Erdoğan'dan İsrail'e baskı çağrısı
Türkiye'nin tüm Ortadoğu ve Arap ülkeleriyle tarihten gelen köklü ilişkileri olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bölge ülkeleri arasında siyasi diyalogu güçlendirmek, ekonomik karşılıklı bağımlılık ve entegrasyon sağlamak, kültürel etkileşimi yoğunlaştırmak suretiyle bölgesel bir sinerji yaratılmasını hedefliyoruz. Prestij peşinde değiliz. Sadece kendi çıkarımızı gözeten saiklerle de hareket etmiyoruz. Bölgesel sorunların, bölge ülkeleri tarafından sahiplenilerek bütüncül bir yaklaşımla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz." dedi.
Bu çerçevede Irak ve Suriye ile kurulun Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi mekanizmalarının bir benzerinin Libya, Mısır ve Ürdün ile de kurmayı öngördüklerini aktaran Erdoğan, "bu şekilde geliştirilecek dayanışma, iş birliği ve sahiplenme anlayışının bölgedeki siyasi sorunların çözümlenmesini de kolaylaştıracağını, barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacağını" dile getirdi.
Ortadoğu barışı konusunda da "Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunmasının gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, ardından şöyle ekledi: "Gazze'de yaşanan trajedinin yaralarının sarılmasına ve Gazze'nin her açıdan yeniden inşasına vakit kaybetmeden el birliğiyle başlanmalıdır. Bu noktada, uluslararası toplumun Gazze'ye inşaat malzemelerinin girişine izin vermesi, ayrıca, Kudüs'ün demografisini, statüsünü ve karakterini değiştirmeye yönelik uygulamaları dahil, barış sürecini tıkayan tüm faaliyetlerine son vermesi için İsrail'e gerekli baskıyı yapması gerekmektedir. Mescid-i Aksa, Beytüllahim'deki Bilal Camii ve El Halil'deki İbrahim Camii'nin İslami karakteri korunmalı ve gerekli saygı gösterilmelidir.''
"TÜM ORTADOĞU'NUN NÜKLEER SİLAHLARDAN ARINDIRILMASINI İSTİYORUZ"
İran'ın nükleer çalışmalarına ilişkin olarak da "tüm Ortadoğu bölgesinin nükleer silahlardan arındırılmış bir bölge haline getirilmesini" istediklerini kaydeden Erdoğan, "Biz bölgede saflaşmanın değil işbirliğinin öne çıkması gerektiğine inanıyoruz. İran'ın nükleer programıyla ilgili sorunun diyalog ve diplomasi yoluyla çözümlenmesini destekliyoruz. Çözüm sürecinde, İran'ın barışçıl amaçlarla sivil nükleer enerjiye sahip olma hakkı da teslim edilmelidir. Diğer taraftan, tüm Orta Doğu bölgesinin nükleer silahlardan arındırılmış bir bölge haline getirilmesini istiyoruz." dedi.
Erdoğan, bir diğer Ortadoğu ülkesi Lübnan'da 2009 yılı sonunda ulusal uzlaşı hükümetinin kurulmasında Türkiye, Suudi Arabistan ve Suriye arasındaki istişare ve eşgüdümün de katkısı olduğunu söyledi.
Yemen'deki gelişmelere de değinen Başbakan Erdoğan, "Yemen'in istikrara kavuşturulması Körfez bölgesinin barış, güvenlik ve istikrarı bakımından önem taşımaktadır. Yemen'in, bölgede mezhep temelli ayrışmayı körükleyen ve terör üreten bir istikrarsızlık sarmalına girmesine izin verilmemelidir" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin, Pakistan ve Afganistan'da güvenlik, istikrar ve refahın hakim kılınması için uluslararası toplum tarafından da takdirle karşılanan çok büyük çabalar sarf ettiğini belirten Başbakan Erdoğan, Afganistan'a yapılan yardımların Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı yardım programını teşkil ettiğini dile getirdi. Erdoğan, Afganistan'da görev yapan Türk askerlerinin ve sivil yetkililerin Afgan halkı tarafından kucaklandığını ve tüm Batı ülkelerinin Afganistan'da işbirliği talep ettiğini ifade etti.
Konuşmasında ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin sözde Ermeni Soykırımı tasarısını kabul etmesi konusuna da değinen Erdoğan, geri çağırılan Washington Büyükelçisi Namık Tan'ın durumunu "en geniş anlamda değerlendireceklerini" dile getirdi. Erdoğan, "O neticeleri de net olarak görmediğimiz sürece biz büyükelçimizi ABD'ye göndermeyiz." dedi.
ERDOĞAN'DAN ERMENİ TASARISI YORUMU: ORADA BİR KOMEDİ İCRA EDİLDİ
"Sözde Ermeni soykırımıyla alakalı gelişme Türkiye'yi gerçekten üzmüştür." diye konuşan Başbakan Erdoğan, Komite'deki oylamayı da eleştirdi. ABD'nin Türkiye'nin stratejik müttefiki ve ortağı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "ABD'nin böyle bir süreçte Ermenistan'la Türkiye arasında İsviçre Protokolü'nün imzalandığı süreçte, bu şekilde bir oylamanın yapılmış olması, adeta bir komedi orada icra edildi." ifadelerini kullandı.
Komite kararının "bağlayıcı bir karar olmadığını" sözlerine ekleyen Başbakan Erdoğan, "Bu ABD'nin kongresine yakışmıyor. Dış İlişkiler Komitesine yakışmıyor. Böyle şey olmaz. Yani 'ileri demokrasi' diyeceksiniz, ileri demokrasinin kabullenemeyeceği bütün çirkinlikleri orada ortaya koyacaksınız. Bu doğru şey değil." dedi. Başbakan Erdoğan, Namık Tan'ın geri çekilmesi konusunda ise "Bundan sonra takınılacak tavır bizim için çok önemli. Biz bu tavrı izliyoruz. Zira Türkiye bu tür konularda hassastır. Onuruyla oynatmaz. ABD'nin de basit siyasi hesaplar uğruna Türkiye gibi stratejik ortağını feda edeceğine ben inanmıyorum. Bunu onlar da göze alıyorlarsa orada bizim diyeceğimiz bir şey yok. Biz de tabii durumu en geniş anlamda değerlendireceğiz, değerlendirmek durumundayız. O neticeleri de net olarak görmediğimiz sürece biz büyükelçimizi ABD'ye göndermeyiz." diye konuştu.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.