Bahçeli'nin derdine bak
Bahçeli, 15 Mart 2008’deki yazılı açıklamasında kapatma davası ile ilgili yaklaşımlarını dile getirdiklerini hatırlatarak başladığı konuşmasında, ilginç çıkışlarda bulundu.
"TÜRKİYE ZATEN BİR KRİZ ORTAMINDA"
"AK Parti’nin kapatılması için başlatılan süreçle Türkiye çalkantılı bir duruma girmiştir. Devlet ve toplum hayatımızı derinden etkileyecek, ağır bir siyasi kriz dönemi yaşanabilecektir. Esasen zaten çok ağır sorunlarla yüklü gündeminin bir siyasi kriz ortamına sürüklenmesi bir kaos ortamını doğuracaktır. Türkiye çok ciddi iç ve dış güvenlik sorunları ile karşı karşıyadır. Kanlı terör ve ayrılıkçı emeller zemin kazanmış, milli birliğimizi ateşe atacak durumlar hat safhaya ulaşmıştır" diyen Bahçeli, AK Parti için açılan kapatma davasının sakıncalarını ise şöyle özetldi:
BAHÇELİ'DEN İLGİNÇ GEREKÇELER
"Böyle bir ortamda iktidar partisinin kapatılması süreci şu sonuçları doğuracak. Laikliği yıkmayı amaçlayan eylemlerin odak noktası olmakla suçlanan parti büyük bir meclis çoğunluğu ile tek başına iktidardadır. Bu siyasi parti dava süreci boyunca anayasal sınırlar içinde bütün hükümet yetkilerini kullanacak. TBMM’de yasama tasarrufunda bulunacak ve Türkiye’nin kaderini ilgilendiren konularda uygulamalarda bulunacaktır. Türkiye’yi bu güç ve tehlikeli dönemde cumhuriyeti yıkmakla suçlanan siyasi kadrolar yönetecektir. Bunun normal bir durum olmadığı ortadadır. Bundan sonraki tüm uygulamalar şaibeli bir hal alacaktır."
BAŞBAKAN ERDOĞAN'I SUÇLADI SAVCIYI GÖRMEDİ
Bununla da yetinmeyen Bahçeli, kapatma davasınıın açılmasının ardından Başbakan Erdoğan'ın tepkilerini de eleştirerek, erdoğanı istismarcılıkla suçladı. Bahçeli; "14 Mart 2008 tarihi başbakan için de önemli bir durum olmuş ve geniş bir istismar alanını önüne sermiştir. Hukuki bakımdan anayasaya uygun olsa da kapatma davası Başbakana mağduriyet edebiyatı yapmak için yeni bir şans tanımıştır. Demokrasi kahramanı olma hevesi peşindedir. Açılan kapatma davasının AKP’ye bu yönde bir etki yapması hazin bir tecelli olarak kabul edilmelidir. Siyasi çıkmazın ağır kaosa dönmesi ihtimali karşısında iyi niyetli çabalar sarfedilmeli. Siyasi parti kapatma konusundaki talihsizlikler üzerinde iyi düşünülmelidir. Siyasi partileri kapatacak tek yer Türk milletidir ve sandıktır."
AK PARTİLİLERİ DE "SAĞDUYULARINI YİTİRMEKLE" SUÇLADI
Bahçeli'nin konu ile ilgili diğer değerlendirmeleri şöyle: "MHP bu konuda somut bir düşünce gerçekleştirdi ve bunun kamuoyunda tartışılması amacıyla AKP ve CHP'ye sunuldu. Bunun için, siyasi partilerin anayasa ve kanunlar çerçevesinde faaliyet göstermeleri, eylemelerinin devletin bağımsızlığına, demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı olamayacağı temel bir normdur. Mevcut hükme göre bir siyasi partinin bu nitelikteki fiillerin işlenmesi için odak haline geldiğinin anayasa mahkemesince tespit edilmiş olması gerekmektedir. Parti kapatma yerine ihtar ve uyarı yolları da kullanılabilecektir. En doğru hareket noktası, bireysel sorumluluk noktasında odaklanan bu yöntem olmalıdır. Aksi bir durum, ateşin üzerine benzinle gitmek olacak ve daha ağır bir siyasi ve anayasal krize yol açacaktır. Açılan davanın kamuoyuna duyurulmasının ardından AK Partili yetkililerin açıklamaları, muhatap oldukları kurumların ciddiyetini anlamadıklarını göstermektedir. AKP'li yetkililer sağduyularını kaybetmiştir. Böyle durumlar bu parti hakkındaki kuşkuları arttıracaktır. Bu güne kadarki icraatları kuvvetler ayrılığı ilkelerini benimsemediklerini göstermiştir. AKP kendi geçmişindeki yol haritasına da bakmalıdır."
"AKP TEHLİKELİ OYUNDAN VAZGEÇMELİ"
"Türk devletinin dinamiklerinin yıprandığı, kardeşliğimize zarar verildiği, bütün kurumlarla çekişildiği, milli ve manevi değerler üzerinde siyaset yapıldığı ortadadır. Mahpushane edebiyatı henüz hafızalardadır. AKP’ye bir ders vesilesi olması gerekirken, AKP hassas konularda siyasal tartışmaları alevlendirmeyi tercih etmiştir. Yaşanan son gelişmeler karşısında rasyonellikten uzaklaşan AKP’nin bu tehlikeli oyundan vazgeçmesi ve yargı sürecini saygı ile beklemesi yerinde olacaktır."
"YARGI KARARINI SAYGI İLE BEKLİYORUZ"
"Siyasi partiler, demokratik rejimin vazgeçilmez hatta olmazsa olmazları ve milletin demokratik yansımalarıdır. Buna son verilmesi arzu edilen bir netice değildir. Başbakanın muhalefete yönelik suçlamaları talihsiz beyanlardır. Başka partilerin siyasetten men edilmesi için sandık başından başka bir yöntemi asla benimsemeyen bir harekettir MHP. Bu konuda yüce yargının vereceği kararı saygı ile beklemek en doğru yol olacaktır.
"AYAKLANMA PROVALARINA DİKKAT"
Bahçeli, konuşmasının son bölümünde ise yaklaşan Nevruz bayramına değindi ve tahrikler karşısında dikkatli olması uyarısında bulundu. İşte o ifadeler: "Bölücü tahrik ve taleplerin yoğunlaştığı bir ortamda yaklaşan nevruz herkesin hassas olması gereken bir durum halini almıştır. Bölücü mihrakların organize kitlesel eylemleri ve ayaklanma provaları ile sokaklara çıkacakları açıktır. Bu eylemlerin Büyükşehirlerde yapılması beklenmektedir. Gerginlik ve çatışma ortamına zemin hazırlanacaktır. Teröre destek veren belediyeler ve DTP başrol oynayacaktır. AKP hükümetinin bu eylemler ve ihanet provaları karşısında nasıl bir tutum sergileyeceği görülecektir. AKP hükümetinin bu kez kararlı bir tutum sergilemesini beklediğimizi belirtmek isterim."
BAHÇELİ ÜLKÜCÜLERE DE SAĞDUYU ÇAĞRISI YAPTI
"Türk milletinin sağduyusunu korumasını tembihliyorum. Türkiye’yi bir gerginlik ortamında sürüklemek için bir kez daha bir ihanet oyunuyla karşı karşıya olduğumuzu unutmayacaksınız. Bu oyuna gelmemek için azami derecede uyanık olacaksınız. Hiçbir şart altında sokak çatışmalarının odağı olmayacaksınız. Sükunetinizi ve vakur duruşunuzu koruyacaksınız. Bölücü mihraklar ne kadar istismar ederse etsin Nevruz, bütün soydaşlarımız için bir bayram günüdür. Nevruz, gerek toplumsal hayatımızda gerekse kişisel yaşamımızda karşımıza çıkan umutsuzluğun geride bırakıldığı maddi ve manevi atılımların başlangıcı olmalıdır. Büyük Türk milletinin sahip olduğu hürriyet ruhunun kabararak taştığı bir meşale olarak ne mutlu ki hiç sönmeden günümüze kadar ulaşmıştır. Hepinizin yaklaşan nevruz bayramını kutluyorum."
(habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.