Baykal: Emrin olur!
Baykal'ın gündeminde bakın ne vardı:
Sultangazi'deki Sultan Süleyman Camii imamı cemevine ziyaret yaptı ve saldırıyı kınadı. Cem evinde bulunanları sevgiyle kucakladı. Gerçekte bu imamın davranışını olması gerekeni gösteriyor. Bu imamı yürekten kutluyorum. Ahmet Sevim'i kutluyorum. Bu davranış öenmli, bir davranıştır.
Yalancı bahar nedeniyle yaşananlar çiftçilerimize zor anlar yaşatıyor. Tabii afetler karşısında zarar gören çiftçilere yardım vardır. Türkiye'de tarımsal sigortaya girenlerin oranı yüzde 5'tir. Geçmişle hesaplaşmaları gerekmektedir. Geleceğe dair umutlar yitmiştir. Çiftçi eli böğründe kalmıştır. Malatya'da kaysı üreticileri sıkıntı altındadır. Hükümet gerekli önlemi almıyor. Çiftçiyi iyi gününde de kötü gününde de yalnız bırakmamak gerekir.
Ermeni konusu ile ilgili yeni bir aşamaya geldi işler. Bunu değerlendirmek zorundayız. Bu iktidarın en karmaşık en güç en önemli sorunlar karşısında takındığı sorunları kolay çözeceği anlayışına sahip uslubu var. Türkyie tarihten gelen sorunları da devir almıştır. Bunlar Türkiye kararıyla çözülebilemeyecek sorunlardır. Sadece bizim değil diğer ülkelerinde bu işe girme zorunluluğu vardır. Türkiye köşeye sıkıştırılarak sorunların çözüleceğine inanıyorlarsa yanılıyorlar.
Bunun sonucunda baskı ve taleplere hedef oluyor. Bunun işlemeyeceği ortaya çıkıyor. Ama Türkiye yeni taahhütlerin altına girmiş oluyor. Gereken yapılmayınca hayal kırıklıkları çıkıyor. Bu yanlış politikayı sıfır sorun anlayışı ile halledecekler diyelim karşı taraf istiyor mu? Sıfır sorun AKP'nin yanlışıdır. Ermeni konusunda ne kadar yanlış bir politika olduğu ortaya çıktı. Bizim politikamız sıfır sorun değil yurtta sulh cihanda sulh anlayışına dayanır. Değerli arkadaşlarım biz barış istiyoruz demek bu sadece sınırımızda değil.
Ermenistan ile ilişkiler konusunda biz Azerbaycan'ın işgali karşısında tepki koyup kapattık. Yıllarca AKP böyle gitti. Bir çalışma başlatıldı. Bir protokol anlaşma aşamasına gelindi. Biz o zaman uyardık. Henüz Ermenistan'ın yaptığı yanlıştan kendini kurtaracağına dair işaret yoktur. Bu Azerbaycan içimn çok önemlidir. Azerbaycan en çok dikkate alınması gereken ülkedir Kafkasya'da dedik. Bu kadar değerli komşuyu yok sayarak yola çıkmak ne yaptığını bilmemektir yapmayın dedik.
Başbakan önce taahhütlerini yaptı ama protokolde hiç yer almadığı halde biz protokolü Karabağ olmazsa halledeceğiz diyerek askıya aldı. Bunu zamanında yapma dedik.Yaptılar ama Ermenistan meclisi karar aldı tanımıyor.
Rejimi kendi niyetime göre nasıl değiştiririm bunun hesabını yapıyorlar. Toplumun bizden istediği bu değil. Giderayak deveti kendi istekleri doğrultusunda değiştirmek istiyorlar. Anayasa, 70 milyonu ve doğmamış çocukları bile etkiliyor. Kimsenin bilgisi yok. Kimse bilmiyor, kim biliyor, Başbakan ve yandaşları. Bunu hazırlamış, diyor ki 3 gün süre size. Ee başka emrin. E hayırlı olsun. Taslağa imza atanlar da nasıl bir değişiklik geliyor bilmiyor. Seçimlere bir yıl kadar sürenin kaldığı, giderayak bir durum. Halk desteği kaybolmuş bir parlamento ve siyasi partinin üst yönetiminin kendi ihtiyaçları doğrultusunda Türkiye'ye dayattığı bir anayasadır.
Bu paketin 3 önemli ayağı var. Diğerleri garnitür. Bunlardan biri Anayasa Mahkemesi, ikincisi HSYK, bir diğeri de siyasi partilerin denetiminin yargının elinden alınması. İktidar, AK Parti'nin yargı düzenini kurmak için harekete geçti.
Anayasa Mahkemesi'nin üyelerinin çoğunu Cumhurbaşkanı seçecek. Ama sorabilirsiniz ne var bunda diye. Cumhurbaşkanı Türkiye'nin menfaati için seçer. Bunun için burada o hak verildi. Ama YÖK Başkanı ve YÖK üyeleri ile rektör atamaları ile kayıttaki uygulamaları var unutmak mümkün değil.
Cumhurbaşkanı bu yetkiler fazla demiş, şimdi biz ona daha fazla yetki veriyoruz. Bunun altında ne yatıyor. Anayasa Mahkemesi'nde bulunanları elbette işinin ehli olması, toplumumuzun bir birinden farklı kesimlerinin de duygu düşüncelerini anlayan insanlar olmasını sağlamak mı bu düzenlemenin amacı. Bunun için mi yapıldı bu? Ben öyle düşünmüyorum. Bu mahkeme yapısının yuce divan olarak Sayın Cumhurbaşkanı'nı da yargılama durumu var. Bugünkü Başbakan'ı yargılama yetkisi var.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.