'Ortadoğu artık çözüme kavuşturulsun'

'Ortadoğu artık çözüme kavuşturulsun'
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Ortadoğu'daki sorunların temelinde yatan Arap-İsrail ihtilafının adil, yaşayabilir ve kapsamlı bir çözüme kavuşturulmasının zamanının geldiğini söyledi.

İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği'nin (İKÖPAB), Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılmasına yönelik olağanüstü toplantısı başladı.

Toplantıda konuşan Şahin, ''Ben insanım'' diyen herkesin vicdanını kanatan Gazze'ye ilişkin son dönemde yaşanan ''vahim'' olayları ele almak üzere bir araya geldiklerini söyledi.

İsrail'in yıllardır abluka altında yaşan Gazze halkına yardım götürmekten başka amacı olmayan insani yardım konvoyuna uluslararası sularda 31 Mayıs'ta düzenlediği saldırının insanlık tarihine ''kara leke'' olarak geçtiğini belirten Şahin, insanlığın Gazze'ye uzanan şefkat eline yönelik bu saldırıda 8'ü Türk vatandaşı, biri Türk asıllı Amerikan vatandaşı 9 masum insanın hayatını kaybettiğini, çok sayıda sivilin yaralandığını anımsattı.

Şahin, İsrail'in bu saldırı ile sadece 9 sivilin canına kıymadığını, aynı zamanda uluslararası hukukun en temel hükümlerini ayaklar altına aldığını, hak ve hukuk tanımazlığını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti.

TBMM Başkanı Şahin, ''İşte tam da bu nedenle yaşanan vahşet karşısında sadece İsrail değil, tüm uluslararası toplum ciddi bir sınavdan geçmektedir'' dedi.

''YOL HARİTALARI İLE DEĞİL...''

Türkiye'nin yıllardır Ortadoğu'daki sorunların birbiriyle bağlantılı olduğunu, bölgenin bir ucunda yaşanan bir sorunun diğer ucundaki sorun ve çatışmaları tetiklediğini vurguladığını hatırlatan Şahin, bu yüzden Ortadoğu'daki sorunların çözümüne bütüncül bir yaklaşımla eğilmek gerektiğini söyledi.

Şahin, Ortadoğu'daki sorunların temelinde yatan ve kalkınma yolunda tüm bölge halklarının ayağına adeta pranga olan Arap-İsrail ihtilafının adil, yaşayabilir ve kapsamlı bir çözüme kavuşturulmasının zamanının geldiğini belirtti.

Şahin, şöyle devam etti:

''Bu sorunun tam merkezinde yer alan İsrail-Filistin anlaşmazlığı ise yıllardır bölgemizde özlemini duyduğumuz barış, huzur ve istikrar ortamının önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır. Bu engelin artık yol haritaları ile değil, yolun sonuna odaklanılmak suretiyle aşılabileceğinin anlaşılması gerekmektedir. Maalesef bölgemizdeki problemler her geçen gün ağırlaşmakta, içinden çıkılması güç bir hale dönüşmektedir. Doğruları çekinmeden ortaya koymamız, geçici çözümleri bir kenara bırakarak enerjimizi adil, kalıcı ve kapsamlı çözüm arayışlarına yoğunlaştırmamız zorunluluk taşımaktadır. Devlet adamları olarak görevimiz sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak değildir. Bizden sonraki kuşakların geleceğini de teminat altına alacak uzun vadeli bir vizyonu hayata geçirmektir. Bu anlayışla başta İsrail ile Filistin arasındaki müzakereler olmak üzere, barış sürecinin tüm kanallarda yeniden başlatılması yönündeki girişimleri desteklemek gerekir.''

TBMM Başkanı Şahin, mazlum Filistin halkının davasını kendi davaları olarak gördüklerini belirterek, İsrail-Filistin ihtilafının iki devletli çözüm temelinde, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasıyla çözülmesini arzu ettiklerini kaydetti.

''AKIL, İZAN VE İNSANLIĞA SIĞMIYOR''

Türkiye'nin, Filistinlilerin yıllardır özlemini çektiği devletlerine kavuşması için desteğini esirgemediğini ve esirgemeyeceğini dile getiren Şahin, ''İsrail'in Gazze'ye uyguladığı insanlık dışı ablukanın sürdürülmesinin akıl, izan ve insanlığa sığmadığını çekinmeden tüm muhataplarımızın dikkatine getirmeye çalıştık, getirmeye de devam edeceğiz'' diye konuştu.

Şahin, 21. yüzyılda güvenliğin insanların duvarlarla, tel örgülerle ve kontrol noktaları ile kuşatılmasından değil, insanlara onurlu bir yaşam standardına ulaşma hakkı sağlanmasından geçtiğini kaydetti.

Şahin, 1,5 milyonluk nüfusunun yarısından fazlasını 20 yaşın altındaki gençlerin oluşturduğu, işsizlik, fakirlik ve mahrumiyetin kriz noktasına ulaştığı Gazze'ye uygulanan ablukanın, her zaman olduğu gibi yine en fazla masum sivillerin hayatlarını olumsuz yönde etkilediğinin bir gerçek olduğunu söyledi.

''DÖNÜM NOKTASI OLDU''

İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren konvoya yönelik saldırısının, bu konuları çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdiğini ifade eden Şahin, şöyle devam etti:

''Üzülerek ifade etmeliyim ki konvoyda kaybedilen canlar, yıllardır seslendirdiğimiz ama büyük ölçüde göz ardı edilen gerçeklerin bu kez inkar edilemeyecek şekilde idrak edilmesini sağlamıştır. Bu saldırı, sadece Gazze bakımından değil, tüm bölgemiz için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu musibetin yarattığı fırsatın en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, hesap verebilirlik, saydamlık gibi değerler herkes için geçerli olmalıdır. Bundan böyle, bölgede halklarımızın vicdanına sığmayan, uluslararası hukukun en temel ilkelerini ihlal eden ve insanlık onurunu ayaklar altına alan eylemler karşısında sessiz kalınmamalıdır. İsrail'in saldırısının yarattığı tepkiler, hiçbir abluka veya engelin ebediyen ayakta kalamayacağını kanıtlamıştır. Uluslararası toplumda yaşanan bu dönüşümü halen görmekten kaçınan İsrail'in de gerçeklerle yüzleşme zamanı gelmiştir.''

Türkiye'nin, insani yardım konvoyuna yönelik saldırı üzerine şiddetli tepki gösterdiğini ve saldırının diğer ülkeler ve uluslararası örgütler tarafından kınanması için gerekli girişimlere derhal başladığını belirten Şahin, saldırının sadece Türkiye değil, uluslararası toplumun büyük kesiminin de sert tepkisiyle karşılaştığını ve kınandığını söyledi.

Bu çerçevede, 3 ülkenin İsrail'deki Büyükelçisini çektiğini veya diplomatik ilişkisini askıya aldığını, ayrıca toplam 117 ülkenin İsrail saldırısını eleştirdiğini veya kınadığını anlatan Şahin, toplam 23 ülkenin parlamentosu veya yerel meclislerinde saldırıyı eleştiren veya kınayan bildiriler yayınlandığını veya kararlar kabul edildiğini dile getirdi. Şahin, bu çerçevede, TBMM'de tüm siyasi partilerin ortak tutumuyla saldırıyı şiddetle kınayan bir bildiri kabul edildiğini de anımsattı.

Bu bağlamda, Dişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun BM Güvenlik Konseyi’ni saldırının gerçekleştiği gün acil toplantıya çağırdığını ve toplantıda İsrail'in uyguladığı şiddeti güçlü ifadelerle kınayan bir konuşma yaptığını belirten Şahin, toplantı sonunda BM Güvenlik Konseyinin de İsrail'in saldırısıyla ilgili kınama içeren bir Başkanlık Açıklaması yayınladığını hatırlattı.

Şahin, aynı şekilde Türkiye'nin girişimleri sonucunda, BM İnsan Hakları Konseyinde 1 Haziran günü acil görüşme düzenlenmesinin sağlandığını, toplantı sonunda İsrail'in saldırısının sert şekilde kınandığını, Konsey Başkanı tarafından bağımsız bir Uluslararası Veri Toplama Misyonu kurulması kararı alındığını anımsattı. Şahin, Türkiye'nin, BM Genel Sekreteri'nin bağımsız bir uluslararası Soruşturma Komisyonu kurulması önerisini kabul ettiğini kaydetti.

''İSRAİL AYNI CESARETİ GÖSTERMEKTEN KAÇINDI''

TBMM Başkanı Şahin, şöyle konuştu:

''Buna karşılık, İsrail aynı cesareti göstermekten kaçınmış, kendi kurduğu ulusal nitelikli komisyonunun yürüteceği soruşturmayı yeterli görmüştür. Oysa, adil bir davada zanlı ve yargıcın aynı kişi olamayacağı kuşkusuzdur. İsrail’in bir an evvel sorumluluk bilinciyle hareket ederek BM Genel Sekreteri’nin önerdiği uluslararası soruşturma komisyonunu kabul etmesini uluslararası toplum beklemektedir. BM kapsamındaki girişimlerimize paralel olarak, yine ülkemizin çağrısı üzerine NATO Konseyi de 1 Haziran günü saldırıyı ele almış, toplantı sonunda NATO Genel Sekreteri, can kayıplarından duyulan üzüntünün dile getirildiği ve buna yol açan güç kullanımını kınayan bir açıklama yapmıştır.

6 Haziran günü Cidde'de İKÖ Olağanüstü Genişletilmiş İcra Komitesi Toplantısının düzenlenmesi saldırı sonrasında gösterdiğimiz yoğun çabaların diğer bir sonucunu teşkil etmiştir. Tepkimizin güçlü şekilde dile getirildiği toplantıda, tüm İKÖ üyeleri İsrail’in saldırısını kuvvetli ifadelerle kınamışlardır. Toplantı bitiminde kabul edilen sonuç bildirgesinde de bu bağlamdaki ifadeler tekrarlanmıştır.

9 Haziran günü İstanbul’da düzenlenen Türk Arap Forumu Dışişleri Bakanları 3. Toplantısına katılan tüm ülkelerin temsilcileri gerek ikili görüşmelerde, gerek toplantı marjındaki beyanlarında İsrail’i kuvvetli ifadelerle kınamışlardır.

Parlamentolararası Birlik Türk Grubu İsrail’in saldırısını kınamak amacıyla 1 Haziran günü bir bildiri yayınlamış, bildirimizin ardından aynı gün Parlamentolararası Birlik Başkanı olayı kınayan bir açıklama yapmıştır.

Uluslararası Denizcilik Örgütü Genel Sekreteri yoğun girişimlerimiz sonucu 11 Haziran’da yaptığı basın açıklamasında, saldırıda yaşanan can kayıpları ve yaralanmalar nedeniyle tepkisini dile getirmiştir.''

TALEPLER

Avrupa Parlamentosunun 16 Haziran’da düzenlenen toplantısında da İsrail saldırısının güçlü şekilde eleştirildiği bir karar alındığını da hatırlatan Şahin, sözlerine şöyle devam etti.

''Ülkemiz, İsrail saldırısının hemen akabinde önümüzdeki dönem için planlanan askeri tatbikatları ve enerji projeleri ihalelerini iptal etmiştir.

BM Güvenlik Konseyinin Başkanlık Açıklaması’nda yer aldığı şekilde BM Genel Sekreteri’nin himayesinde uluslararası bağımsız bir araştırma komisyonu kurulması yönündeki talep ve beklentimize ilaveten, ülkemiz, İsrail’den suçunu kabul etmesini, özür dilemesini, maddi ve manevi tazminat ödemesini kararlı biçimde istemektedir.

Bu bağlamda, İslam Konferansı Örgütü üyesi dost ve kardeş ülkelerden de beklentimiz; bu konuda uluslararası platformlarda yürüttüğümüz çabalara tam destek sağlamalarıdır.

Ayrıca, halklarımızın iradesini temsilen bir araya gelerek haksızlık ve adaletsizlik karşısında sergilediğimiz bu dayanışmanın, tüm dünyaya güçlü bir mesaj vereceğine inanıyorum.

Bizim buradan vereceğimiz güçlü mesaj, İKÖ İcra Komitesinin, İsrail’in konvoya yönelik saldırısından sonra 6 Haziran günü toplanarak aldığı İsrail’i şiddetle kınayan kararını destekleyen bir nitelik taşıyacaktır.''

''HAFİFLETME, SORUNU ÇÖZMEYECEK''

Gazze'ye yönelik yaklaşık 35 aydır İsrail tarafından sürdürülen insanlık dışı ablukanın hafifletilmesine yönelik alınacağı açıklanan tedbirlerin sorunu çözmeyeceğini, sadece erteleyeceğini belirten Şahin, ''Bölgesel barış ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturan bu uygulamaya artık tam anlamıyla son verilmelidir'' dedi.

Şahin, şöyle devam etti:

''Bu bağlamda, Gazze halkının yanında olduğumuzu ve İsrail'in ablukası tamamen kaldırılmadan bölgemizde kalıcı istikrar yolunda somut bir adım atılamayacağını, Meclis Başkanları olarak dünyaya beraberce ve güçlü ifadelerle bir kez daha ilan etmemiz büyük önem taşımaktadır.

Benzer şekilde, Filistin halkı bunca acı çekerken ve kendi davalarına sahip çıkmaları her zamankinden daha fazla önem kazanmışken, Filistin'deki bölünmüşlüğün hala giderilememesi de hepimizin sorumluluk taşıdığı büyük bir eksikliktir.

Filistin’de kanayan bir yara teşkil eden ve Filistin davasına zarar veren bu bölünmüşlüğün artık sona erdirilmesi zaruridir. İslam dünyası olarak bu konuda da üzerimize düşen sorumluluklardan kaçınmamalı, samimi ve yapıcı bir yaklaşımla Filistinli kardeşlerimize yardım elimizi uzatmalıyız.

Türkiye bu konuda kendisinden beklendiği ölçüde her türlü desteği ve katkıyı devam ettirmeye hazırdır. İslam Konferansı Örgütü ülkelerinin teşkil ettiği coğrafyada, Gazze'de uygulananın benzeri bir ambargo, BM ve İKÖ kararları hilafına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne de uygulanmaktadır. İslam dünyasından beklenen, Gazze için gösterdiğimiz dayanışmanın mazlum Kıbrıs Türk halkı için de sergilenmesidir.''

Sorunların diyalog yoluyla ve karşılıklı anlayış çerçevesinde ele alınması ve çözülmesinin temel ihtiyaç olduğunu kaydeden Şahin, ''Bunun bir gereği olarak tarafların uluslararası hukuka, birbirlerinin haklarına saygı göstermesi, endişelerini anlamaya çalışması ve bu ortak soruna ortak bir çözüm geliştirmesi önem taşımaktadır. Biz, Türkiye olarak Ortadoğu’da barış, istikrar ve refah görmek istiyoruz. Filistinli kardeşlerimize içinde bulundukları zor koşulların ve sıkıntıların aşılması yönündeki her türlü desteği bundan sonra da kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz'' diye konuştu.

AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.