'Duyduklarınıza inanmayın'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısında TBMM’nin gündeminde olan Sosyal Güvenlik yasa tasarısı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konu ile ilgili spekülasyonlara da cevap verdi. Erdoğan'ın konuşmasının ana hatları şöyle:
"TÜRKİYE'NİN BU DEĞİŞİME İHTİYACI VAR"
"Bizden önceki hükümetlerin tartıştığı ama çözüme kimsenin yanaşmadığı bu mesele öncelikli meselemiz olmuştur. Öncelikli meselelerimizi çözüm sırasına koyan hükümetimiz bu meseleyi kangren haline gelmeden çözmeye karar vermiştir. Bunun güçlü bir siyasi irade ve kararlılık gerektirdiğinin farkındaydık. Geçmiş dönemde bunu genel kuruldan geçirdik ama geri iade edilmesi nedeniyle 60. hükümet döneminde yeniden gündeme aldık. Türkiye’nin bu değişim ve dönüşüme ihtiyacı var. Bu meseleyi makul bir noktaya taşımaya kararlıyız. Sosyal güvenlik meselesi tıpkı ulusal güvenlik gibi popülizme feda edilemez."
"5 YILDIR ONLARIN BOZDUĞUNU DÜZELTMEYE ÇALIŞIYORUZ"
"Kimse bizimle görüşülmedi diyemez. Bu noktadaki tüm kuruluşlarla görüşmeler defalarca yapılmıştır. Eski çarpık siyaset anlayışı, bu sistemi bir siyasi rant alanı olarak algılamış ve sadece oy kaygısı ile sosyal güvenlik sistemini tahrip etmiştir. 43 yaşındaki erkek ve 38 yaşındaki kadın emekli olabiliyordu. Bunun sorumlusu kim? Bunun sorumlusu 1960 sonarasında düşüncesiz popülist uygulamalardır. Sorumluları ben söylemeyeceğim, sizler onları çok iyi biliyorsunuz. Türkiye'yi bu nokataya nasıl getirdiler, önce onun muhasebesini yapsınlar. 5 Yıldır onların bozduğunu düzeltmeye çalışıyoruz. Buradaki önceliğimiz ülkemizin bekasıdır. Milletimizin ve devletimizin geleceğidir. Geleceği ucuz polülizme değil, rasyonel hesaplarla planlayabiliriz."
TEMENNİLERLE DEVLETİ YÖNETEMEYİZ"
"Siyaseti içinde yaşadığımız dünyanın şartlarından bağımsız olarak uygulayamayız. Ülkemizin geleceğini riske atamayız. Risk varsa biz alırız ama toplumun gelecğini belirsizliğe bırakamayız. Hesabını iyi yapmak ve bu konublarda hazırlayacağı kitabı da dikkatli hazırlamak gerek. Kamu yönetiminin öncelikle görevi kamunun öncelikleridir. Temennilerle devleti yönetemeyiz. Biz de adalet ve kalkınmayı şiar edinmiş bir kadro olarak iş başındayız. Adaletin temel şartı sosyal devletin bütün vatandaşlarına eşit mesafede olmasıdır. Vatandaşlarımızın tamamı tek bir hukuka bağlıdır. Bugüne kadar hepsi ayrı ayrı bir hukuk düzenine tabi tutulmuştur. Biz adil ve aynı hukuk düzenine tabi tutan bir anlayışı getiriyoruz."
KİMSE OLUMLU TABLOYU ANLATMADI
"Bugünkü tablo Türkiye için sürdürülebilir mi? Bunun altında kalkılabilir mi? Sendikalara sesleniyorum. Sendikalarımız bu ülkeyi yönetmiş olsalar, bu tabloyu sürdürebilirim diyecek bir babayiğit var mı? Hastanelere birleştirirken de sendikalar bugünkü gibi eleştiriler yaptılar. Ben de dedim alın siz işletin. Ama bir daha kapımıza gelmeyin dedim. olacak iş değil ki. Hemen bir grev ilan ediyorlar. Ama bir ay maaş ödeyemiyorlar, iki aya tahammülleri yok. İşçinin maaşından kesilmese sendikalar belki de kaynağını da bulamaz. bu noktada da malesef bizdeki kültür her iki taraf için söylüyorum, gelişmiş değil. 1990 öncesinde kendi kendini finanse edin sistem, sonrasında açık vermiş ve bu açık katlanarak günümüze gelmiştir. Sosyal güvenlik sisteminin finansal sürdürülebilirliğinin sağlanmasını, tüm vatandaşlarımızı kapsayan genel sağlık sigortasından faydalanmasını sağlamayı hedefliyoruz. Kimse bu pozitif olumlu planları konuşmadı. Bu kadar müzakereden sonra oluşan güzel tabloyu kimse anlatmadı.
"KAZANILMIŞ HAKLAR AYNEN KALACAK"
"Yeni düzenleme ile geliri asgari ücöretten az olanların genel sağlık hizmetleri hazine tarafından karşılanacak. 18 yaşın altındaki herkes hiç bir şart aranmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Yani her doğan sigortalı doğacak. Nereye kadar, 18 yaşına kadar. Vatansızlar hatta sığınmacılar da dahil buna. Eşitliği esas alan anayasanın gereği budur. Dünyanın, aklın, bilimin de yolu budur. Bazıları yasa taslağının tek bir cümlesini bile okumadan spekölasyon üretiyor. Asla çalışanın ve üretenin haklarında azalma olmayacak. Dürüst davranılmıyor. Kazanılmış haklar aynen devam edecek. Hiç bir şey kimseden alınmayacak. Yanlış bir istikamette halkımızı bilgilendiriyorlar. Böyle bir şey olamaz, olmayacaktır. Tam aksine iyileşme olacaktır. Kendimi bütün işçilerimizle her zaman beraber hissettim. Ben bir işçi emeklisiyim. Hiç bir zaman değer üretene bizler fil dişi kulelerden bakmadık, bakmayız. Bizim gözümüzde emekten, alın terinden, helal kazançtan daha değerli hiç bir şey yoktur."
"EŞİTSİZLİKLERİ GİDERECEĞİZ"
"Defalarca bu meseleler konuşuldu. Şu an emekli olduğu halde 2 milyon 100 bin insanımız emeklilikten sonra çalışmak zorunda değil midir. Bu bir çelişki değil midir? Bizler, toplumun huzuru ve mutluluğunu esas alıyoruz. Kanun tasarısı TBMM'nin gündemindedir. Plan ve Bütçe Komisyonundan geçti ve Genel Kurula gelmek üzeredir. Bu kanun taslağı kanunlaşıncaya kadar tüm kesimlerin görüş ve önerilerine kapımız açıktır dedik. Bu meseleler bütün boyutlarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde tartışılmıştır. Bir çok meselede olduğu gibi çözümsüzlüğü çözüm gibi gösterenler ucuz politikalar üretmesin. Bu kesimler realite ile yüzleşmek zonunda. Bu ülke hepimizin. Kalkıp da acaba nasıl bir siyasi rant elde ederim gibi bir yaklaşım içinde olmasınlar. Samimiyetle bu kanunu düzenledik ve yapıyoruz. Eşitsizlikleri mümkün olabildiği kadar gidermeyi hedefledik. Bu sadece hükümetin değil, kamusal faaliyet gösteren her kurum ve kuruluşun görevidir."
"2028'DE İŞE GİRECEKLERİ İLGİLENDİRİYOR"
"Sosayal güvenlik kurumlarını tek çatı altında topladık. Kim yaptı, AK Parti hükümeti yaptı. Farklı sosyal güvenlik kurumları şemsiyesi altındaki vatandaşlarımızı ortak bir şemsiye altına almayı amaçladık. Çalışma bakanım üçlü danışma kurulunda sosyal kurumlara ayrıntılı olarak bunu anlattı. Bundan 39 sene önce gelecekle ilgili Türkiye'nin geleceği ile ilgili yapılan yanlış öngörü önümüzde açık olarak belirlenmiştir. Bu açık o zaman 300 milyar YTL dir. Bu gün bu açık GSMH'nin yüzde 4'ü seviyesine yükselmiştir. Bu gün aynı yanlışı devam ettiremeyiz. Çalışanlarımızı sistemin içinde tutmaya yönelik bir düzenleme yapıyoruz. 2028'de ilk defa işe girecekler için olacağını söylüyoruz. İlk defa 2028'de işe girenleri ilgilendiriyor. Sanki bu gün çalışanları ilgilendiriyormuş gibi yansıtıyorlar."
DÜZENLEME NELER GETİRİYOR?
"Düzenleme neler getirecek? Bağ-Kur'da basamak sistemi kaldırılıyor. Ödenen primler emekli maaşına doğrudan ekleniyor. Önce kazancı artacak sonra prim artacak. Esnafımızın ve çiftçimizin beyan ettiği kazanç üzerinden bir norm belirlenecek. Prim oranları yüzde 40'tan yüzde 33'e kadar düşüyor. İş kazası geçiren bir esnafımız raporlu olduğu sürece sosyal güvenlik kurumundan ücretini alaçaktır. 30 günden aşağı prim borcu olan Bağ-Kur'lu sağlık hizmetinden yararlanabilecek. 18 yaşına kadar bütün çocuklarımız hiç bir koşul aranmadan sağlık hizmetinden ücretsiz faydalanacak. Sosyal hukuk devleti budur. Çalışanların, emeklilerin bu yasa ile hak kaybına uğradığını iddia etmek hakkaniyete uygun mu? İlk kez tarımda çalışanlar ve köy muhtarlarına asgari ücretin yarısı kadar gelir beyan etme imkanı getiriyoruz. Bunu neden konuşmuyorsunuz sendikalar?"
"KAYITDIŞILIKLA MÜCADELE EDECEĞİZ"
"İşverenlerin işçilerine verdiği ayni yardımlardan bundan böyle prim kesilmeyecek. Yurt dışı müteahhitlik işlerinde işçi ve işverenlere sigortalılıklarını yeniden düzenleme imkanı getiriyoruz. Önce insan dedik. Bu odaklı bir politika üreteceğimizi devamlı söyledik. Biz insanlarımızın dertlerini sahiplenmek üzere yola çıktık. Bu noktadaki sosyal kesimler bizden imtiyaz yerine adalet istedi. Ölüm aylığının memur ailesine bağlanması için gerekli görülen 10 yıl çalışma zorunluluğu bu yasa ile kaldırılıyor. İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için 3 yıl çalışma şartı kalkıyor. Şartları uygun olan bu günden primlerini ödeyebilecekler. Doğum izinleri, gibi süreler için de borçlanma imkanı getiriyoruz. Kayıtdışılığın kayıt altına alınması için çalışıyoruz. Kayıtdışılıkla mücadele edeceğiz."
DÜZENLEMENİN GETİRDİĞİ İLKLER
"Her şeyden önemlisi, bütün vatandaşlarımızı genel sağlık sigortası kapsamına alıyoruz. Geliri asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşların genel sağlık hizmetleri devlet tarafından karşılanacak. Türkiye'de sürekli yaşayan yabancılar da sağlık hizmetleri kapsamına alınıyor. Prim ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın primleri devlet tarafından karşılanacak. Vatandaşlarımız sözleşmeli sağlık tesislerinden istediklerine müracaat edebileceklerdir. İkamet dışına sevk halinde ek masraflar devletimiz tarafından ödenecektir. Bağ-Kur ve yeşil kartlılar bundan faydalanmıyordu. Sosyal devlet budur. sigortalı olmanın mantığı da budur. Türkiye'de tedavisi olmayan kimselerin yurt dışında tedavi imkanı elde etmesini sağlayacağız. Bağımsız çalışanları da devlet sosyal güvenlik şemsiyesine alıyor. İtfayeciler için ilk kez fiili hizmet zammı getiriyoruz."
"BİZDEN DUYDUKLARINIZA İNANIN"
"Türkiye'yi o karanlık günlerden çıkaran AK Parti'nin sosyal devlet anlayışı budur. Asla yolsuzluklara prim vermeyeceğiz. Bu imkanları suistimal edenler çıkabilir. Bu ahlaki ve insani bir meseledir. Halkımız kendilerini yanlışa sevketmek isteyenlere prim vermesin. Bu bizim için olmazsa olmaz bir adımdır. Hayırlı olsun diyorum. Bundan sonrası halkımıza bütün teşkilatımız tarafından anlatılacak. Tüm halkım da bunu bizden dinlediği gibi anlasın. Diğerleri yalandır. Eğer aksi bir şey oluyorsa, gittiğimiz yerlerde yakamıza yapışsın."
(habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.