Erdoğan olay iftarda konuştu!
Hazreti Mevlana'nın Mesnevi'ye başladığı "Dinle, bu ney neler hikayet ediyor, Ayrılıklardan şikayet ediyor. Kestiler beni bir kamışlıktan, feryadımla ağladı cümle insan" dizeleriyle başlayan Erdoğan, bölgede yaşanan çatışmaların, yaşanan acıların bir gün dineceğine, bölgede barışın, adaletin, hukukun mutlaka ve mutlaka egemen olacağına tüm yürekleriyle inandıklarını belirtti.
"Merkezinde bulunduğumuz geniş coğrafyanın, ilelebed savaşlarla, ebediyen gözyaşıyla ve kanla anılacağına asla ve asla inanmıyoruz." diyen Erdoğan, Türkiye olarak da işte bu inançtan, bu umuttan yola çıkarak, bölgede barışın kalıcı olarak tesis edilmesi için insanüstü gayret gösterdiklerini vurguladı. Avrupa Birliği'ne tam üyeliğin Türkiye'nin stratejik hedefi ve bir devlet politikası olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Hükümetimiz, bu stratejik ve tarihi hedefi gerçekleştirmek yolunda en kapsamlı ve en somut adımları atan bir hükümettir. Avrupa Birliği'ne üyelik noktasında, toplumumuzda, en baştaki heyecanın zaman zaman kaybolduğu bir gerçektir. Ancak, altını çizerek ifade ediyorum, kimi zaman toplumda görülen heyecan kaybı, Hükümetin kararlılığının azalmasından değil, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik tavırlarından kaynaklanmaktadır. AK Parti Hükümetinin, Avrupa Birliği noktasındaki samimi gayretlerinin en bariz ve en yakın göstergesi, Anayasa'da yaptığımız en son değişikliklerdir." dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde muhalefet partilerinin yoğun ve anlamsız direncine rağmen 26 maddelik bir Anayasa değişikliğini Genel Kurul'dan geçirdiklerini ama anamuhalefet partisinin bu değişikliği Anayasa Mahkemesine götürdüğünü hatırlatan Erdoğan, şöyle devame etti: "12 Eylül tarihinde bu 26 Maddelik paket, halkoyuna sunulacak. Ben inanıyorum ki, değişime her zaman açık olan halkımız, 12 Eylül'de çoğunlukla evet diyerek bu değişiklikleri kabul edecektir. Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne daha da yakınlaştıracak, Türkiye'nin kurumlarını Avrupa Birliği kurumlarıyla eşdeğer hale getirecek bu değişim hareketine Avrupalı dostlarımızın da güçlü şekilde destek vermelerini bekliyoruz."
"AB KONUSUNDA ARTIK YAPAY ENGELLER ÇIKARILMAMALI"
Avrupa Birliği (AB) konusunda Türkiye'nin karşısına artık yapay engeller çıkarılmamasını isteyen Erdoğan, Kıbrıs meselesinin art niyetli bir şekilde kendi esaslarından uzaklaştırılarak Türkiye ile AB arasında bir soruna dönüştürüldüğünün altını çizdi. Kıbrıs konusunda Ada'nın güneyini tek taraflı olarak 2004 yılında üyeliğe kabul eden AB'ye de büyük görev düştüğünü ifade eden Erdoğan, verilen sözlerin tutulmadığını, mevcut durumun düzeltilmesi için çözüm yolunda yapıcı ve irade sahibi bir tutum izlenmesi için AB'ye bir kez daha çağrıda bulundu.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden uzaklaşmadığını vurgulayan Erdoğan, "Tam tersine, Anayasa Değişikliği örneğinde de görüldüğü gibi Türkiye Avrupa Birliği ile bütünleşme yolunda kararlılıkla ilerliyor. Avrupa Birliği çabalarımızın yanı sıra, G-20 zirvelerine katkı sunuyoruz, Medeniyetler İttifakı gibi son derece önemli bir girişimde İspanya ile birlikte eşbaşkanlık görevini yürütüyoruz. Ancak, yüzü Batı'ya dönük olan Türkiye'nin, sırtını Doğu'ya dönmesi tabiatıyla beklenemez. Hükümet olarak, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyleri ve Stratejik Ortaklıklar tesisine büyük önem veriyoruz. Bu işbirliği ve istişare mekanizmalarını Suriye, Irak, Lübnan, Mısır, Ürdün ve Libya'nın yanısıra, Rusya, Yunanistan, Bulgaristan ve Ukrayna'yla da tesis ediyoruz. Brezilya ve Romanya'nın yanısıra, Kazakistan ve Malezya'yla da Stratejik Ortaklığa gidiyoruz. Biz, tek yönlü bir dış politika değil, kucaklayıcı, kapsayıcı bir dış politika, etkin, proaktif bir dış politika yürütüyoruz." diye konuştu.
Amerika Birleşik Devletleri'yle geliştirilen model ortaklık ve stratejik işbirliğinin tüm boyutlarıyla devam ettiğini dile getiren Erdoğan, Başkan Obama yönetiminin de çok boyutlu ilişkilerimizin güçlü bir şekilde devamı yönünde kararlı bir duruş sergilemekte olmasından memnuıniyet duyduklarını kaydetti.
"TERÖR ÖRGÜTÜ KARŞISINDA TÜM DOSTLARIMIZDAN DAHA AKTİF VE SAMİMİ BİR TUTUM SERGİLEMELERİNİ BEKLİYORUZ"
12 Eylül'de halkın büyük çoğunluğunun evet oyu vererek kabul edeceği Anayasanın Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada çok daha farklı bir konuma yerleştireceğini vurgulayan Erdoğan, "Ancak, bu noktada önemli bir sorunumuzu da burada bir kez daha dile getirmek durumundayım. Türkiye'nin Avrupa kurumlarıyla bütünleşmesi, demokratikleşmesi, özellikle de ekonomide rekor düzeyde atılım gerçekleştirmesi, uluslararası desteği olan terör örgütünü ciddi şekilde rahatsız ediyor ve terör kanlı yüzünü her fırsatta sergilemekten çekinmiyor. Son dönemde çok sayıda güvenlik görevlimiz, terör saldırıları nedeniyle hayatını kaybetti, bazı ilçelerimizde kitlesel kışkırtma senaryoları devreye alınmak istendi. Özellikle, Anayasa değişikliği için yapılacak Halkoylaması öncesinde artan terör eylemlerini biz, terör örgütü tarafından süreci sabote etme çabası olarak görüyoruz. Türkiye'nin güvenliğine ve istikrarına olduğu kadar, bölgenin ve Avrupa'nın da güvenlik ve istikrarına kasteden bu terör örgütü karşısında tüm dostlarımızdan daha aktif ve daha samimi bir tutum sergilemelerini bekliyoruz. Bütün uyarılarımıza, bütün delillerimize rağmen, bazı ülkeler tarafından terör örgütüne ve uzantılarına karşı müsamaha gösterilmesi bizi üzmektedir. Açık bir şekilde Taşeron olarak kullanılan terör örgütüne karşı dayanışma beklediğimizi, samimiyet beklediğimizi, artık somut adımlar beklediğimizi burada bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum." şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının ardından büyükelçiler ve misyon şeflerine uluslararası sanatçımız Mercan Dede, semazenler eşliğinde ney konseri verdi. İftar yemeği menüsünde ise konuklara Adana usulü analı kızlı çorba, salata, su böreği, incik kuzu ve pilav, demir hindi şerbeti, güllaç ve Adana halkası ikram edildi.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.