Arınç: Muhtıraya rağmen korkmadık
Arınç, Konya'nın Seydişehir ilçesinde partisinin ilçe başkanlığını ziyaret ettikten sonra Seyit Harun Bulvarı'nda halka hitap etti.
AK Parti'nin 14 Ağustos 2001'de kurulduğunu, 1 yıl sonraki seçimlerde tek başına iktidara geldiğini anımsatan Arınç, şunları kaydetti:
"Yeni kurulan bir parti olarak iktidara geldik. 30-40-50 yıllık partiler vardı. Hepsi eskimiş, yıpranmış, halkın gözünden düşmüş, millet onlardan fayda ve hizmet görmemiş. Dolayısıyla siyasete karşı çok büyük bir ilgisizlik ve nefret oluşmuş.
2001 yılında tarihin en büyük krizini yaşayan ülkemizde, üç partili koalisyon hükümetine millet, 3 Kasım 2002'de öyle bir ders verdi ki bir yıllık parti olan AK Parti ilk defa girdiği seçimde yüzde 36 oy, 367 milletvekili ile tek başına iktidara geldi. Bu sizin başarınızdır. Konya, Türkiye'deki bu başarının en büyük payına sahiptir."
Arınç, 2002'de 7 partinin parlamento dışında kaldığına işaret ederek, milletin diğer siyasi partilere "büyük bir sille vurduğunu ve tek başına AK Parti'yi iktidar yaptığını" söyledi.
"Ağlamadık, korkmadık"
Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinden de söz eden Arınç, şunları söyledi:
"27 Nisan'da cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda gece yarısı bir bildirimidir, muhtıra mıdır, ne idiğü belirsiz bir yazıyı bir internet sitesine koydular. Bize şunu söylüyorlardı, 'bundan öncekiler biz ne dersek onu yapıyordu'
Ben size Türkçesini söylüyorum, mealini anlatıyorum. Bu bildirinin veya muhtıranın meali şuydu, 'Eskiden biz gık dedik mi şapkasını alıp kaçarlardı, kaşımızı bir kaldırdık mı yukarıya, ödleri patlardı. Bunlar da fazla oluyor canım, iki seçim kazandılar.
Üstelik bir de AK Parti'den cumhurbaşkanı seçecekler. Üstelik seçecekleri bu adamın hanımının da başı örtülü, olmaz' dediler. Bugüne kadar buna benzer sözlerin karşılığı şuydu; Demirel'in yaptığı gibi şapkayı alıp kaçmak, bir başkasının yaptığı gibi 'başüstüne' demekti.
AK Parti böyle yapmadı. Biz halkın seçtiği hükümetiz, bizim gücümüz halktan ve haktan geliyor. Senin bu söylediklerini aynen sana iade ediyoruz. Biz buradayız hiçbir yere gitmiyoruz. Dimdik durduk boynumuzu eğmedik, ağlamadık, korkmadık ve dedik ki biz bu buyuz, vazifemizi yapacağız. Sandığa gittik 22 Temmuz 2007'de yüzde 47 oy aldık, 347 milletvekili ile yeniden tek başımıza iktidara geldik. Bu üçüncü büyük zaferdir."
"Kahvenin rengi kahverengiymiş"
29 gün sonra sandığı milletin önüne götüreceklerini, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu ve bu söze güvendiklerini anlatan Arınç, millete güvendiklerini söyledi.
Neden "evet" veya "hayır" denmesi gerektiğinin anlatılmasının şart olduğunu ifade ede Arınç, şunları kaydetti:
"Öyle genel başkanlar çıkıyor ki meydanlarda, 'hayır, hayır, hayır' diye bağırıyor. İyi ama niye hayır. 'Hayırda, hayır var' diyorlar. O başka şeyler için söylenir. Neymiş, kahve içmiş de kahvenin rengi kahverengiymiş de kahvenin hatırına bu sefer kahverengiye basacakmışız... Kocaman kocaman adamlar söylüyor bunları, güler misiniz, ağlar mısınız?
Bu Anayasanın içinde Seydişehir'in leblebisi yokmuş, Malatya'nın kayısısı yokmuş, Giresun'un fındığından bahsetmiyormuş Anayasa değişikliği. Bu kadar saçmalık olabilir mi? Anayasa temel hak ve değerleri koruyor. Yoksa fasulye ile bilmem ne ile Anayasa'nın içini doldurmak mümkün değil, ona Anayasada 'demagoji' derler.
Yani milleti böyle ufak tefek şeylerle aldatıp fasulye ile fındıkla mitinglerde millete hoş görünmeye çalışıyorlar. Bir başkasına bakarsanız, bu Anayasa değişikliği ile Türkiye bölünecekmiş, parçalanacakmış."
"Neden bu kadar bağırıyorsunuz?"
Türkiye'nin 1950'de Demokrat Parti'nin iktidara gelişiyle çok partili siyasi hayata girdiğini anlatan Arınç, ancak 2010'a kadar tamamen demokrasi içinde gelinemediğini dile getirerek, şöyle devam etti:
"1960'dan bu tarafa kaç sene geçti? 50 sene geçti. Aynı zamanda muhtıralar oldu, 28 Şubatlar ve günümüze kadar geldik. Anayasalar, Meclis'te yapılır. İlk iki Anayasayı Meclis yaptı, iki Anayasa'yı da darbeciler yaptı.
Utanmıyor muyuz? Hala bir darbe Anayasası ile Türkiye'nin yönetilmesinden, hicap duymuyor muyuz? Bu Anayasa'nın yani 82 Anayasası'nın 60'dan fazla maddesi de bugüne kadar değişti. Bundan önce Anayasa 16 defa değişti, bu 17.si...
İlk defa Anayasa değişikliği oluyormuş gibi, yine Anayasa'nın değişebilen maddelerini ele almışken, neden bu kadar bağırıyorsunuz? MHP, ANAP, DSP koalisyonunda Anayasanın 35 maddesi birden değişti. 35 maddeyi değiştiren o koalisyon, şimdi biz 26 maddeyi değiştirince ortalığı birbirine katıyorlar, 'öldük, bittik' diyorlar."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.