Yıldırım: Liman elde kalırsa ne gerekiyorsa yapılır
Bakan Yıldırım, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Ulaştırma Bakanları Toplantısı'na katılmak üzere geldiği İzmir'de, gazetecilerin limanla ilgili sorularını da cevapladı. Çelebi Holding'in ikinci ek süre almasıyla ilgili soruya şöyle cevap verdi: "İhaleden 29 ay sonra Danıştay görüşü olumlu yönde geldi ama Türkiye'de de çok şey değişti. Küresel ekonomik kriz, her şeyi değiştirdi. Küresel ticareti ve deniz taşımacılığını fevkalade olumsuz etkiledi. Bu şartlar altında ihaleyi birinci sırada tamamlayan konsorsiyum, kendilerine sözleşme gereği verilen iki 90 günün sonunda alamadı ve vazgeçtiklerini beyan etti. İkinci gruba da aynı şans tanındı. İlk 45 günden sonra ikinci 45 gün uzatma hakkını bugünden itibaren kullanıyorlar. Ondan sonra işlem tamamlanmış oluyor. İzmir Limanı, otonom yönetimden beklenen tarzda işlerini yapmaya devam ediyor. Konsorsiyum başarılı olursa sorun yok, olmazsa biz süratle limanın eksikliklerini gidereceğiz. Daha verimli çalışması için ne lazımsa Devlet Demiryolları yapacaktır. Şüphesiz bunları yaparken İzmir'in kanaat önderleri, sanayi ve ticaret odalarıyla diğer ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerini değerlendireceğiz."
Bakan Yıldırım, İzmir-İstanbul otoyoluyla ilgili olarak da, "Bu büyük bir proje. Kredi görüşmeleri için finansörlerle temas halindeler. Çalışmalar tamamlandıktan hemen sonra işe başlanacak. Herhangi bir bekleme sözkonusu değil." dedi.
Çelebi Holding'den dün (10 Mart) yapılan açıklamada ise ihalenin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin, Bandırma Limanı işletme hakkının iptaline yol açmayacağı belirtildi. İhalede ikinci olan firmaya ihale bedelinin ödenmesi ve limanın teslim alınması için 45 günlük süre verildiği, talep üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca 45 günlük ilave süre tanındığı hatırlatıldı. Süre sonunda söz konusu toplam proje maliyeti olan 1 milyar 870 milyon doların finanse edilememesi durumunda, şirketin 15 milyon dolarlık teminat mektubunun nakde çevrilmek suretiyle İzmir Limanı'na ilişkin yükümlülüğünün sona ermiş olacağı ifade edilen açıklamada, şunlar kaldedildi: "İzmir Limanı ihalesiyle ilgili olarak verilen teminat mektubunun nakde çevrilmesi, hiçbir şekilde şirketimizin kazanmış olduğu Bandırma Limanı işletme hakkının iptaline yol açmayacağı gibi bundan sonra yapılacak özelleştirme ihalelerine girmesine de engel teşkil etmeyecektir. Her iki ihale süreci, kendi şartnameleri doğrultusunda yürütülmekte olup 4046 sayılı yasada ve ilgili diğer mevzuatta bu tür bir yaptırım bulunmadığı gibi mevcut ihale şartnamesi hükümlerinde de böyle bir uygulamaya yol açacak yaptırım öngörülmemektedir. Şu an için şirketimiz, İzmir Limanı işletme hakkının devralınması sürecini yaşamaktadır. Bu yoğun çalışmayla birlikte Özelleştirme İdaresi'nin 17 Şubat 2010 tarihli tebligatı uyarınca, 36 yıllık süre için işletme hakkını kazanmış olduğu Bandırma Limanı'nın özelleştirme bedelinin ödenmesi ve limanın devralınması işlemlerini de eşzamanlı olarak yürütmektedir. Bu durum, büyüklüğü ve etkileri itibarıyla dünyada ilk kez yaşanan finansal kriz döneminde, bu denli kapsamlı iki ihaleyi aynı anda üstlenen olarak şirketimizin adını Türk özelleştirme tarihine geçirmiştir."
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.