Erdoğan çok ağır konuştu
Terör olaylarına değinen Erdoğan şunları söyledi:
Pazar günü İstanbul'daki programlarımızı iptal ederek Van'a gittik ve şehitlerimizi uğurladık. Daha sonra Şemdinli'deki Tekeli taburuna gittik. Çatışmada yaralanan askerlerimizle konuştuk. Çatışmanın yaşandığı Gediktepe mevkiine geçtik. Mehmetçiğin, karhamanca mücadele verdiği mevzilerde inceleme yaptık. Benim arzum, buralar görülmeden değerlendirmeler yapılıyor. Aslında buraların görülerek değerlendirilmesi yapılırsa, yazılanların, konuşulanların doğru ya da yanlışlığı ortaya çıkar. Gediktepe denilen bu tepenin yüksekliği 2500-2600 metre. Ortalama yükseklik 3000 metri civarında. Tamamiyle sarp kayalıklar, vadiler ve bu vadilerden de teröristlerin sızma hareketleri oluyor...
Oralar kapalı karakol birliği değil, etrafı kum torbaları ile çevrili mevziler. Seyyar birliğimizin durumunu gördük. Bu dışarıdan değerlendirildiği gibi, anlatılandan çok farklı durumlar. Temenni ederim ki, Genelkurmay Başkanıma da söyledim. Muhalefet partilerine de öneriyorum, gitsinler, görsünler ondan sonra değerlendirme yapsınlar... Hataları ve eksikleri ona göre değerlendirelim...
Herkesin bu dönemde hassas davranması gerekiyor. Böyle bir dönemde medyaya önemli görevler düşüyor. Evin içine girerek yaşanan acıyı göstermek kimin işine yarar Allah aşkına. Terör örgütünün bir numaralı amacı kendi propagandasını yapmak. Medya, bilerek ya da bilmeyerek terör örgütüne yandaşlık yapmaktadır. Bu kadar ağır konuşuyorum. Artık, burada Türkiye'nin meseleyi kalkıp da hükümetin üzerine yıkıp kaçmak kimsenin haddine değil.
Muhalefet olsun diye öyle şeyler yapılıyor ki, bu terör örgütüne hizmet ediyor. Yapıcı olmanın yollarını öğrenmeliyiz.
Daha şehidin kanı kurumadan Ankara'dan şiddetle karşılık veriliyor. Ana muhalefet partisi, muhalefet partisi OHAL diyor. 73 milyonunun yüreği sızlarken bunu söylemenin zamanı mı. Bu hangi vicdana sığar. Terör örgütü Şemdinli'den vuruyor, istismarcılar anında üzerine atlıyor. Anında tuzağa düşüyorlar. Türkiye yeniden 1990'ların ülkesi olsun diye kanlı eylemler yapıyor. Ankara'dan aynı anda terör örgütünün ekmeğine yağ sürüyor. Terör örgütü eylemleri ile olağanüstü hali talep ediyor. Buna kim yataklık ediyor, muhalefet partisi. O sizin aczinizin gereği. Terör örgütü bu ülkede milli birlik ve kardeşlik tesis edilmesin diye eylemler yapıyor. Birileri de Ankara'da terör örgaütünün amaçlarına hizmet edecek sözler sarfediyor. Bunu Ankara'dan başını çıkaramayanlar bilemez. OHAL ne demektir bunu bilen bilir.
Sorunu bu hale getiren bunların iktidar dönemlerindeki çapsızlıklarıdır. Terör örgütünün lideri size altın tepsi üzerinde sunuldu. Terörö neden bitirmediniz. Neden o bataklığı korutmadınız. Terör uykuya dalınca fırsatı değerlendirmeyenler, o zaman idam vardı? Niçin gereğini yerine getirmediniz? Neden? Çünkü birilerine söz verdiniz söz, onun gereğini yerine getirdiniz. Size teröristbaşını teslim edenler sizden o yazılı belgeyi aldılar ve siz o sözü çiğneyemediniz. Şimdi sıkılmadan bunun faturasını bize kesiyorsunuz. Bunu milletim biliyor. Terör varken açılım yapılmaz diyenler, neden terörün uykuya daldığı dönemde meselenin çözümü için adım atmadılar? Çünkü bunların zihniyeti terörün istismar zeminini üreten zihniyettir. Erken seçim isteyerek mi terörü bitireceksiniz? Terör sıfırlanmıştı diyorlar. Terörün sıfırlandığı bir an yok. O dönem akıbeti meçhul bir dönem. Halkımız bu işi bitireceksiniz diye sizden netice bekledi. Terör örgütüyle aynı dili kullanarak hükümete yükleniyorlar. Böyle mi bu sorunu çözeceksiniz? Cenazelerdeki hamaset dolu hareketlerle mi bu sorunu çözeceksiniz. Bu şehide saygısızlıktır.
Şehit dua bekler, slogan değil. Bir şey biliyorsanız, gidip İslami ve insani görevlerinizi yapın.
Elbette devletin ve güvenlik güçlerinin görevi son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadele etmek. Bu öyle kolay değil. Ama hamaset yapmak, terör örgütünün sadece elini güçlendirir. Muhalefet yapmak, toplumun direncini kıracak şekilde tellallık yapmak değildir. Anamuhalefetin iktidar olduğu dönem, en çok şehit verdiği dönemdir. Açılım çalışmalarının kapandığını söyleyenler açık bir basiretsizlik içindedirler.
İddianameler ortada, açığa çıkan ilişkiler ortada, deliller ortada. Biz hiç bir zaman geri adım atmayacağız. Terör örgütü hiç bir zaman benim bölgedeki vatandaşımın sözcüsü olmadı ve olmayacak. Biz açılımı terör örgütü için başlatmadık. Biz Türkiye'nin kardeşliği ve milli birliği için başlattık. Karşısında durmak ihanet olur.
Açılım terörü azdırdı diyenler, teröre ve eylemlerine destek verenlerdir. Öncelikli sorunumuz terör mü, gel oturalım bunu konuşalım. CHP liderine, MHP liderine çağrı yaptık mı yaptık. Hangisi bu işe olumlu cevap verdi? Hiç birisi.
Siz nasıl çözeceksiniz ki. E ben iktidara gelince söyleyeceğim. E sen zaten iktidara gelemezsin ki. Bu millet seni iktidara getirmez ki. Ülkedeki etnik unsurların sorunlarını da çözmek bizim görevimiz. Açılım sürecini taşa tutanlar milli birlik ve kardeşlik adımlarını akamete uğratıyorlar. Bütün bunların amacı 'acaba AK Parti hükümetini nasıl iktidardan düşürebiliriz' amaç bu. Bu ülkede AK Parti iktidarının erken seçim gibi bir lüksü yoktur.
Gelin bu sürece destek verin. Şahsi çıkarlarınızı bir kenara koyun, millet için, milletin huzuru için elinizi taşın altına koyun, dün raporlarla tespit ettiklerinizin arkasında durun. Kim olursa olsun, bundan böyle görevlisi, sorumlusu olduğunuz illere daha sık gidin, gitmediğiniz taktirde büyük bir vebal altına girersiniz. 22 Temmuz'da sizlere bu millet bir emanet verdi. Bu emanet hafta içinde git, yasama görevini yap, bakansan bakanlık görevini yap ama bunun dışında sürekli olarak iline gel diye verdi.
Yargıtay'ın 9 hakime ceza kesmesi... Bu karar ilgili yasalara, anayasaya açık şekilde aleni şekilde ve ilgili yasalara aykırı. Bu karar uluslararası hukuka aykırı. Bu karar ideolojiktir. Hakimlerimizi savcılarımızı korkutmaya yönelik bir hukuk skandalıdır. Hukuk herkese eşit uygulanmalı. Sıradan bir vatandaşa uygulanan hukuk ile başkasına uygulanan hukuk farklı olamaz. Ama malesef 9 hakima yönelik tazminat kararı adeta adamına göre karar alınmış ve hukuk çiğnemiştir. Husus siyasallaştı diye bas bas bağıranlara soruyorum, neden şimdi sesiniz çıkmıyor? ne yuttunuz, hayırdır... Hükümet yargıya müdanhale ediyor diyenlere sesleniyorum, neden sesiniz çıkmıyor. Neden bu ideolojik yaklaşımlar sorgulanmıyor. Kirli planlar ortaya dökülüyor, öyle bir kanun tanımazlık içindeler ki, bütün o kirli planların gereğini yerine getirmekten kimse imtina etmiyor. Anayasada yaptığımız değişikliğin ne kadar hayati ve Türkiye'nin hayrına olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.