Erdoğan o manşetlerle vurdu!
"Bugün burada size gönlümü açacağım" diyerek konuşmasına başlayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Demokrasi yoksa bir yerde, orada ekonomi gelişmez. 12 Eylül demokrasimize ağır bir darbe vurdu. Kaybeden yine gencecik fidanlar oldu. Rahmetli Özal'ın mücadelesi Türkiye'yi dünyaya açtı. Yine tahammül edemediler. 28 Şubat süreci milli iradeyi hiçe saydı. Demokratik kazanımları bir bir geri aldı. Bu kardeşiniz 12 Aralık 1997'de Siirtli kardeşlerinin arasında bir şiir okudu. Hüküm giydi. Cezaevinde yattım. Milletimin hayır dualarıyla başbaşa kaldım. Dört duvar arasında umutsuzluğa kapılmadım."
Özgürlüğün kıymetini o duvarlar arasında daha fazla anladım. Demokrasiye olan ihtiyacı çok iyi hissettim. Kimi gazeteler muhtar bile olamaz diye manşet attılar. Bizi dışlamak istediler. Bizi yok saydılar. Siyasetimizi, millete hizmet etme azmimizi küçümsediler. Fikirleri yüzünden mahkum edilen insanların derdini çok iyi biliriz. İnancından ötürü, başındaki örtüsünden ötürü dışlanmanın, üniversite kapılarında boynu bükük kalmanın ne demek olduğunu çok iyi biliriz. Bir gece yarısı sokak ortasında ensesine kurşun sıkılan faili meçhullerin acısını çok iyi biliriz. Köy meydanına toplanan köylülere yapılan eziyeti biliriz."
"Hapisteki oğlunu ziyarete giden ama tek kelime kürtçe konuşamadığı için acısını yüreğine gömen ananın acısını biz biliriz biz. Hakkari'de sabah ezanını okuduktan sonra öldürülen imamı ve ailesinin kederini biz biliriz. Oğlunu dağda çetelere, terör örgütüne kaptırmış ananın gözyaşı benim ciğerime akar. Musa Anter'in acısını, Orhan Miroğlu'nu, Diyarbakır Cezaevi'nde çekilen acıları unutamayız. Şivanperver'in hasretini görmezden gelemeyiz. Çünkü biz bu toprakların çocuklarıyız. Biz bir gün Edirneli, bir gün Karslıyız, Hakkariliyiz, Aydınlıyız, çünkü biz Diyarbakırlıyız, Diyarbakır'ın evladıyız."
"Hepimiz aynı geleceğe yol alıyoruz. Eğer gönül verirseniz her türlü zorluğun aşılacağına inandık. AK Parti Türkiye'yi güçlendirme hareketidir. Bugün verdiğimiz mücadele demokrasi mücadelesidir. Hukuk mücadelesidir. Adalet mücadelesidir. Bu mücadele Allah'a inandığım gibi inanıyorum, boşa gitmeyecek. 12 Eylül'de kazanan partiler olmayacak. Demokrasi ve özgürlükler olacak. Siz olacaksınız. Çocuklarınız olacak. Şurada 41 sahabenin kabri bulunuyor. Mekke ve Medine'den sonra en fazla sahabenin bulunduğu şehir. Diyarbakır, kardeşliğin şehri. Bu ulu şehre gelip de yalan söyleyenler onun altında ezilirler. Burada samimiyet diliyle konuşmayanlar, bunun altında kalırlar."
BAHÇELİ'YE HODRİ MEYDAN
"Günlerdir yazıyorlar, Başbakan ne konuşacak Diyarbakır'da diyorlar. Sayın Bahçeli, sen bize konuşma metni yazmayı bırak, eğer söyleyecek sözün varsa Diyarbakır'a gel. Söyleyeceğini burada söyle. Bu insanlarla gönül bağı kurabiliyorsan gel burada konuş. Hariçten gazel okumakla bu işler olmuyor. Türkiye'nin birlik bütünlüğü hamasetle korunmuyor. Biz belli bir etnik unsurun, belli bir bölgenin değil, 73 milyonun partisiyiz. 81 vilayette ya birinci partiyiz ya ikinci. Birileri için ne diyorlar, filanca unsuru temsil ediyor. Bir diğeri için kumsalların partisi diyorlar, şu anda zaten kumsaldalar."
"Diyarbakır'da farklı, İstanbul'da da farklı konuşuyorlar. CHP bu. Tunceli'de farklı, Kayseri'de farklı konuşuyor. Diyarbakır'dan sesleniyorum, bu başbakan farklı konuşan biri değil. Türkiye'nin birliği beraberliği bizim derdimiz. Bunu sağlayacağız. Bizim aşkımız bu. Bu meydanda ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız demiştim. Verdiği sözü unutanlardan da olmadık. Biz doğruyu gizleyenlerden değiliz."
"Referandumla bitmiyor her şey, önümüzde 2011 seçimleri var. Sonra da yeni bir anayasanın temellerini atıyoruz. Yani kapıyı açıyoruz. Ayrımcılık yapan anlayışları hep karşımıza aldık. Diyarbakırlı kardeşimin Siirtli, Rizeli kardeşimden farkı yok. Biz kardeşiz. Bu kardeşliğimizi bozmak isteyenlere karşı 12 Eylül bir manifestodur.
RAHİBE KIYAFETİYLE VURDU
"CHP, 'rahibe kıyafetine evet' pankartı astırdı. Diyarbakır'da da asmışlar. Rahibe kıyafetine evet pankartı asıyorlar. Benim başörtülü bacımın kıyafetini rahibe kıyafetiyle özdeşleştiriyorlar. İşte CHP zihniyeti bu."
"Diyarbakır cezaevinin dili olsa da konuşsa. O tutuklular ölmek için Allah'a yalvardılar. Feryat ettiler. Çocuklarını gözlerinin önüne getirdiler. Şimdi biz bu ayıplara son veriyoruz. Bu 12 Eylül bunlara son vermenin adı olacak."
"Danıştay saldırısı yapıldığında AK Parti'yi hedef aldılar. Ama araştırdık baktık altından Ergenekon çıktı. Bu ergenekonun avukatı kim; CHP. 12 Eylül'de iki şey oylanacak, ya darbe anayasası ya da milletin anayasası. Hayır diyenler darbe anayasasına, evet diyenler milletin anayasasına evet diyecek."
MİNİTG ÖNCESİ HAZIRLIKLAR
"Miting dolayısıyla neredeyse Bakanlar Kurulu'nun tamamı Diyarbakır'da bulunuyor. AK PArti'nin kurmayları ve bölge milletvekillerinin tamamı da Diyarbakır'da bulunuyor. Başbakan Erdoğan'ın kürsüye çıkışı öncesinde Diyarbakır'da bulunan konuklar tek tek anons edildi."
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.