Çelik: Komutunlar ayırım yapmamalı

Çelik: Komutunlar ayırım yapmamalı
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Erzincan'daki olayla ilgili sözlerine açıklık getirdi.

İLGİLİ HABER:

BAKAN ÇELİK'İ NASIL YANILTTILAR-TIKLAYIN

Devlet Bakanı Faruk Çelik, 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk'in köylere yaptığı ziyaretlere ilişkin açıklamalarına açıklık getirdi. Çelik, kamu görevlilerinin vatandaşa hizmet götürürken hiçbir ayrım yapmaması gerektiğini belirterek, "İster komutan, ister vali ister diğer kamu görevlileri köylerimize, kasabalarımıza hizmet götürürken hiçbir ayrım yapmamalı." dedi. Çelik, ifadelerinin yürümekte olan bir iddianameye dönük olmadığının altını çizdi.

Rixos Otel'de Alevi Çalıştayı'na katılan bilim adamları, sanatçı ve Alevi önderleriyle bir araya gelen Faruk Çelik, yemek öncesinde gazetecilerin sorularını cevapladı. 'Bir astsubayın Saldıray Berk ile ilgili fişleme değerlendirmesinin sanki savcılar tarafından yapıldığı şeklinde bir algı çarpıtması var. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?' sorusu üzerine Bakan Çelik, "Bu konu bana sorulduğunda görüşümü çok net söyledim. Yargıdaki boyutuyla ilgilenmiyorum. İlgilenmem de doğru değil. Olay yargıda. İddianamede ne var ne yok işin o boyutunu da bilmiyorum. Fakat Alevilerle ilgili çok önemli gündem maddelerinin olduğu dönemde konu bu yönüyle de beni ilgilendirdiği için cevap verme durumunda kaldım. Dedim ki, kamu görevlileri ister komutan, ister vali, isterse başka bir kamu görevlisi olsun, hiç kimsenin vatandaşlar arasında ayrım yapması; köyler, kasabalar arasında ayrım yapması kesinlikle söz konusu olamaz. Kamu göreviyle bağdaşmaz. Bunu kabullenmek mümkün değildir. Diğer taraftan bir savcı sırf mezhepsel bir bakış açısı çerçevesinde iddianame tanzim edemez. Burada buna da hakkı yoktur, dedim." şeklinde konuştu.

Bakan Çelik, dile getirdiği görüşlerin Erzincan iddianamesi içeriğiyle ilgili olmadığının altını çizdi. Ancak konunun sanki ısrarla bu bakış açısıyla yansıtıldığını ifade eden Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Ben bunu söylerken yürüyen bir dava içerisinde yani iddianamede ne var ne yok anlamında kesinlikle söylemedim. Bu konu kamuoyuna mal olmuş ayrı bir mesele. Ama ben şu anda ki çalışma alanımla da ilgili olduğu için sanki hükümet Alevilere veya kamu kurum ve kuruluşlarındaki Alevi görevlilere dönük bir tavrı varmış gibi yansıtıldı. Bu son derece yanlıştır. Yine kalıbımı basarım hükümet bu olayın içinde değildir. Kesinlikle bir dahli yoktur. Ama tüm kamu görevlileri memleketimizde 22 milyon vatandaşımıza eşit şekilde hizmet etmek zorundadır. Hükümeti bu tür dışlamaların karşıtı göstermeyi reddediyorum."

"ALEVİ KÖYLERİNE DE DİĞER KÖYLERE DE GİTMELİ"
Bakan Çelik, 'Alevi köylerine yardım edilmişse ne var bunda' şeklindeki ayrımcılık ima eden sözlerinin hatırlatılması üzerine şu karşılığı verdi: "Komutan, vali tüm yetkililer bizim köylerimize Alevi köylerine yardım ederse ne var. Hiçbir şey yok. Ama Alevi köylerine de diğer köye de yardım etmeli. Ayrım gözetilmemeli. Ama Alevi köyüne 2 kere, 5 kere fazla gitmiş bu mesele değil. Böyle bir şeyi değerlendirmiyoruz. Çünkü bu bir ayrımcılığı körükleme anlayışıdır. Oysa bizim yaptığımız çalıştaylarda ortak bir anlayışı, ortak bir dili, birlikteliği güçlendirmeye dönük çalışmalar yaparken, bunu herkese getirip götürüp hükümete dayandırarak, sanki ayrıştırıcı bir hava varmış şeklinde takdim etmek kabul edilebilir bir durum değildir. Çok net söylüyorum, bizim bakış açımız da bu değildir. Başsavcılar olayı şu anda yargıdaki boyutuyla ele almadık. Oysa olay bu şekilde anlatıldı. Bizim böyle bir tavrımız da olamaz zaten. Ama kamu görevlileri Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü açısından savcı için de, komutan için de, vali için de son derece önemlidir. Bunların gayretleri ülkenin birliği, bütünlüğünü güçlendirme odaklı olmalıdır. Benim dediğim budur." 

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.