HSYK son kararıyla yargıçlara gözdağı verdi
Bu girişimin aynı zamanda devam eden soruşturma sonrasında davanın açılması halinde kovuşturmayı yürütecek hakim ve savcılara verilmiş gözdağı anlamına geldiğine işaret eden Bozdağ, "Yani 'siz kararlarınızı verirken bizim bu duruşumuzun dışında bir karar ortaya çıkarsa akıbetini düşünün' dercesine aba altında sopa gösterilip, gözdağı verilmiştir. Hukuk devletinde böyle karar olamaz ve kabul edilemez." dedi.
AK Parti Danışma Meclisi'ne katılmak üzere Adana'ya gelen Bozdağ, Cihan Haber Ajansı'nın gündemle ilgili sorularını cevapladı. Krize yol açan HSYK'nın kararını değerlendiren Bozdağ, Yargıtay Başkanı'nın ihsas-ı reyde bulunduğunu ifade etti.
Yarın dosya temyiz edildiğinde incelemesini yapacak Yargıtay'ın işin başında "hukuka aykırılık var" diyerek, görüş beyan ettiğini vurgulayan Bozdağ, "Yargıtay Başkanını 'bundan sonra biz bu işleri takip edeceğiz' demesi adeta bir talimat gibidir. Adeta tutuklulukların serbest bırakılması, bu dava dosyasının soruşturma ve kovuşturmasında kararları verecek olanlara 'biz de bunu takip ediyoruz' mesajı verilmiştir. Bu açıklamalar 'Sadece HSYK değil, ona göre karar verin' der gibi zımni bir talimat gibidir. Bunlar da hukuk devletinde olacak iş değildir. Yargıtay ihsas-ı reyde bulunarak, bu dosya hakkında kararının ne olacağını şimdiden ortaya koymuştur." şeklinde konuştu.
ADALET BAKANI YASALARIN TERSİNDEN OKUNMASINA TAVIR KOYDU
Yeni görevlendirilen hakim ve savcıların da töhmet altında bırakıldığını savunan Bekir Bozdağ, bundan sonra karar verecek yargıçların da benzeri bir ithama maruz kaldığını ileri sürdü. Bozdağ, şunları söyledi: "Ne karar verirlerse versinler, bunlar hukuki boyutuyla olduğu gibi siyasal yönleriyle de son derece tartışılacaktır. Bu da kabul edilemez bir durumdur. Adalet Bakanı, hakimlik ve savcılık mesleğinin teminatı olan HSYK tarafından yapılan bu haksızlık ve hukuksuzluk karşısında hakkın ve hukukun gereğini yapmıştır. Bakan, anayasa ve yasaların çok açık bir şekilde tersinden okunmasına tavır koymuştur."
CMK 250 ve 251. maddelerinin çok açık olduğuna işaret eden Bozdağ, yargılamayı düzenleyen bir hükmün soruşturmayı ilgilendiren bir konu olarak yorumlanması garabetinin HSYK tarafından yapıldığını iddia etti.
Bu durumun açık bir hukuksuzluk ve adil yargılamayı etkileme suçu olduğunu dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti: "HSYK Anayasa'nın kendilerine verdiği görev ve yetkileri ihlal etmiştir. Kamuoyu bunları yakından takip ediyor. Bunlar olurken insanların HSYK'nın üzerindeki soru işaretleri çoğalmıştır. Vatandaşlar, 'Acaba HSYK üyeleri kendi dünya görüşlerine göre mi karar veriyor, yoksa anayasa ve hukuka göre mi ?. Üyeler kendi ideolojilerini kanun yerine koyarak mı denetleme görevini ifa ediyor?' diye kurumu sorgular hale gelmişlerdir. Hiç kimsenin bu kurum hakkında böyle soruların sorulmasına zemin hazırlayacak eylem ve söylemlerde bulunma hakkı yoktur. Çünkü hukuka verilen zararın faturasını millet çeker."
HSYK'NIN ELİNDE BİR VERİ YOK
Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bozdağ, hukukun üstünlüğünü egemen kılmak için herkesin üzerine bir takım görevler düştüğüne dikkat çekti. Anayasaya göre HSYK'nın yargı bağımsızlığı ve hakimlik teminatı çerçevesinde hizmet verdiğini hatırlatan Bekir Bozdağ, son zamanlarda HSYK'nın, kararlarıyla Türkiye'nin gündeminden düşmediğini ifade etti.
Şemdinli iddianamesini hazırlayan cumhuriyet savcısının meslekten ihracı, yaz kararnamesi sırasında Ergenekon soruşturması ve kovuşturmasını yapan yargıçların tayinlerinin yapılması ve yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin tartışmaların halen hafızalarda tazeliğini koruduğunu kaydeden Bozdağ, "En son Erzurum'da devam eden bir soruşturma çerçevesinde alınan karar somut bir örnektir. Bu kararlar hukuki kararlar değildir. Yetki kaldırmak veya vermek HSYK'nin görevleri dâhilinde. Ama devam eden bir soruşturma içerisinde hukuka aykırılık var mı yok mu, varsa bunları düzeltmek, HSKY'nın görevi ve yetkisi alanında değildir. Maalesef verdiği kararda devam eden soruşturmalarda 'hukuka aykırılık olduğunu' tespit ediyor. Ve bu işi yapanlarında suç işlediği düşüncesiyle haklarında suç duyurusunda bulunuyor. Bunu yapabilmek için HSKY önünde Adalet Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılmış bir incelemenin bir soruşturmanın olması lazım. Doyanın bu çerçevede incelenmesi gerekir. Her hangi bir inceleme, bilgi ve veri yok. Sadece basında yer alan bilgilerle hareket eden bir yaklaşım var orada. Bu kabul edilemez, üzüntü verici bir yaklaşımdır."
TÜRKİYE'DE ER VEYA GEÇ YARGI REFORMU OLACAKTIR
Dünyanın her daim değişerek döndüğünü ve Türkiye'nin bunun dışında kalamayacağını vurgulayan Bozdağ, "Herkes değişiyor. Yargı da buna ayak uyduracak. Türkiye bu değişeme ayak uyduracak. AB İlerleme Raporları'nda ülkenin hazırladığı Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde bu değişim vardır. Biz parti olarak ileri ülkelerde olduğu gibi demokrasisini güçlendiren, hukukun üstünlüğünü egemen kılan bir yapıyı arzu ediyoruz. Türkiye er veya geç yargı reformunu hayata geçirecektir." dedi. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.