Bahçeli Erbakan'ı adres gösterdi

Bahçeli Erbakan'ı adres gösterdi
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündemi değerlendirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin bir buhran yaşadığını, bundan kurtulmanın tek yolunun ise erken seçim olduğunu söyledi. Bahçeli, gözaltına alınan komutanların serbest bırakılmasını da düşündürücü bulduklarını dile getirdi.

Partisinin haftalık grup konuşmasını yapan Bahçeli, 'Balyoz Planı' iddialarına ilişkin sürdürülen soruşturmada, bazı komutanların tutuksuz yargılanmasına karar verilmesine yönelik, ''Bugüne kadar benzer suçlar kapsamında açılan soruşturmalarda, hukuki ve insani teamüllere rağmen sanıkları tutuklu yargılayan makamlardaki bu ani uygulama değişikliği, bazı güçlerin siyasete, siyasetin de adalete müdahale ettiği yönünde ciddi kuşkular uyandırmıştır.'' dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile toplantı yapmasını, yüksek yargı organlarının başkanlarıyla münferit görüşmelerini olumlu gördüklerini belirten Bahçeli, taleplerinin, sorunların parça parça ve kurumlar bazında ayrı ayrı çözümü yerine merkezinde, hükümetin tavır ve üslubunun yer aldığı sıkıntılarla doğrudan muhatap olan bütün tarafların bir araya geleceği bir 'devlet zirvesi' yapılması yönünde olduğunu söyledi.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KONUSU

Bahçeli, anayasa değişikliğine de değindi. Bahçeli, AK Parti'nin anayasa değişikliklerini siyaset kozu olarak kullandığını iddia ederken, "Başbakan, başarısız siyasetini, teslimiyetçi zihniyetini, iflas etmiş politikalarının bahanesini şimdi yedi yılın sonunda anayasaya bağlama arayışındadır. Nitekim 'parti kapatma izni Meclis'e verilsin' önerisinin geri planındaki ruh hali de hesap vereceği günlerin kabuslarını gören bir zihniyetin filikalara binmek için köşe bucak tahliye kapısı aramasından başka bir sonuç değildir. Anayasanın değiştirilmesi bir ihtiyaçtır. Öncelikle TBMM'de temsil edilen siyasi partilerden teşekkül etmiş bir 'anayasa değişikliği uzlaşma komisyonu' oluşturulmalıdır. Bu komisyona temsilci veren partilerin katkılarıyla anayasa değişiklikleri üzerinde görüşmeler yapılarak tartışılmalıdır. Üzerinde mutabık kalınacak değişikliklerle ilgili tarafların onayı ile 'demokratik sözleşme' yapılmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Değişikliği öngörülen anayasa maddelerinin kararı, erken ya da zamanında yapılacak milletvekili genel seçimlerinden sonra oluşacak 24. dönem TBMM'nin iradesine bırakılmalıdır.'' ifadelerini kullandı.

BAZI KOMUTANLARIN SERBEST BIRAKILMASI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye gündemi ve demokratik düzeni ilgilendiren hukuki sürecin birkaç yıldır devam ettiğini, yargıyı etkilememek için soruşturmalar hakkında beyandan sakındıklarını ifade etti. Bahçeli, bazı üst düzey emekli askerlerin tutuksuz yargılanmalarına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın yaptığı açıklamanın 'güven sarsıcı' olduğuna işaret etti.

Bahçeli, şunları söyledi: "Bu açıklamanın TSK komuta kademesinin aralarında yaptığı toplantının akabinde yapılmış olması dikkat çekicidir. Biz yargının işine karışıp, tutuksuz yargılananların mağduriyetine neden olacak bir girişim başlatmak niyetinde elbette ki değiliz. Ancak bugüne kadar ısrarla saygı duyduğumuzu söylediğimiz yargının da bu saygınlığını zedeleyecek telkin ve söylentilerden uzak durması gerektiğini açıklamak istiyorum. Zira bugüne kadar benzer suçlar kapsamında açılan soruşturmalarda, hukuki ve insani teamüllere rağmen sanıkları tutuklu yargılayan makamlardaki bu ani uygulama değişikliği, bazı güçlerin siyasete, siyasetin de adalete müdahale ettiği yönünde ciddi kuşkular uyandırmıştır. Tarafsız yargı arayanlarla ve bağımsız yargı peşinde olanların açtığı yeni bir kutuplaşma ve tartışma alanında, dileriz ki bir yandan günlerdir meydan okuyan, diğer taraftan karanlıkta ıslık çalan AKP hükümeti dayatmalara teslim olmuş olmasın. Temin ederiz ki bugüne kadar sözde darbe arayışlarına karşı sanal kahramanlık yaparken, kendisi zorlamalara teslim olmamış ve böylesi bir sürecin yeniden birinci aktörü haline gelmemiş olsun. 'Türkiye'de hava puslanmayacak' diyen Başbakan Erdoğan, umarız ki 28 Şubat sürecinin ardından puslu havadan doğmuş olan siyasetini, yine böyle bir sürece teslim olarak sona erdirmesin."

"28 ŞUBATÇILARI YARGILANSIN"

Bahçeli, 28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleşen siyasete müdahale süreci sonrasında talihsiz gelişmelerin olduğunu, sürecin Türkiye'nin siyasi dengelerini bozan siyaset dışı zorlamaları ortaya çıkardığını vurguladı. "Yaşanan sürecin derin fay kırıkları incelendiğinde; AKP ara rejimin arayışlarının ürünüdür, suni bir imalattır. Varlığı ve devamı kendini var eden ortamın sürmesine ve yapay gerilimler üretmesine bağlıdır." diyen Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: "Zorlama süreçlerin eseri olarak, varlık nedenlerinin ve velinimetlerinin farkında olan iş başındaki siyaset tüccarlarının, kaybettikleri meşruiyeti dışarıda; siyasi kimliklerini ise Türk siyasi tarihinin geride kalan sayfalarında aradıkları öteden beri bilinmektedir. Kendi köklerini inkar üzerine şekillenmiş bu 'reddi miras' anlayışı ile marazi mevcudiyetlerine sığınma kapıları bulmaya çalışanlar, merhum Başbakan Menderes ve merhum Cumhurbaşkanı Özal çizgisi ile rabıta kurma arayışına girmişlerdir. Bundan önceki ihtilal ve ara rejimlerde ortaya çıkmış diğer partilerin ulaştığı kaçınılmaz son AKP'yi de beklemektedir. Korkunun ecele faydası yoktur. Seçimden ve milletten kaçış bu sonu değiştirmeye yetmeyecektir. Bugün kalkıp 28 Şubat sürecinin sona erdiğini söyleyerek kendilerine pay biçenler, aslında kendi varlıklarını tekzip etmiş olmaktadırlar. Zira bizzat AKP zihniyeti ve Başbakan Erdoğan, bu ara rejim arayışlarının 13 yıl sonra can çekişen arızalı kalıntısından başka bir şey değildir.''

Devlet Bahçeli, 28 Şubat sürecinin mağduru aranacaksa bunun Necmettin Erbakan ve partisinin olduğunu, AK Parti'nin ise müdahale sürecinin kazançlı çıkan baş aktörü olduğunu ifade etti. Bahçeli, ''Darbelere ve demokrasiye müdahalelere gerçekten karşı ise Başbakan Erdoğan'a çağrımız, henüz eyleme geçmemiş planlardan önce bizzat yaşanmış ve aktörleri belli olan 28 Şubat denilen sürecin sorumlularından hesap sormaya başlamasıdır. Gerçek samimiyet sınavı böyle belli olacaktır." değerlendirmesini yaptı.

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.