DTP, Ergenekon için ne diyor?
DTP Grup toplantısında konuşan Ahmet Türk, geçtiğimiz günlerde yaşanan Nevruz olaylarını değerlendirdi. Halkın Nevruz kutlamalarında ne istediğini çok düzgün bir şekilde ifade ettiğini savunan Türk, "Halkımız barış dedi, halkımız özgürlük dedi, halkımız kardeşlik dedi. Bu duygularını meydanlarda bütün yüreğiyle haykırmıştır. Halk, Nevruz gösterilerinde çözümün nasıl olacağını da göstermiştir" diye konuştu.
Kürt halkının sorunlarına kulak tıkayarak sorunun çözülmeyeceğini vurgulayan Ahmet Türk, halkın Nevruz gösterilerinde demokratik Cumhuriyet ve kendi kültürüyle, kendi yaşantısıyla özgür birey olma istediğini ortaya koyduğunu söyledi. Nevruz'dan önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay' ile görüşürek, kutlamalara istenilen günde izin vermesini istediklerini ifade eden Türk, Atalay'ın bu konudaki inisiyatifi valilere bıraktığını söylediğini aktardı. Ahmet Türk, ''Talep edildiği gibi izin verilseydi Nevruz, bayram
havasında kutlanacaktı. Biz uyarımızı yaptık. Belirlediğimiz takvimde kutlasaydık, parti olarak disiplini sağlardık, sahip çıkardık. 'Kutlamalar bir günde olduğu zaman topluluğu disiplin altına almaya gücümüz yetmez' dedik. Sonuçta yaşamak istemediğimiz üzüntülü manzarayla karşı karşıya kaldık. İzin verildiği yerlerde coşkuyla kutlandı. Diyarbakır'da en ufak sıkıntı yaşanmadı'' diye konuştu.
Ahmet Türk, Nevruz kutlamaları sırasında halka sert tepki gösterildiğini savunarak, "Türkiye'de kendi halkını joplayan bir anlayışı şiddetle kınıyoruz. Bu manzaraları Filistin'de, Darfur'da gördük. Türkiye'de kendi halkını coplayan, kurşunlayan bir anlayışı şiddetle kınıyoruz'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendileri için "PKK'ya terör örgütü demedikçe onlarla görüşmem" şeklindeki açıklamasının yansımasını gösterdiğini belirten Ahmet Türk, DTP'li bazı milletvekillerinin görüşmeye gittiği bir emniyet müdürünün ''PKK'ya terör örgütü demezseniz, elinizi sıkmam'' diyerek, tokalaşmadığını kaydetti.
Ahmet Türk, "Bu halkı katleden valiler, emniyet müdürleri görevden alınmadığı sürece eylemlerimizi sürdüreceğiz. O şiddet görüntülerini Başbakan'a, TBMM Başkanı'na, Cumhurbaşkanı'na göstereceğiz. Eğer sonuç alınamazsa tüm dünyaya göstereceğiz. Türkiye'deki demokratik yapıyı herkese göstereceğiz. Demokrasi, ucuz bir kavram değildir. Demokrasiye inanmayanların, bu kavramı kullanmasına izin vermeyeceğiz. Herkesin bunu iyi bilmesi gerekir'' şeklinde konuştu.
DTP hakkında açılan kapatma davasına değinen Ahmet Türk, ''Bizim parti kapatmayla ilgili bir derdimiz yok. Alışmışız, telaşlanmıyoruz. Yeniden dokunulmazlığımızı kaldırabilir, partimizi kapatabilir, cezaevlerinin kapılarını bize açabilirsiniz; bunu önemsemiyoruz. Biz demokrasiyi, barışı önemsiyoruz'' diye konuştu.
DTP hakkında kapatma davası açıldığında hiç refleks göstermeyen hükümetin, bugün kendini kurtarma formülü arayışına girdiğini dile getiren Ahmet Türk, "Siz, demokrasi için değil, sizin için olan yerlerde düzenleme yapmaya çalışıyorsunuz. AK Parti'yi kurtarma operasyonu başladı. Gelin demokrasiyi kurtaralım. 'Ergenekon' ortadan kalkmadan demokrasiyi işletemezsiniz. Farklı bir iktidar, farklı bir çete anlayışı Türkiye'ye taşınmamalıdır" diye konuştu.
1915-17 yıllarında başlayan Teşkilatı Mahsusa'nın, bazı olayları çözmek için katillerden yararlandığını, ASALA eyleminde benzer çetelerin kullanıldığını anlatan Ahmet Türk, "Kürt halkının taleplerinin gündeme girdiği bu dönemlerde çetelerin yoğunluk kazandığını görüyoruz. Kürt sorunu gündeme geldiğinde, bu çeteler, toplumun her kesimini ahtapotun kolları gibi sarmalıyor. Ekonomik rant, siyasi rant, iktidarı hedefleyen bir mantığın ortaya çıktığını görüyoruz'' şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.