Erdoğan, İsrail'in kirli planını açıkladı!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında yaptığı konuşmaya Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümüne değinerek başladı. Çanakkale'yi ve bu ruhu çok iyi okumak ve anlamak gerektiğini belirten Erdoğan, “Çanakkale hamaset ve nostalji duygularının çok ötesinde, öncesiyle, sonrasıyla etkileri ve sonuçlarıyla bugünlere taşınan, bugünleri adeta o günden şekillendiren çok önemli bir dönüm noktasıdır” diye konuştu.
ÇANAKKALE VURGULU DEMOKRATİK AÇILIM
İstiklal Harbi’nin girizgahının Çanakkale Zaferi olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, Osmanlı coğrafyasında yaşayan her etnik gurubun, her inanç grubunun, Müslümanlarla birlikte Hıristiyanların, Musevilerin, köylülerle birlikte şehirlilerle, yoksullarla zenginlerin, ümmilerle okumuşların, Alevilerle Sünnilerin, Türklerle birlikte Kürtlerin, Ermenilerin, Romanların, Arapların, Boşnakların, Makedonların, nice etnik gurubun omuz omuza vatanı müdafaa ettikleri bir savaş olduğunu söyledi. Erdoğan, “O gün orada Mehmetçik, kendisini katletmek, vatan topraklarını işgal için gelenlere kahramanlığını gösterdiği kadar, alicenaplığını, misafirperverliğini, şefkatini ve insanlığını da göstermiştir” dedi.Çanakkale'deki tabloyu tarif etmenin gerçekten mümkün olmadığını, bu destanı, kahraman Mehmetçiğin en güzel tarifini Mehmet Akif'in yaptığını belirten Erdoğan, şairin Çanakkale şiirini okudu. Erdoğan, Mehmetçiğin, tarihe, makbere, asırlara sığmayacak kadar kahraman olduğunu kaydetti.
ROMAN AÇILIMI
Başbakan Erdoğan, geçen hafta sonunda Roman vatandaşlarla yaptıkları toplantıya değinerek, tarihi nitelikte bir buluşma gerçekleştirdiklerini söyledi. Erdoğan şöyle konuştu: “Türkiye'nin dört bir yanından gelen yaklaşık 13 bin Roman vatandaşımız ile Abdi İpekçi Spor Salonu'nda buluştuk. Toplantı boyunca coşku bir an eksilmedi. Burada salona ilişkin iki tespitimi paylaşmak istiyorum. Buna girmeden önce bir şeyi daha paylaşmak istiyorum çünkü köşe yazarı olarak medyada yazan çizenlerin, bakıyorum ki Romanlarla, kaçak olarak Türkiye'de bulunan Ermenileri birbiriyle mukayese ediyorlar. Bu bir defa benim Roman vatandaşlarıma saygısızlıktır. Bunu bir defa çok iyi tespit etmek lazım. Bunun yanında benim Ermeni vatandaşım var ona da saygısızlıktır. Vatandaşlık hukuku içerisinde değerlendirmek ayrı şey, kaçak olarak benim ülkemde bulunmak ayrı bir şey. Bir defa Roman vatandaşlarım benim vatandaşımdır ve bu ülkede 10 yıllardır vatandaşlık hukukundan dahi bu vatandaşlar istifade edememişlerdir. Bu tespiti de yapacağız. Eğer özür dilenmesi gereken varsa, benim Roman vatandaşlarımdır ve ben onlardan bu devlet adına özür diliyorum. Şahsım adına değil, çünkü benim onlara karşı ilgim, alakam mevcut. Öncelikle o gün o salonda, tabii bu arada Roman vatandaşım azınlık da değildir. Çünkü bazı Batılılar da Roman vatandaşlarımızı azınlık olarak tanımlıyorlar. Onlar azınlık değil, bu ülkenin asli unsurudur. Hani benim Kürt kökenli vatandaşlarımı azınlık olarak tanımlayanlar var ya. İşte bunlan hep bilgisizlikten, cehaletten geliyor. Benim Kürt kökenli vatandaşım, bu ülkenin azınlıkları tanımına girmez. Onlar bu ülkenin asli unsurudur. Bunları bir defa birbirinde ayıralım.”
MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİK PROJESİ BİTMEDİ
“Demokratik açılımın durduğu, hız kestiği, milli birlik ve kardeşlik projesinin duraksadığı, yavaşladığı, motivasyon kaybettiği” gibi yorumlar yapıldığına dikkat çeken Erdoğan, “Altını çizerek ifade ediyorum, sorunun ne olduğunu bilmeyenler, sorunu görmeyenler, görmek istemeyenler, sorunun farkına varmayanlar, çözüm üretemedikleri gibi çözümü de göremezler, sorunların çözüldüğünü de fark edemezler. Ben bu noktada her bir arkadaşımın da kendisini öz eleştiriye tabi tutmasını, sorgulamasını rica ediyorum” şeklinde konuştu.
AÇILIMI BELİRLİ BİR YERE KOYMAK TUZAKTIR
Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye'deki sorunu gerçekten görebiliyor muyuz, birbirimizi gerçekten anlayabiliyor muyuz, anlama çabası gösterebiliyor muyuz, kendimizi, ötekinin yerine koyup o şekilde düşünebiliyor muyuz? Bizim bu sürecimizi sadece Kürt kökenli vatandaşlarımla çerçevelemeye gayret eden mihraklar var. Bizim bu projemiz veya bu süreç sadece Kürt kökenli vatandaşlarımla ilgili değildir. Bizim bu projemiz, tüm sorun alanlarını kapsayan bir projedir. Bunu sürekli söylememize rağmen, bakıyorsunuz TV kanallarında tartışmaya çıkanların hepsi geliyor işi Kürt kökenli vatandaşlarımın sorunlarıyla bitiriyor, onunla başlıyor onunla bitiriyor. Bu bir oyundur, bu bir tuzaktır. Ve bu bizim sürecimizi, bu projemiz bu kadar dar kapsamlı değildir. Eğer, bizler bunu yapıyorsak, biz bu sorunu görüyor ve anlıyor demektir. Niye şimdi benim Roman vatandaşlarımla ilgili konudan rahatsız oluyorlar ki? Diğer sorun alanlarına girildiği için. Niye Alevi Çalıştayı'ndan rahatsız oluyorlar? Farklı bir sorun alanına giriliyor diye. Daha dur bakalım, çok daha farklı sorun alanlarına gireceğiz.”
ERMENİ TEZLERİ VE BU TEZLERE ÇANAK TUTANLAR
Başbakan Erdoğan, Ermeni sözde soykırım tezleriyle ilgili olarak da şu eleştirileri getirdi: “Son günlerde çeşitli parlamentolarda, tarihimize isnat edilen soykırım iddiaları son derece mesnetsizdir. Tarih parlamentolar da yazılmaz. Bu girişimlerle Ermenistan'la yapılan iyi niyetli görüşmeleri engellemekte süreci zora sokmaktadır ve bunun bedeli ağır olacaktır. Ama bunun bedelini bu art niyetli adamlar göreceklerdir.Göreve geldiğimizden bu yana attığımız adımlardan bir tanesi havayolu trafiğini başlatmak olmuştur.”
BİZE İNSANİYET DERSİ VEREN YAZARLARA SESLENİYORUM
Erdoğan, kendilerine bazı yazarların “insaniyet dersi” vermeye çalıştığına dikkat çekerek, bu konuda şunları kaydetti: “Şimdi bize insaniyet dersleri vermeye çalışan yazarlara sesleniyorum. Siz kimin avukatı olduğunuzu unutmayın. Van Gölü'nde Akdamar adasını birilerinden talimat alarak restore etmedik... Ya bu iktidar bunu da yaptı diyeni gördünüz mü? Bugün Ermeni vatandaşlarımızla bir sorunumuz olmamıştır. Londra'daki ifadem ve bunu değerlendirebilir sözlerim maalesef art niyetli olarak, 'kaçak' sözüm kaldırılarak aktarıldı. Bizim Ermeni vatandaşlarla ilgili asla böyle bir düşüncemiz yok... Ama bazıları kullanmıyorlar. Dert başka.. Ama sözlerimin arasındaki 'kaçak işçiler' sözünün çıkartılarak kullanılması şaşırtıcı...”
“SEN KİMİN AVUKATISIN!..”
“6-7 Eylül olaylarının çirkin bir provokasyon olduğunu ve o vatandaşlarımıza haksızlık edildi sözlerini ben söyledim. Başkaları söylemediler.. Bana özür dilemelidir tavsiyelerinde bulunanlara sesleniyorum; biz kimden özür dileyeceğimizi iyi biliriz. Sen kimin Avukatısın ya... Yakıştırıp yakıştırmamak; milletim bana ne yakıştırıyor, benim için önemli olan o.”
“GAZZE’Yİ NİYE KÖŞENE YAZMIYORSUN?”
“Gazze'de olanları da köşenize neden yazmıyorsunuz? Gazze'de aylardır insanlar çadırda yaşıyor.. Ne ABD'nin ne Birleşmiş Milletler'in sesi çıkmıyor. Bütün dünya susarken Gazze için barış çağrısını yapan biz olduk.. Bakın İsrail'in Doğu Kudüs'te yeni konutlar yapmaya başlaması asla maruz görülebilir değildir. Çokbaşlı İsrail yönetimi durumunu gözden geçirmeli. Böyle bir adımı atmak 1967 anlaşmalarını inkardır. Bunlar bir geri iki ileri hesabındalar. Biz buradan dünyaya bunu hatırlatıyoruz. Eğer dünya barışına katkıda bulunacaksak kendimize çeki düzen verelim. Sonra diyorlar ki görüşemiyoruz; nasıl görüşelim... Eğer bir yerde zulüm varsa Türkiye olarak biz orada yokuz...İsrail bu tek taraflı adımlardan kaçınmalıdır. kendi ibadethanesine gelenlerin yolunu kesmekten vazgeçmelidir. Burada Sinegog'lara giden yolların kesildiğini hiç duydunuz mu? Böyle bir adım atıldığına karşısında ilk biz durduk.”
ANAYASA TASLAĞI PARTİLERE SUNULACAK
Başbakan Erdoğan ayrıca, Anayasa değişikliği taslağının muhalefet partilerine, basına ve STK’lara da gönderileceğini belirterek, TBMM'nin Anayasa değiştirebilecek güce sahip olduğunu söyledi. Türkiye'nin Anayasa değişikliği gerçekleştirebilecek bir parlamentoya sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Ben muhalefet partilerimizin sağduyulu davranacaklarına inanıyor ve inanmak istiyorum.'' diye konuştu.
habervaktim
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.