Kılıçdaroğlu kurtuluş savaşı başlattı!
Yurt gezisi kapsamında Amasya'ya gelen Kılıçdaroğlu, Yavuz Selim Meydanı'nda toplanan partililere seslendi. Ulusal kurtuluş savaşının kalbinin Amasya olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, konuşmasını işsizlik ve yolsuzluk üzerinde yoğunlaştırdı.
Siyasete yırtık ayakkabı ile girenlerin bugün havuzlu villalarda oturduklarını savunan Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde yetimin hakkına el sürdürmeyeceklerini söyledi.
"Koşuyoruz, seçim sandığına kadar koşacağız" diyen Kılıçdaroğlu, "Halkın iktidarını kuracağız. Siyasete yırtık ayakkabı ile girenler, havuzlu villarada otuyor. Biz siyasette asla ve asla zenginleşmeyeceğiz. Önce halk zenginleşecek. Çiftçi, esnaf ve sanatkar, köylü ve emekli zenginleşecek. Siyasetçi zenginleşmek için iktidar olmaz. Siyesetçi halka hizmet için yola çıkar ve bunun mücedelesini verir." diye ifade etti.
Mağdur edebiyatı yaparak iktidara gelen AK Parti'nin halka hükmettiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, "CHP iktidarında halka hükmedilmeyecek, hizmet edilecek. Peki ne olacak bu memleketin hali diye sormayacakmıyız. Seçim sandığı geldiğinde hep beraber gideceğiz. Demokratik yollardan, halkın iradesiyle sandığa gömeceğiz. Ama bunun yolu onların oyununa gelerek asla bölünmeyeceğiz. Beraber olacağız, bir olacağız, yiğit olacağız. Yola çıkarken bölünmeyeceğiz. Bizi inançlarımız dolayısıyla sorguluyorlar. Etnik kimliğimiz dolayısıyla sorguluyorlar. Bizi bölmeye çalışıyorlar, bölünmeyeceğiz. İnançlara saygılıyız. Etnik kimiliğe de saygılıyız. Asla unutmayın, insan inaçlarıyla, düşüncesiyle Allah'ın yarattığı en değerli varlıktır ve başımız üzerinde yeri vardır." şeklinde konuştu.
"8 YIL ÖNCE CEP TELEFONU İLE RAHAT KONUŞULURDU"
Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu ama iktidarın ülkeyi bir korku devleti haline getirmeye çalıştığını savunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ''Sanayici konuşmaktan korkuyor. Esnaf odaları başkanları konuşmaktan korkuyor. Konuşsa hemen önüne beş tane müfettiş gönderiyorlar. Bundan 8 yıl önce cep telefonuyla rahat konuşuyordunuz, değil mi ? 'Dinleniyorum' diye bir derdiniz yoktu değil mi ? E nasıl oldu da 'demokrasi' dediler, 'hukuk' dediler, 'adalet' dediler, vatandaş telefonla konuşmaya korkuyor öyle mi ? O zaman Amasya Meydanı'ndan Recep Bey'e seslenelim; eğer bu ülkede vatandaş cep telefonuyla konuşmaktan korkuyorsa ve bunu da adalet, hak ve özgürlük adına sen yapıyorsan, al o adaleti, al o hakkı, özgürlüğü başına çal, diyeceğim.''
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.