Aynı şeyi Türkiye yapsaydı?
Partisinin İl Kongresi’ne katılmak üzere Kastamonu’ya gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Dede Ocağı Kastamonu’ya girişinde büyük bir coşkuyla karşılandı.
KASTAMONU DEDE OCAĞI
Saadet Lideri Numan Kurtulmuş, aynı ismi taşıyan dedesinin Kastamonu’da büyüyüp yetiştiğini bu yüzden kendisi için Kastamonu’nun özel bir yeri olduğunu söyledi. Siyasete yeni atıldığında onun yazığı Amentü Şerhi’ni kendisini yazdığının sanıldığını anlatan Kurtulmuş “ Anadolu’da gittiği birçok yerde, ya sen bu kadar gençmiydin. Ne ara o kitabı yazdın diye sorularla karşılaştık. Bu kitabın yazan rahmetli dedem Numan Kurtulmuş burada büyümüş, yetişmiş. Hem asker olarak hem ilim adamı olarak büyük eserler bırakmış” diye konuştu. Dedesinin yedi cephede savaştığını anlatan Kurtulmuş, son yarasını Sakarya Meydan muhaberesinde göğüs göğse savaşırken ayağından aldığını söyledi. Kurtulmuş, dedesinin 39 yaşında malulen gazi olarak emekli olduktan sonra hafız olduğunu kaydetti.
İSRAİL’İN TEK İŞİ KATLİAM YAPMAK
Gazze’ye giden Mavi Marmara katliam karşısında ne söylense az olduğunu söyleyen Kurtulmuş, vahşet, katliam, zalimlik olduğunu söyledi. Bunun İsrail hükümetinin bir kararı olduğunu belirten Kurtulmuş, İsrail’in kurulduğu günden bu yana 4 temel konuyu esas aldığını kaydetti.
İsrail’in kurulduğu günden beri katliam yaptığını belirten Kurtulmuş, çocuk, kadın, yaşlı demeden bugüne kadar 100’ün üzerinde katliam gerçekleştirdiğini söyledi. Sabra Şatilla, Deir Yasir, Mavi Marmara’nın bundan bir kaçı olduğunu belirten Kurtulmuş, “En son katliamı Mavi Marmara katliamıdır. Karşımızdaki güç sürekli katliam yapıyor. Hiçbir şekilde bundan dolayı da üzüntü duymaz” diye konuştu.
AYNI ŞEYİ TÜRKİYE YAPSAYDI…
İsrail’in sürekli olarak sınırlarını genişlettiğini vurgulayan Kurtulmuş, “Nil’den Fırat’a kadar topraklara sahip olmadıkça, sınırlarını çizmeyecek. Şu anda sınırları çizilmeyen tek devlet İsrail’dir. Her gün bir yeri işgal ediyor” dedi.
Bu işgalleri yaparken BM dahil olmak üzere hiçbir kuruluş ve kimseyi takmadığını belirten Kurtulmuş, kendi lehine sürekli propaganda yaptığını, Hollywood dahil bütün medya kanalıyla her şeyi kendi lehine göstermeyi başardığını söyledi. 70 yaşında insanların gemide öldürülmesine rağmen İsrail’in kendini haklı çıkarmaya çalıştığını belirten Kurtulmuş, “Aynı şeyi Türkiye yapsaydı, dünyayı Türkiye’nin başına yıkarlardı” dedi.
İsrail’in 1967’den bu yana kendisine karşı diplomatik bir gücün oluşmasına müsaade etmediğini kaydeden Kurtulmuş, “Bu konuda Türkiye’nin üzerine önemli bir sorumluluk düşüyor” diye konuştu.
İsrail Mavi Marmara saldırısıyla sadece yardım gönüllülerini değil doğrudan doğruya Türkiye devletini hedef aldığını vurgulayan Kurtulmuş, “İsrail kurulduğu günden kendisine olan engelleri Filistin Kurtuluş Örgütü, Hamas, Suriye, Lübnan, Irak hepsini tek tek ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Şimdi de kendisine engel olduğu Türkiye’ye haddini bildirmek istemiştir. Bu basit bir mesele değildir” dedi.
TÜRKİYE’NİN SESİ NASIL GÜÇLÜ ÇIKAR?
Türkiye’nin dışarıda güçlü ve sesinin gür çıkması için demokratik güçlü bir devlet, güçlü bir silahlı kuvvetler olması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, “Bugün uçaklarımızın büyük bölümü montaj. Tanklarımızın modernizasyonunu, İsrail yapıyor. Silahları ABD’den alıyoruz. Biz kırk yıldır, yerli savunma sanayimiz kurulsun diyoruz” dedi. “Caydırıcı gücünüzün olması için milli savunma sanayinizin olması lazım” diyen Kurtulmuş, güçlü ordunun bunu yaparken içeriyle değil dışarıyla uğraşması gerektiğini söyledi. Bugüne kadar yapılan ihtilallerin arkasında İsrail olduğunu söyleyen Kurtulmuş, “Sizin göreviniz bu değil, milli bir savunma sanayinin kurulmasını sağlamaktır” dedi.
Aktif, çok taraflı ve şahsiyetli bir dış politika izlenmesi gerektiğini de söyleyen Kurtulmuş, “Ak Parti iktidarında 8 yıldır birçok ülkeye gidiyorsunuz. Nasıl bir oluşum yaptınız? Çok dolaşan ama sonuç almayan bir dış politika. Ama 11 aylık, Refahyol iktidarında D-8 gibi büyük bir organizasyona imza atılmıştır” dedi.
Şahsiyetli bir dış politikanın Mavi Marmara katliamı başladıktan yarım saat sonra Ankara’daki İsrail büyükelçisinin eline bavulunu verip göndermeyi gerektirdiğini söyleyen Kurtulmuş, “Ama hala büyükelçi Ankara’da duruyor. Ayrıca bütün askeri ve ticari anlaşmalar hala askıya alınmadı. Hükümet temsilcileri,kimse bizden savaş ilan etmesin diyerek, Türkiye’nin elini zayıflatmıştır” diye konuştu.
KILIÇDAROĞLU HALKIN AVUKATIYSA!
Saadet Partisi’nin siyaseti yeniden formatladığını belirten Kurtulmuş, “ Oyumuz yüzde 5.5’larda gösterilmesine rağmen bütün Türkiye’de yüzde 30 oyumuz varmış gibi etkiliyiz. Alışılmış kalıplara girmiyoruz. Türkiye siyaseti yeniden şekilleniyor. Ak Parti, birçok konuda bizim tavrımıza göre politika üretmek zorunda kalıyor. Şimdi anamuhalefet partisi de,kendisini Saadet Partisi’ne göre kendisini formatladı. Sayın Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri, bizim yıllardır söylediklerimizin neredeyse aynısıdır. Mesela, Cumhuriyet tehlikededir, çünkü 5.5 milyon işsiz var. Davos’ta one minute, kapalı kapılar ardında yes please demiştir. ” diye konuştu.
Kurtulmuş, “Sayın, Kılıçdaroğlu iktdidara gelirsek başörtüsü meselesi çözeriz diyor. Ağzına, diline sağlık. Bunu söyleyen, Sayın Kılıçdaroğlu’nun önünü derin CHP’lilerin kesmemesini temenni ederiz. Şunu da samimiyetle söylüyorum, sayın Kılıçdaroğlu’nun bunu söylemesinde, Saadet Partisi’nin birinci derecede etkisi vardır. Sayın Kılıçdaroğlu, halkın avukatıyız diyor. O zaman Sayın Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi’ndeki referanduma gidecek değişikliği bir dilekçe ile geri çekip, bu değişikliğin milletin önüne gelmesini sağlamalıdır” diye konuştu.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.