Baykal'dan sert eleştiriler!
Baykal şunları söyledi:
Faizler ekonominin genel dengelerini etkileyecektir. Dış açık ekonomi daralmaya başlayınca azalmaya başlamıştı Küçülen ekonomide dış açık azalır. Şimdi tatmin edici bir noktaya gelmedik küçük hareketler var cidddi bir kıprıdanma yok. Kaygı verici bir cari açık manzarası var. Ocakta cari açığı hareketlendirecek bir büyüme söz konusu değil. Türkiye'de cari açık ödemeler dengesine ocak ayındaki 491 milyon dolar açıkla kıyaslandığında 6 kat artışı ortaya koymaktadır. Bu Türkiye'de dış ticaret açığının arttığını gösteriyor ama ihracatta ciddi bir artış yok. Türkiye'de bu tablo resmi rezervlerin azalmasına neden oldu.
Sanayide bir yükselme olmadan cari açıktaki tablo kendini gösteriyor. Bu bir bozulmayı gösteriyor. Açıkların finansmanında da fon girişlerine şahit olunmalıdır. Bu manzaraya karşı hükümetin bir politika arayışı içerisinde olduğunu görmüyoruz. Önümüzdeki dönemlerde yeni bir Türk ekonomisinin temel taşlarını satmak yoluyla günü kurtarma çözümleri ile elde avuçta ne varsa onunla dengelemektedir. Türkiye'de elektrik enerjisinin kurulu gücünün 45 adet santralin satılma hazrılıklarını görüyoruz. Sadece kaynak tedariği için gerçekleştiğini cari açık için elden çıkarılma noktasında geldiğini görüyoruz.
Ülkemizde ekonomi politikası sadece kamunun çare ihtiyacını gerçekleştirmeye hizmet ettiği gördük. Büyük ekonomik rasyonalizasyon yöntemi olarak uygulanmadığına tanık olmuştuk. Elde avuçta ne kadar termik santral varsa bunların satılmasını görüyoruz. Ekonomiye bakınca bu işin sonu kötü diye düşünürken onların güvendikleri Türkiye'nin enerji tesislerinin satılması. Bunlar ekonomimizin sanayimizin can damarı. Bunlar kar eden kuruluşlar. Onların eserleriyle açık kapatmaya çalışacaksın. Borçlar birikmiş sıkışmışsın evdeki bilerzikleri altınları satmaktan daha kötü. Bu talandır değerli arkadaşlar bu talandır. Bundan 10-15 milyon doalr alacaklar ama o tesisler o parayı birkaç yıl içinde karşılayacaktır.Böyle bir şey yok menfi çalışıyor sistem. Çok üzüntü verecek bir nokta bunu dikkatle izleyeceğiz. Hükümet mirasyedi anlayışının göstergesi ama biz bunu takip edeceğiz.
Memurlara Ocak ve şubat ayları için yapılan zamma yetecek artış verdiler. Neredeyse memurların 2 yılda yapacakları artışı götürmüş. Memur cebinden yemiştir. Önümüzdeki aya bağlı olarak memur fakirleşecektir. Memur şimdiden darbe yedi, emekli zaten uzun süredir bu sıkıntıyı yaşıyor. EMeklininki ocakta gitti. Şubatta martta yoksullaşmıştır. Yargıda haklarını KEY haklarını vermediler. üyümeden pay vermeyi de reddediyor. Öyle zannediyorum ki bu iktidar emekliden hak ettiği silleyi yiyecek
Öğretmenlerin eferyadına kulak verilmelidir. İhtiyaç açıktır. Devlette öğretmene ihtiyaç var evde ailelerin yanında öğrenciyle buluşamayan öğretmen tablosu var. MEB'în kendi rakamları ile 717 bin öğretmene ihtiyaç olduğunu ve 133 bin öğretmen açığının olduğunu belirtiyor. Aslında açık fazla yüzde 23'ün kadrosuz ücretli çalışmaktadır. Ders başı ücret olarak çalışmaktadırç. Güvencesi olmayan bir konumda böyle bir tabloda yer almaktadır. Diğer taraftan da diploma ellerinde 200 bin öğretmen beklemektedir.
Biz üniversite giriş sınavlarının kötü ve köklü değişmesini istiyoruz. CHP iktidarında değişecektir. Şubatta YÖK internette bir karar açıkladı KKTC hariç yurttaşlarımızın yurt dışı liselerden mezun olanı sınavsız alırım dedi. Türkiye'de eleme yapan kesip biçen YÖK yurtdışındaki liseden biri gelirse yapacak bir şey yok. Dışardan gelene eğitim sisteminin bütün kapıları açık. Türk yabancı olur farketmez yeterki sen dünyanın neresinden gelirsen gel buyur ama Afyon Diyarbakır Niğde Yozgat Lisesi'nden gelmişsen sınava ölmezsen kazanırsan girersin. Ama dünyanın belli yerinden gelirsen baş üstündesin. Bu gelişmelerden milletimizin haberi olsun herkes sınava girecek olacaksa eğer sınav olmayacaksa kimseye olmayacak. 1,6 bin kişi beni neden okuttun diye sormaz mı? Yurt dışından imtiyazlı kimselerin girecekler . Bu ülkenin yürt dışında okuyana evlatları giremeyecek yurt dışından gelen istediğine girecek.
Maalesef spor temaslarında gerginliği yaşamışıszdır. Olayın Türkiye'de sıradan bir çatışma olmanın ötesine geçmesi nedeniyle dikkat ediyoruz. Türkiye'de yaşanan maçların etnik çatışma izi taşımaması gerektiğine inanıyoruz. Futbol maçlarını etnik husumet ve düşmnalık haline dönüştürmemek sorumluluğumuzdur. Bazı maçları büyük bir dikkatle izleriz. Diyarbakır ve Antalya seyircilerinin birbirine örnnek olacka maç yaşamıştık. Ama bunu sürdüremediğimi görüyorum. Tuzağa düşmemeliyiz , futbolcular hakemler ve taraftarlar düşmemeliyiz hiçbirimiz düşmemeliyiz. Umarım bir sorun ortaya çıkmaz bu lig sağlıklı şekilde tamamlanır. Ama üzücü gelişmeler umarım ortaya çıkmaz. Bu konuda Diyarbakırspor yöneticilerinden de gerekli anlayışı bekliyorum. Bizi bu oyuna düşürmek isteyenleri engellemeliyiz.
Bir de Diyarbakır'ın gögüs hastalıklarını kapatma girişi var. Burası 50 yıllıktır 3 bin 500 hastaya tedavi vermiş bunu dağıtmak diyarbakırı ciddi biçimde rahatsız etti.
Şu somut olayı da gündeme götürelim 608 dosya var Mecliste. Söylemlerimize iktidardan şöyle cevap geldi 576 dosya var diyor. Biz 608 diyorduk 576 suç dosyası var. İsnat edilen suç adeti 664'tür. 587 diye teselli arıyorlardı. 608 olmadığını 664 olduğunu gördük. 10 Mart itibariyle 664 adet suç isnat edilmiş...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.