MHP’nin açmazları!
Partisinin il ve ilçe başkanlıkları ziyareti için gittiği Samsun'da, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın görevden alınmasını da değerlendiren Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Didinmez, düşüncelerini şu şekilde dile getiriyor:
“Aytaç Durak, hukuksuzluğa en güzel örnektir. Tabi ne oldum delisi olanların kendilerinde büyük bir kudretin gücün varlığını varsayanların geldikleri nokta Türkiye’dekine benzer bir noktadır. Dün görevden el çektirilen Aytaç Durak, 2004–2009 arası büyükşehir belediye başkanı ve partisi ise AK Parti. 2009’da MHP’den seçilen ve MHP’nin tavrının açık ve net oluşuyla birlikte partisinden istifa etmiş bir belediye başkanıdır. İster partili olsun ister olmasın olaylar karşısında gereken yetkiyi kullananların adaletle hareket etmeleri gerektiğine inanıyoruz. Bu hassasiyet sadece Adana için gösteriliyorsa hukuk, siyasetin, adaletin, çifte standardın işine geldiği gibi uygulandığının bir örneği olarak Türk siyasi hayatında yer alacaktır. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç’ın kendi ifadesiyle; ‘suç yok, suçlu yok, suçlanan yok’ Bu durumda suç işleyen Başbakan Erdoğan'dır.”
Aytaç Durak hakkında ortaya atılan iddialar arasında öne çıkanlar ise şöyle:
“* Menekşe Köyü’nde göl manzaralı 74 dönüm kamu arazisini Arsa Ofisi’nden belediyeye geçirip, yakınlarının üye olduğu kooperatife satışını sağladı. Kooperatif üyeleri hisselerini sonraki aylarda Durak’ın eşi Fahriye Durak’a sattı.
* Kökü yeşil alan olan eşi Fahriye Durak’a ait Merkez Çukurova İlçesi’nde Seyhan Baraj Gölü manzaralı 11 dönüm arsayı önce konut, sonra ticari imarlı arsayı usulsüz şekilde ticaret alanına dönüştürdü. 54 meclis üyesi bu konuda yargılanıyor.
* Karahan Köyü’nde 30 dönüm konut imarlı arsayı eğitim alanı imarına dönüştürmek ve yoğunluğunu 0.20’den 1.60’a çıkarmak şartıyla TED Koleji’ne sattı. Durak, arsanın tapusu üzerine kayıtlıyken, imar değişikliğiyle ilgili teklifi yönettiği meclis toplantısında gündeme getirdi ve komisyona havale edilmesini sağlayıp, yasaya aykırı davrandı.”
Sayın Bülent Didinmez, şimdi eğri oturup düzgün konuşalım…
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak hakkında, yukarıda bir kısmı belirtilen yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını ortaya atan MHP’li bir belediye meclis üyesi. Aytaç Durak'ın randevu isteğine cevap vermeyen ve partiden istifasını isteyen MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli. Suç duyurusunda bulunan yine bir MHP’li…
Sayın Didinmez, partinizin bir mensubunu önce yolsuzlukla, hırsızlıkla suçlayacaksınız. İfadesini dahi almadan partiden ihraç ederek yargısız bir infaza imza atacaksınız. Söz konusu kişinin suçluluğunu tüm dünyaya ilan edeceksiniz. Yaptığınız bu ilanlar ve duyurular doğrultusunda hareket edip görevden alanları ise, ‘tek suçlu’ yaftalayacaksınız.
Bilmem ağzınızdan çıkanı kulağınız işitiyor mu? Hem Belediye Başkanı’nı suçlayacaksınız, hem de onu görevden alanları suçlayacaksınız. Sizin bu davranışınız bize şu zihniyeti hatırlatıyor: “Benim hırsızım iyi hırsızdır. Ben hırsız derim, fakat başkasına dedirtmem. Gerektiğinde ben döverim, fakat başkasına dövdürmem.”
Madem Sayın Aytaç Durak’ı görevden alanları suçlayacaktınız, o zaman adama baştan sahip çıksaydınız. Onun yerine, ona bu suçları isnat eden adamınızı cezalandıraydınız.
Sayın Didinmez, bu millet artık uykuda değil. Mızrak çuvala sığmıyor. Kapalı kapılar arkasında, gerçekleri örtbas edemeyeceğinizi anlayınca, adamı harcayacaksınız. Daha sonra meydanlara çıkıp görevden alanları suçlayarak milleti yanıltmaya çalışacaksınız.
Tıpkı devri iktidarınızdaki gibi, 21’tane bankanın içinin boşaltılmasına seyirci kalacaksınız. O bankaları boşaltanlara hesap soranları da Yüce Divan’la tehdit edeceksiniz.
Yeri gelmişken bir-iki cümle ile de Anayasa değişikliğinden söz edelim. Bu millet CHP’yi çok iyi anladı da, Sizi ne zaman anlayacak bilmiyorum…
CHP’yi çok iyi anladı. Çünkü CHP’nin ‘millet yararına, millet için’ şeklinde bir kaygısı yok. Onların derdi, “Koyduğumuz yasaklar devam etsin. Milletten oy alamazsak ta iktidarımız sürsün gitsin.”
Peki, MHP niye istemiyor? Milletin inançlarına, geleneklerine, kültürüne ve tarihine karşı koyulan bu yasaklar sürdüğü müddetçe, millî ve manevî değerleri savunan kadrolar iktidara geldiğinde, bir muhalefet partisi gibi çalışan kurumlar değişmediği müddetçe MHP ne kazanmış olacak?
Dost acı söyler, fakat gerçeği söyler… Şurası unutulmamalı ki, bu milletin değerleriyle kavgalı olmayan ve her çeşit dünya görüşüne sahip olan herkesin desteklediği bu taslağa karşı çıkanların kendileri kaybedecek…
Selâm ve saygılarımla…
Muhittin ATICI
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.