Kurtulmuş, İsrail'in gücünü açıkladı!
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Suriye’nin Ankara Büyükelçisi Nidal Kabalan’ı makamında kabul etti. Kurtulmuş, kabulde Hükümet’in hazırladığı Anayasa paketi değişikliği ile ilgili görüşlerini açıkladı. Kurtulmuş, “Tanzimat’tan beri millete anayasalar vasıtasıyla şu söyleniyor; ‘Ey millet, siz bu ülkede yaşayan kiracılarsınız. Bu anayasa, meclis iç tüzüğü, seçim yasası, partiler yasası da sizin bu topraklarda yaşamanız için bizim size verdiğimiz kira kontratıdır’ Biz de Saadet Partisi olarak diyoruz ki; ‘Hayır böyle değildir. Bu topraklarda yaşayan 72 milyon kişi vatanımızın evladıdır. Bu topraklarda kira kontratı ile oturan kiracılar değil, bu toprakların esas sahibidir” dedi.
Saadet Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleşen ziyarette Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Ertan Yülek, Lütfü Esengün, Temel Karamollaoğlu, GİK Üyesi Salih Kaçır ile Mehmet Batuk’ta hazır bulundu. 
Hükümetin hazırladığı anayasa değişikliği paketi ile ilgili bir soruya cevap veren Saadet Lideri Kurtulmuş, Türkiye’nin aylardır bu meseleyi tartıştığını söyledi. Kurtulmuş, “Türkiye’de esas sorun, reform yapılıp söz millete mi bırakılacaktır; yoksa, Türkiye kaoslar içerisinde devam mı edecektir. Türkiye’deki siyasal sistemin, yapısının net olarak ortaya konmadan, değişiklik yapılması doğru adım olmaz. Türkiye’de Tanzimat’tan beri millete anayasalar vasıtasıyla şu söyleniyor. Deniyor ki; ‘Ey millet siz bu ülkede yaşayan kiracılarsınız. Bu anayasa, meclis iç tüzüğü, seçim yasası, partiler yasası da sizin bu topraklarda yaşamanız için bizim size verdiğimiz kira kontratıdır. Biz de Saadet Partisi olarak diyoruz ki; ‘Hayır böyle değildir. Bu topraklarda yaşayan 72 milyon vatanımızın evladı, bu topraklarda kira kontratı ile oturan kiracılar değil, bu toprakların esas sahibidir. Sahibi olduğunu da anayasayı bizzat millet yaparak ortaya koyacaktır. Top yekün bir anayasa reformu ile bu olacaktır” dedi.
Mevcut parlamentonun anayasa değişikliğini yapacak meşru bir parlamento olduğunun da altını çizen Kurtulmuş, 2007 yılında meydana gelen olayda hukuki bir kördüğümün ortaya çıktığını vurguladı. Kurtulmuş, “11 kişilik Anayasa Mahkemesi diyor ki; ‘Ben 72 milyonun iradesinden güçlüyüm. YÖK’ün uygulamaları karşısında ise Danıştay diyor ki; ‘Ben milletin üstündeyim’ Türkiye’de millet tarafından seçilmeyen bu yapının kurum ve kuruluşları, idare etmiş olduğu siyasal yapı değiştirilip; millet egemenliği tam manasıyla sağlanmadan demokrasi olmaz” diye konuştu.
BİNAYI ÇELİKLENDİRELİM, BOYAMAYALIM
Hükümet’in anayasa değişikliği ile ilgili birkaç maddenin değiştirilmesi yönündeki hazırlığın da eleştiren Kurtulmuş, “Biz top yekün bir değişiklik yapmayalım da birkaç maddesini değiştirelim anlayışı, deprem riski geçiren binanın öncelikli olarak çeliklerle güçlendirmek yerine penceresini beyaza mı boyalayalım, sarıya mı boyalayalım. Ya da ağır bir ifadeyle ‘Ölü yüzü pudralamaktan’ başka bir anlam ifade etmez. Sadece anayasa da birkaç maddeyi değiştirmek değil, bizim teklifimiz buyurun anayasa sürecini millete açın. Eğer bunu yapmazsak, bu gün HSYK’yı, balyozu tartışıyoruz. Yarın ise ‘çekici’ tartışırız. Biz Saadet Partisi olarak tekrar diyoruz ki; bu millet kendi anayasasını yapar” şeklinde konuştu.
DİYARBAKIRSPOR LİGDE KALMALI
Diyarbakırspor’un Türkcell Süper Lig’de yer almasına ilişkin yapılan tartışmalara da değinen Kurtulmuş, “Diyarbakırspor’un ligde kalması Türkiye’nin içinde bulunduğu hassas siyasi dengeler bakımından bir zarurettir. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır stadında olan olaylarda ve ardında İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nda meydana gelen olayların başından itibaren bütün Diyarbakırspor taraftarına ve Diyarbakır halkına mal edilmesini fevkalade yanlış buluyoruz. Öyle anlaşılıyor ki, bu olayların içinde provoke etmek amacıyla bazı kişiler vardır. Bu kişilerin tespit edilmesi, cezai müeyedelerin uygulanması doğrudur. Bu kişilerin yüzünden Diyarbakırspor’un ve halkının cezalandırılması düşünülemez. Diyarbakırspor, özellikle bu dönemde Süper Lig’de olmalıdır” dedi.
TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİSİ KALICI HALE GETİRİLMELİ
“Türkiye-Suriye arasındaki ilişiklerin gelişmesinde büyük memnuniyet duyuyoruz” diyen Saadet Lideri Kurtulmuş, Türkiye ve Suriye’nin dost, kardeş, akraba ülkeler olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, “Böyle olmasına rağmen maalesef soğuk savaş döneminde dünyanın büyük güçlerinin tepişmesinin zararını çekmiş olan iki ülkeydik. Aramızda çok yakın fiziki ve kalbi ilişkiler olmasına rağmen, maalesef aramızda çok kuvvetli duvarlar örülmüştü. Bizi birleştirecek olan meselelerimiz, bizi ayrıştıracak meseleler olarak Türkiye-Suriye’nin gündeminde tutuldu. Bütün bunların geride kalmış olması son derece sevindiricidir. Ancak bundan sonra kalıcı, bir daha hiçbir gücün kırmaya gücü yetmeyeceği kuvvetli ilişkiler kurulmalıdır. İki ülke arasındaki ilişkiyi Türkiye-Suriye devletleri arasındaki bir ilişki olarak değil, Türkiye-Suriye hakları arasındaki bir ilişki olarak görmeliyiz” dedi.
Türkiye- Suriye ilişkilerinin İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı da oluşturulacak olan çabaların güçlendirilmesi konusunda da önemli olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “İsrail son günlerde 1600 yerleşim yeri daha açmıştır. Kudüs şehrini tamamen Arap Müslüman nüfusundan temizleyerek yüzde yüz bir Yahudi şehri haline getirmeye çalışmaktadır. El Halil şehrinin nasıl Yahudileştirildiği ortadadır. Müslümanların kültür mirasları dünyanın gözü içine baka baka Yahudi kültür mirası içinde ilan edilmiş; kimsenin kılı kıpırdamamıştır. Bununla birlikte İsrail Süleyman Tapınağı’nın inşa edilmesi projesine bir adım daha yaklaşmıştır” diye konuştu.
İSRAİL’İN ÖNÜNE DİPLOMATİK BARAJ KURULMALI
“İsrail’in en büyük gücü sanıldığı gibi askeri, ticari, ekonomi gücü değildir” diyen Kurtulmuş, İsrail’in en büyük gücünün, attığı adımlarda karşısına çıkacak bir uluslar arası diplomatik gücün olmayışına bağladı. Kurtulmuş, “Müslüman dünyası sadece söz söylüyor. Batı dünyası başta ABD olmak üzere İsrail’i kınayan demeçlerde bulunuyor. Ama İsrail kulaklarını, gözünü kapamış kendi istikametinde yürüyor. Bunu durduracak olan en önemli yol diplomatik bir barajın oluşturulmasıdır. Bunun içinde Türkiye-Suriye yakınlaşmasının bölge barışı ve İsrail’in saldırganlığının durdurulması konusunda da önemli adımlar olarak görüyoruz. Bu konuda Müslüman devletlerinin de seslerini yükseltmesi şarttır” dedi.
BÜYÜKELÇİ: İLİŞKİ KURABİLECEĞİMİZ TEK ÜLKE TÜRKİYE’DİR
Suriye’nin Ankara Büyükelçisi Nidan Kabalan ise Türkiye-Suriye arasındaki ilişkiler sadece bölge için değil dünya ülkeleri için de örnek teşkil ettiğini söyleyerek, “Bu ilişkiler iki ülke arasında doğal düzeye gelmiştir. Çok zengin ve uzun tarihe dayanan bir ilişki söz konusudur. Buna ek olarak ortak çıkarlarımız var. Ortak çıkarlardan bahsederken sadece bir slogan olarak değil gerçeklerden söz ediyorum. Dünyada her konuda ilişki kurabileceğimiz tek ülke Türkiye’dir. İşbirliğine gidemeyeceğimiz hiçbir konu yoktur. İlişkimizin en belirgin özelliği de budur” dedi.
İSRAİL’E KARŞI TÜRKİYE-SURİYE-İRAN İŞBİRLİĞİ ŞART
Kabalan, İsrail ile Filistin arasındaki dolaylı görüşmelerin başlaması için birçok Arap ülkesinin girişimlere destek verdiğini söyledi. Bu üzücü duruma karşı Suriye, İran, Türkiye’nin çabalarının önemli boyutlarda olduğunu kaydeden Kabalan, diğer Müslüman ülkelerin bu konuda süreci sadece izlemesini de eleştirdi. Büyükelçi Kabalan, “Üzülerek söylüyorum ki İsrail’in Filistin’in yaptıklarına karşı sadece Türkiye, Suriye ve İran’ın önemli şekilde sesi çıkmaktadır. İslam dünyasını harekete geçirmek için bu ülkeler birlikte hareket etmelidirler” diye konuştu.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.