Cindoruk Can'ı istifaya çağırdı

Cindoruk Can'ı istifaya çağırdı
Cumhuriyet'in yeni Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer'e konuşan Cindoruk, Osman'ın Can'ın açıklamalarını eleştirdi, "istifa et" mesajı gönderdi:

Yazarlarımız Leyla Tavşanoğlu ve Ali Abalı ile Celal Bayar Köşkü’nde ziyaret ettiğimiz DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk ile, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın artan terör olaylarını anayasa değişiklik paketine bağlayan tutumu ile Anayasa Mahkemesi raportörlerinden Osman Can’ın Anayasa Mahkemesi kararlarının yok sayılabileceği yönündeki açıklamalarını konuşma fırsatı bulduk. 

Cindoruk, 1991-95 yılları arasında TBMM Başkanlığı da yapmış olan, Türkiye’nin önde gelen hukukçu siyaset adamlarından biri. Anayasa değişiklik paketinin tamamı ya da bazı maddelerinin iptal edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi’nin kararının Meclis ya da hükümet tarafından ‘yok’ sayılması yönünde ilk kez Can tarafından dile getirilen görüşü, Cindoruk şöyle değerlendirdi:

“Bu ortaçağdaki ‘anarşi hukuku’nu andırıyor. Orada organların birbirleri hakkındaki karar ve hükümlerinin tatbiki için ayrıca uzlaşma gerekiyor, mahkemelerin kararları kralların, derebeylerinin muvaffakatıyla uygulanabiliyordu. Karşılıklı hukuksal olmayan kuralların uygulanmasını içeren bir anarşi düzeni. Onu dinlersek Anayasa Mahkemesi’nin bazı kararları uygulanabilir, bazıları ise uygulanamaz. Halbuki ortaçağdan yeniçağa geçiş kesin kurallar ve bu kurallara dayalı mahkeme hükümlerinin uygulanmasına dayanır. Anayasa Mahkemesi kararları da kesindir, temyizi, iptali mümkün değildir. Beğenseniz de beğenmeseniz de o mütalaaya uymaya mecbursunuz.”

Can’ın farklı bir hukuk sistemi isteme ve Anayasa Mahkemesi kararlarının geçersiz olduğunu söyleyebilme hakkı olduğunu, ancak bunun için öncelikle mahkemedeki görevinden istifa etmesi gerektiğini belirten Cindoruk, tartışılan ‘Yüksek Mahkeme kararının uygulanmaması’ senaryoları konusunda da şöyle düşünüyor:

“Mahkeme bu kararın bir kopyasını YSK’ye gönderir, onlar da uyar. Bu kadar basit! Ne Meclis’le, ne de hükümetle ilgisi yok. Resmi Gazete’de yapılan üçüncü şahıslara bilgilendirmedir, yürürlük şartı değil. Eğer hükümet bunu engellemeye kalkarsa Anayasa Mahkemesi’nin yapacağı şey basın toplantısı yapmak ve 5 büyük gazeteye ilan vermektir. Aynı işlevi görür ve hepimiz duyarız kararı.”

Devlet organları arasında işbirliği yok

“Türkiye, sadece yargıda yaşananlar nedeniyle değil, devlet idaresi açısından da çivisinden çıktı” diyen DP Genel Başkanı Cindoruk, Başbakan Erdoğan’ın terördeki tırmanışı anayasa değişiklik paketine bağlayan değerlendirmelerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Erdoğan’ın muhalefet partilerinin tamamını terör örgütüyle aynı kefeye koyan yaklaşımının “ağır bir itham” olduğunu kaydeden Cindoruk, “Bu sözler hem bilimsel olarak doğru değil hem de bir başbakanın söyleyeceği sözler değil. 1984’te terör örgütü ortaya çıktığında ve sonraki yıllarda Anayasa Mahkemesi’ne giden dava mı vardı? Eğer bunu teselli gibi görüyorlarsa ciddi yanılgı içindeler. Ya da vatandaşı kandıracak seçim unusuru gibi görüyorlarsa da ona kimse inanmaz” diye konuştu.

Türkiye’de terörün de artmasına neden olan ana sorunun ‘devlet organları arasında denge bulunmaması’ olduğunu ifade eden Cindoruk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hükümet devletin tüm kurumlarıyla işbirliği yaparsa güçlüdür. Terörle yalnız, tek başına mücadeleye gücü yetmez. Siyaset kurumlarının, muhalafetin desteğine ihtiyacı var, TSK’nin moralli desteğine, hukukun üstünlüğü prensibine inancının sürdüğü bir yargı sistemine, istihbarat verecek kurumların desteğine ihtiyacı var. Bir de olgun dış politikaya. Bunlardan mahrum bir hükümetin terörle mücadele etmesi mümkün değil. Bu bir devlet güvenliği meselesi ve tüm organların işbirliği içinde yapması lazım. Bu hükümetin teşhis edemediği gerçek bu.”

Cumhuriyet

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.