MHP ve CHP neden korkuyor?

MHP ve CHP neden korkuyor?
Merhum cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın kurmaylarından Bülent Akarcalı, muhalefetin Anayasa değişikliğine karşı olmasının altında yatan gerekçesinin 'devletin korunması'ndan çıkacakları endişesi olduğunu söyledi. CHP ve MHP'nin ancak devletin gücünü arka

Çeşitli dönemlerde Anayasa ve Adalet komisyonları üyeliklerinde bulunan eski bakanlardan Bülent Akarcalı, muhalefetin Anayasa değişikliğine karşı ortaya koyduğu direnci ve bunun nedenlerini değerlendirdi. Akarcalı, Anayasa değişikliğini, Türkiye'nin darbe Anayasası'ndan bir nebze de olsa kurtarılması adına bir fırsat olduğunu söyledi. Özellikle, CHP'nin karşı çıktığı siyasi partilerle ilgili düzenlemenin yanı sıra Anayasa Mahkemesi ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)'nun yeniden yapılandırılmasını öngören maddelerin, Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından tarihi bir adım olduğunu kaydetti. Akarcalı, Anayasa değişikliğine karşı çıkılmasının altında ise kurumlardaki bazı insanların makamlarını kaybetme endişesi olduğunu söyledi. Türkiye'de yargının adalet ve hukuku düşünmediğini, sadece post kavgası verdiğini anlatan Akarcalı, "HSYK'da bugün herkes post derdinde. Kurulun yeniden yapılandırılmasına karşı çıkanlar üyeler, kaç kişinin adalet beklediğini, kaç dosyanın daha açılmadığını gündeme getirmiyor. Ne zaman ki bir atama gelse bu tür tartışmalar yaşanıyor. Bu doğru değil. Bu tartışmaların altında koltuklarını kaybetme korkusu var." dedi. 

Bülent Akarcalı, muhalefetin cunta döneminin ürünü olan Anayasa değişikliğine karşı çıkması konusunda ise ilginç bir yorum getirdi. Akarcalı, CHP ve MHP'nin devletin gücünü arkalarında görmek istediği için mevcut Anayasa'da yapılacak değişikliklere karşı çıktığını söyledi. Akarcalı, "Muhalefetin, özellikle CHP ve MHP'nin takındığı tavrın altında kendilerini devletin korumasından çıkacaklarından korkuyorlar. Muhalefet, gücünü devletten alıyor. Bu ülkeyi seviyorlar, fedakârlıklar yapıyorlar. Ancak devletin bu gücünü varlık nedenleri olarak görüyorlar. Onun için bu değişikliklere karşı çıkıyorlar." ifadelerini aldı.

"HALKA GÜVENMEK GEREKİR"
Akarcalı, muhalefetin sosyolojik olarak topumu okuyamadığını da savundu. Tüm dünyada olduğu gibi Türk toplumunun da hızlı bir değişim ve dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Akarcalı, CHP ve MHP'nin bunu anlamakta zorlandığını söyledi. Muhalefetin, hala soğuk savaş dönemi mantığı ile hareket ettiğini, bunun için devlete sığındığını ileri süren Akarcalı, "Belki bu düşünce soğuk savaş dönemlerinde bir ölçüde anlaşılabilirdi. O zaman devletin güçlü olmasının bir anlamı vardı. Ama artık o dönenler geride kaldı. Artık halkın güçlü olması daha avantajlıdır. Bugün ABD ve Avrupa'nın avantajı buradadır. Halkı güçlü olan ülke aynı zamanda güçlü devlettir. Ama güçlü devlet demek güçlü halk demek değildir. Türkiye'de şimdi güçlü halk geliyor. Eğer güçlü devletle ayakta kalınabilseydi Sovyetler Birliği ayakta kalırdı. Bulgaristan, Romanya Varşova Paktı üyesi ülkelerde halk zayıftı. Halka güvenmek gerekiyor. Halk güçlü olursa devlet de güçlü olur, devletin kurumları da güçlü ve uzun ömürlü olur." şeklinde konuştu.

HALK DEVLETLE ÖZDEŞLEŞEMİYOR 
Akarcalı, 12 Eylül darbesi ürünü olan Anayasası'nda halkın ve siyasetçilerin güvenilmez olarak görüldüğünü işaret etti. Bu düşüncenin, 1960 darbesinden itibaren yerleştirilmeye çalışıldığını aktaran Akarcalı şöyle konuştu:

"ABD'de halk güçlüdür. Onun için ABD'ye giden insanlar hemen onları benimsiyor, onlarla özdeşleşiyor. Türkiye'de de insanlar, ülke ile özdeşleşiyor ama devletle bir türlü özdeşleşemiyor. Yani onu benimseyemiyor. Örneğin, İstanbul'da karakolda dayak yiyen Kürt kökenli bir vatandaş 'ben Kürt olduğum için dayak yedim' demez. Ama Diyarbakır'da dayak yediği zaman Kürt olduğu için dayak yediğini söylüyor. Çünkü Diyarbakır'da devlet var. Halk bununla özdeşleşmiyor. Ama İstanbul'da halkla, İstanbul ile özdeşleştiği için böyle bir düşünceye kapılmıyor. AK Parti işte bunu yapıyor. Hataları olsa da halkla özdeşleştiği için millet tarafından seviliyor, beğeniliyor. Onun için Anayasa değişikliğini bu çerçevede değerlendirmek lazım." (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.