hükümetin gözetimi ve desteği altında yargı da güvenlik güçleri de yer yer cemaatin güdümüne girmiştir.
Bu bir kırılma noktası olacaktır. Bunu yapanlar hedeflerini gerçekleştirirse, herkes tehdit altındadır. Her an her kes gözaltına alınabilir demektir. Bu artık hukukun güvencesinin kimse için işlemeyebileceğini ortaya koyan bir örnektir. Bu manzara çok önemli gelişmelere yol açabilir. Bir süredir sıradışı olayların bizi nereye götürdüğünü şimdi çok daha iyi anlıyoruz. Devlet hukuka dayanır. Hukuk her şeyin özüdür. Adalet, mülkün temelidir. Mülk, devlettir, ülkedir, cumhuriyettir. Adaleti tehdit eden en büyük tehlike adaletin siyasallaşmasıdır. Adaletin bir parçası olarak işleyişe yön vermesi, müdahale etmesi, bizatihi adaletin kendisinin ortadan kalkması anlamına gelir.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.