Sav'dan Brütüs cevabı
CHP Genel Başkanlığı'na seçilen Kemal Kılıçdaroğlu'na verdiği destek ile parti içinde eski Genel Başkan Deniz Baykal'ın ve destekçilerinin tepkilerine maruz kalan Genel Sekreter Önder Sav, kurultayda süreci Mehmet Ali Birand'a değerlendirdi. Sav, Baykal dışında aday arayışının kaset olayından önce başladığını ve Kılıçdaroğlu'na aday olmak zorunda olduğunu söylediğini anlattı.
İTTİFAK MESAJI
Deniz Baykal'ın seks görüntülerinin yayınlanmasının ardından kurultaya bir hafta kala istifa etmesiyle CHP'de bir belirsizliğin baş gösterdiğini belirten Önder Sav, 'Geçmiş dönem Genel Başkanımız Sayın Deniz Baykal'ın aday olup olmayacağı tartışmaları yapılıyordu. Sayın Genel Başkanımız 'Aday değilim' diyordu. Ama, bir aday da çıkmıyordu CHP'den. Sanıyorum, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun pazartesi günü adaylığını açıklamasından sonra bir şeyler değişti. Hem örgütler bu mesajı aldı, hem gruptaki milletvekilleri bu mesajı aldı. Ve etap etap il başkanları toplantısında da Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığı'na aday olması bir nevi ittifaka yakın bir şekilde belirginleşmiş oldu' diye konuştu.
BAŞKA ADAY ZORUNLUYDU
Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olacağını önceden görüp, destek verdiği değerlendirmelerine karşı, 'Benim o zaman çok kahin olmam gerekir' diyen Sav, 'Ben kahin değilim ama olayları iyi süzdüğümü sanan bir siyasetçiyim. Tahlillerimi iyi yaptığımı düşünürüm. CHP ailesinin bu belirsizlikten çok şikayetçi olmaya başladığını gözledim. Tabi ben telefonla da olsa örgütleriyle bir arada olan bir genel sekreterim. Bu örgütlerimizin sancılarını, üzüntülerini, çözüm önerilerini aldım. Hepsini bir araya getirdiğimiz zaman CHP'de Sayın Baykal'ın dışında bir adayın çıkması zorunluluğu gerekti' dedi.
BİR ARAYIŞ VARDI
Baykal'ın istifasının ardından kendisinin de arayışlarının sürdürdüğünü dile getiren Sav, Baykal'ın istifa ettiği pazartesi gününden sonra cuma günü Kılıçdaroğlu'nun aday olması gerektiği yönünde fikre vardığını ve Kılıçdaroğlu'nun aday olması gerektiğini açıkladığını anlattı. Sav, 'Tabi bu böyle kendiliğinden olan bir olay değil. Siyasette hiçbir şey kendiliğinden olmaz. Sayın Kılıçdaroğlu ile görüştük. Kendisinin aday olmasının bir zorunluluk olduğunu ifade ettim. Sürekli 'Aday değilim' diyordu ama CHP'nin sıkışma noktasına geldiğini görüyordu, ben de görüyordum. Perşembe akşamı olabilir. Ondan önce temaslarımız vardı. Bir arayış vardı' dedi.
KASET OLAYINDAN ÖNCE
Arayışların kaset olayından sonra başlamadığını belirten Sav, şunları söyledi: 'Zaten kaset olayının sıcaklığı içinde CHP'de bir siyaset adamının 'Ben adayım' diye ortaya çıkması camia tarafından ihanetle, tertipçilikle suçlanırdı. Komplonun bir parçası olarak suçlanırdı. Ondan sonra dahi Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığında buluştuğumuzda benzer şeyleri söyleyen bazı CHP yöneticileri de çıktı. Daha evvel tabanda bir arayış sürüyordu. Bunu Kemal Bey'le de, etrafımla da MYK üyeleriyle de bölüşmedim. Zaten ben Kemal Bey'i desteklerken de bireysel Önder Sav desteği olarak söyledim. MYK'nın ittifakıyla söylemiş değilim. MYK'nın her ne kadar önemli bir yöneticisiyim; ama benim onlar adına söz söyleme yetkim yoktu. Kemal Bey'in beni ziyaretinde bunu da açıkladım.'
BAYKAL DÖNSE DE DESTEKLEMEZDİM
KIlIçdaroĞlu'nun adaylığından sonra yapılan suçlamalara da değinen Sav, 'Ben hayatımda Brütüs olmadım, ben aklımı kullanan bir siyasetçiyim, o gün yaptığım açıklamada da 'birkaç gündür duygularımla aklım arasında gidip geldiğimi' söyledim ve 'duygularım başka söylese de aklım CHP'nin geleceğini görüyor' dedim. Tıkanmış olan CHP'ye bir gelecek açmak, bir ufuk açmak gerekiyordu. O nedenle ben aklımı kullandım ve Kemal Bey'e destek verdim. Şu da sanılmasın ki, ben Kemal Bey'e destek verdikten sonra Sayın Baykal tekrar aday olsa benim hiç dönüşüm olmazdı; ben yine Kemal Bey'e destek vermeye devam ederdim. Benim siyasi ahlakım onu gerektirir. 'Mutabakat yoktu' diyenler bu kurultayı izledikten sonra aynı şeyleri söyleyebilecekler mi, merak ediyorum' diye konuştu. Sav, kendisine yönelik basında ve kamuoyundaki 'politbüronun değişmez adamı' türünden eleştiriler için, 'Söylentilere kulak asmam, eleştirilere önem veririm. Basın mensubu arkadaşlarımla da çok iç içe olan bir siyasetçi değilim. O nedenle hakkımda değişik şeyler söylenir, yazılır' dedi.
Akşam
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.