DP lideri Soylu muhalefete yüklendi
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, muhalefetin Genelkurmay Başkanlığı'nın bildirilerine karşı cesur bir tavır sergilediğini belirterek, "Keşke aynı tavrı 28 Şubat ve 27 Nisan sürecinde de gösterselerdi" dedi.
22 Temmuz Genel Seçimleri'yle birlikte tartışılmaya başlanan Merkez Sağ'daki birleşme sürecine de temas eden Soylu, ANAVATAN ve DP'nin birleşmesinin şu an itibariyle daha zor olduğunu söyledi.
DP Genel Başkanı Soylu, gündemdeki konulara yönelik değerlendirmelerde bulundu. DP Genel Merkezi'nde konuşan Süleyman Soylu, Kara Harekatı'nın Genelkurmay ve muhalefet partileri arasında yol açtığı gerilimden ve başörtüsü tartışmalarından söz etti.
DP Genel Başkanı Soylu, sınır ötesi operasyonlar çerçevesinde 8 gün süren ve çekilme anı eleştirilere konu olan Kara Harekatı'na değişik çevrelerin değişik yorumlarla yaklaştığını ifade etti.
"HAİN BENZETMESİ ŞIK VE DOĞRU DEĞİLDİ"
Harekatla ilgili şiddetli değerlendirmelerin bulunduğuna işaret eden Soylu, muhalefetin konuyla ilgili bilgiye ihtiyacı olduğunu kaydetti. Operasyonun bitimine ilişkin kafalarda soru işaretleri olduğunu söyleyen DP Lideri, tartışmaların istenmeyen noktalara taşındığını belirtti.
Soylu, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin muhalefet partilerine karşı yaklaşımı haksızdı. Kara Harekatı'yla ilgili sorular hükümet tarafından cevaplandırılmalıydı" dedi.
DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, Genelkurmay'ın, hava ve karadan yürüttüğü operasyonlarla, fiziki şartların yetersizliğine rağmen takdir topladığını, ancak daha sonra gelen açıklamalar ve detayların gereksiz olduğunu savundu.
Soylu, "Hain benzetmesi şık ve doğru değildi, kabul edilemez. Muhalefet partileri Kara Harekatı'nda sivil toplum kuruluşlarıyla önemli bir birliktelik sergiledi. Kendilerine bir açıklama yapılmasını istemek haklarıdır. Siyaseti siyasi partiler yapar. Genelkurmay harekatın ardından siyasi değerlendirmelere girerse karşılıklı tatsızlık hakim olur" dedi.
Konuşmasında muhalefet partilerine de göndermede bulunan Süleyman Soylu, muhalefet partilerinin, kendilerine karşı sataşma olduğunda çok cesur tavırlar aldığını kaydederek, "Muhalefet keşke aynı tavrı 28 Şubat ve 27 Nisan süreçlerinde de gösterseydi" diye konuştu.
"MAHKEME, ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİ BOZARSA BAŞöRTüLüLER YA DA TüRBANLILAR İçİN üNİVERSİTELERDE BAMBAŞKA BİR AŞAMA BAŞLAYACAK"
Süleyman Soylu, sözün başörtüsü tartışmalarına gelmesi üzerine, 10'uncu ve 42'nci maddenin Anayasa Mahkemesi'ne taşındığını hatırlattı. DP Genel Başkanı, Ek 17'nci madde için yüksek mahkemenin kararının önemli olduğunu belirterek, "Mahkeme, değişikliği bozarsa başörtülüler ya da türbanlılar için üniversitelerde bambaşka bir aşama başlayacak" diye konuştu.
Türkiye'de uzun zamandan bu yana dinin ve laikliğin siyasallaşmayla karşı karşıya bulunduğunu savunan Soylu, 2 cepheli atmosfer karşısında halkın hoşgörü istediğini vurguladı.
"MERKEZ SAĞ'DA BİRLEŞME ŞU AN İTİBARİYLE DAHA ZOR"
Diğer yandan, Merkez Sağ'da birleşmede gelinen nokta hakkında yorumlarda bulunan Genel Başkan Soylu, ANAVATAN ve DYP'nin seçimler öncesinde birleşememesinin her 2 siyasi partiyi kırılmayla karşı karşıya bıraktığına dikkati çekti.
Süleyman Soylu, seçmenin de süreçle birlikte hayal kırıklığına uğradığını vurgulayarak, birleşmenin şu an itibariyle daha da zor olduğunu söyledi. Birleşmenin organik olması gerektiğini belirten DP Lideri, "Buradan yola çıktığımızda siyasi vizyonun, projelerin ve politikaların birleşmesi söz konusudur. Birleşme olmalıdır, her iki tarafın da isteği konunun üstesinden gelmeye yetmelidir" şeklinde konuştu.
Soylu, seçimlerden önce birleşmenin kolay olduğunu aktarırken, bütünleşmenin milletvekili hesabından yapılabileceğine işaret etti. Soylu, seçimler itibariyle uygulanan pragmatizmin olmazı olur hale getirebilecek bir fırsat olduğunu, ancak kullanılamadığını söyledi.
DP Genel Başkanı, ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu'yla 1-2 defa gayri resmi görüşme gerçekleştirdiğini hatırlatırken, birleşme sürecinin bozulma nedenini öğrenme talebinde bulunduğunu aktardı.
"TüRKİYE'DE DİN BİLGİSİ DEĞİL DİN KüLTüRü VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ VAR"
Ayrıca, Danıştay'ın Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersiyle ilgili hükmüne de temas eden Soylu, Türkiye'de Din Bilgisi değil, geniş bir müfredata sahip Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi isimli bir ders olduğunun altını çizdi. Sorunla ilgili önerilerde bulunan Süleyman Soylu, şunları kaydetti:
Dersle ilgili kültürel çeşitliliğin hakim olduğu bir anlayış temin edilebilir. Aleviliğe yönelik değerlendirmeler olabilir, ufak tefek değişiklikler yapılabilir.
İnsanlar çocuklarını dini bilgilerle donatmak istiyor ancak 28 Şubat sürecinden gelen bir garabet var karşımızda. çocuklarının dini bilgi almasını isteyen vatandaşlar mahkeme kapılarında beklememeli, devlet vatandaşlarıyla inatlaşmamalı. Bununla birlikte Avrupa Birliği'ni hükümet, var mısın yok musun? yarışmasına çevirdi. Avrupa Birliği'nin rotasından çıkan Türkiye dış politikada ipin ucunu kaçırdı."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.