Bağış: AB üzerine düşeni yapmalıdır
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, PKK'nın sadece bir terör örgütü değil, aynı zamanda AB'deki en önemli suç örgütlerinden biri olduğunu belirterek, ''Biz AB'nin sorunlarını çözme konusunda nasıl üzerimize düşeni yapıyorsak, Avrupa'nın da Türkiye'nin önem verdiği bu konuda kendi üzerine düşeni yapma konusunda kararlılığı göstereceğine inanıyoruz'' dedi.
Bağış, Türkiye-AB Siyasi Diyalog Toplantısı sonrasında düzenlenen basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''Terörle mücadele konusunda Başbakan'ın özel isteği olduğunu ifade ettiniz ve 'gerekli destek' gibi bir kelime kullandınız. 'Gerekli destek' ne anlama geliyor ve AB bu konuda somut olarak ne gibi yardımlarda bulunacak?'' sorusu üzerine Bağış, şunları söyledi:
''PKK sadece bir terör örgütü değil, aynı zamanda AB'deki en önemli suç örgütlerinden bir tanesidir. PKK'nın bugün AB üyesi ülkelerde insan, uyuşturucu ve hatta silah kaçakçılığı yaptığı bilinen bir gerçektir. Bu yüzden AB üyesi birçok ülke PKK'yı terör örgütü listesine koymuştur. Ama bu ülkelerde terör örgütünün bazen farklı isimler altında sanki sivil toplum kuruluşu gibi yardım toplama çabalarına ve oradan farklı şiddet içeren yayın sinyali göndermelerine seyirci kalmaları tüm kamuoyunu olduğu gibi bizleri de rahatsız etmektedir.
Sayın Ashton ve Füle'nin talimatlarıyla AB'nin terörden sorumlu koordinatörü iki gün önce ülkemizdeydi. Bizim istihbarat ve güvenlik makamlarıyla çok kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdiler. Bu görüşmeler sonucunda yeni kurulacak mekanizmalarda bu konularda daha fazla işbirliği bekliyoruz. Bu ülkelerdeki PKK mensuplarının yakalanarak, Türkiye'ye iade edilmesini bekliyoruz. Bu ülkelerin içindeki faaliyetlerin durdurulmasını bekliyoruz. Çünkü şuna inanıyoruz, hepimiz güvencede olmadıkça aslında hiç birimiz güvencede olamayız. Teröristin iyisi kötüsü olmaz. Teröre karşı mücadelede el ele vermemiz gerekir. Biz AB'nin sorunlarını çözme konusunda nasıl üzerimize düşeni yapıyorsak, Avrupa'nın da Türkiye'nin önem verdiği konuda kendi üzerine düşeni yapma kararlılığını göstereceğine inanıyoruz.''
-''ÜMİT EDERİZ Kİ DIŞ POLİTİKAYLA İLGİLİ FASIL DA GECİKMEDEN AÇILSIN''-
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bir soru üzerine, AB mekanizmalarının, altı ayda bir yapılan Troyka toplantılarının yeterli olmadığını belirterek, altı ayda bir ve genel ifadelerle geçen toplantılar yerine haftalık ve aylık görüşmelerin yapılacağı yeni mekanizmalar kurulacağını anlattı.
Böylece Türkiye ile AB arasında dış politika koordinasyonunun başarıyla yürütüleceğini belirten Davutoğlu, ''Ümit ederiz ki dış politikayla ilgili fasıl da çok gecikmeden açılsın. Bu, AB'nin ciddiyetini ve kararlılığını gösteren bir husustur. Dış ilişkiler faslı askıda kalırken bu mekanizmaların işliyor olması çok tutarlı olmaz'' dedi.
-CLINTON İLE GÖRÜŞME-
Bir gazetecinin, ''ABD Dışişleri Bakanı Clinton'ın, Türkiye'nin İran'ın nükleer programı konusunda devreden çıkmasını istediği yönünde iddialar var. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?'' sorusuna da Davutoğlu, şu yanıtı verdi:
''Kapsamlı ve faydalı bir görüşme oldu. Sadece İran değil, Kafkasya ve Balkanlar'daki gelişmeleri de ele aldık. İsrail'in saldırısı sonucu ortaya çıkan durumu kapsamlı şekilde ele aldık. Bütün bu konularda biz tam bir ittifak anlayışı içinde ve hepimiz bu sürecin içinde olarak konuştuk. Bütün bu konularda birlikte çalışma iradesi ortaya konmuştur. Sürecin içinde olmak ya da olmamak hususu Türkiye için teknik konu değildir. İran Türkiye'nin komşusu. Bölgemizde olan her konu, kimse bize 'şöyle' veya 'böyle' demeksizin, sürecin içinde olduğumuz bir konudur. Bunu da en iyi Clinton ve ABD yetkilileri bilmektedir. İran konusunda atılacak adımlar konusunda bir yandan Tahran anlaşması masadadır, diğer taraftan Celili'nin Ashton'a yazdığı mektup ile yeni bir sürecin başlaması söz konusudur. Türkiye her iki konuda da elinden geleni yapmaya devam edecektir. Ne sürecin içinde olma gibi bir telaşımız var, çünkü bizim olmadığımız hiçbir süreç olmaz, bunu açık söylüyorum ne de ABD tarafından ve Clinton tarafından bize böyle bir konu aktarılmıştır. Bütün bu süreci daha iyi koordinasyon içinde yürütme irademiz vardır.''
-''HATAYI İŞLEYEN TARAF GEREĞİNİ YAPMALIDIR''-
Davutoğlu, ''İsrail, Mavi Marmara gemisinde yaşananları araştıran komisyonun raporunu kısmen açıkladı. Türkiye'nin görüşü ne olacak?' sorusu üzerine, ''İsrail ordusunun yürüttüğü soruşturmayla ilgili açıklama yapıldı. Gerek istihbarat gerekse operasyonel düzeyde hata yapıldığı vurgusu var. Biz baştan itibaren uluslararası komisyon ısrarımızı sürdürüyoruz. Madem ki hatalı olduklarını kabul etmişlerdir, gereğini yapmalarını bekliyoruz. Çünkü ortada sadece bir hata değil, suç vardır. Hiçbir ülkenin hakkı olmadığı şekilde bir konvoya müdahale edilmiş ve 9 sivil katledilmiştir. Bu hata değil, suçtur. Bu suçu ortaya çıkaran bir hata varsa o hatayı işleyen taraf gereğini yapmalıdır. Gereğinin ne olduğunu da onlar iyi biliyorlar. Bu hatayı kabul etmeleri de olumludur. Türkiye sonuna kadar bu meselenin takipçisi olacaktır'' şeklinde konuştu.
Bir gazetecinin, ''Başbakan Erdoğan 'AB ülkeleri PKK'nın terör örgütü olduğunu kabul ediyorlar ama kabul yeterli değil, bir şeyler yapılmalı' demişti. Toplantıda ve dün Clinton ile bir şeyler yapılması konusu gündeme geldi mi?'' sorusu üzerine de Davutoğlu, ''Bu konuda sadece terörü kınama yetmez. Teröre karşı ortak bir eylem içinde olmak uluslararası medeni toplumların sorumluluğudur, müttefiklerin ortak sorumluluğudur'' dedi.
Bu konuyu konuştuklarını, Clinton'un da kararlı desteğin süreceğini ve ellerinden geleni yapacaklarını vurguladığını ifade eden Davutoğlu, ''Biz ABD'nin Irak'taki etkinliğini de göz önüne aldığımızda bu işbirliğine çok önem veriyoruz. Operasyonel alandaki işbirliğinin artmasını da önemli görüyoruz. Toplantıda da bu konuları ele aldık. PKK'ya ve terör örgütlerine karşı dayanışmanın daha aktif devam etmesini bekliyoruz'' dedi.
Davutoğlu, dün gece BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile İsrail'in saldırısına ilişkin sürdürülen uluslararası çabalarla ilgili telefonda görüştüğünü belirtti.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.