Erdoğan'dan tarihi eleştiriler

Erdoğan'dan tarihi eleştiriler
Başbakan Erdoğan, partisinin İstanbul Kazlıçeşmede düzenlediği referandum mitinginde yüz binlere seslendi.

Anayasa değişiklik paketinin halk oylamasına götürüleceği 12 Eylül 2010 tarihi öncesindeki son mitingini İstanbul'da yapan Başbakan Recep Tayyip Eroğan, Kazlıçeşme'deki miting alanına geldi. Yoğun katılımın gerçekleştiği miting nedeniyle Kazlıçeşme alanı çevresinde de geniş güvenlik önlemleri alındı. 

Miting için günler öncesinden başlatılan çalışmalarla partililer ellerindeki Türk bayrakları ve EVET yazılı dövizlerle miting alanına geldi. Polisin yoğun şekilde güvenlik önlemi aldığı alan çevresinde oluşturulan arama noktalarından geçen partililer miting alanına alındı. Polis helikopteri de havadan denetim yaptı.

Başbakan Erdoğan, Dolmabahçe'deki programının ardından sivil plakalı bir passat marka araç ile miting alanına geldi. Partililerin sevgi gösterileri arasında alana giren Başbakan Erdoğan için geniş güvenlik önlemleri dikkat çekti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Kazlıçeşmede partisince düzenlenen referanduma evet mitinginde konuşmak için eşi Emine Erdoğan ile birlikte kürsüye çıktı. 

Sabah saatlerinde başlayan yağmura rağmen yüzbinlerce İstanbullunun Kazlıçeşme meydanını doldurduğu gözlemlendi.



CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na yüklenen Erdoğan'ın sözleri şöyle:

BAYRAMLAŞMA İSTANBUL'DA
Seni selamlıyorum İstanbul. Türkiye tek yürek oldu. Türkiye kardeşlikte, heyecanda, demokraside, özgürlükte, hukukta, adalette birleşti. Buraya gelmeden önce 36 şehre uğradım.  Ben bayramlaşmayı İstanbul'da ilçe ilçe sizlerle beraber yapacağım. Üç gün İstanbul'da olacağım, sizlerle beraber olacağım. Bu bayramlar demokrasi, özgürlükler, adalet, hukuk ve Ramazan Bayramı olacak.

NEDEN EVET?
Değerli kardeşlerim Türkiye evet diyor, ileri demokrasi ve özgürlük isteyenler evet diyor. Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğünün egemen olmasını istiyenler evet diyor. Çetelere dur demek isteyenler evet diyor. Korsanlara bu ülkede geçit yok diyenler evet diyor. Yargıdaki siyasallaşmaya, kadrolaşmaya dur demek için Türkiye evet diyor. Huzur, kardeşlik, birlik,beraberlik, dayanışma için evet diyor.

KILIÇDAROĞLU'NA: MİLLETTEN DE BİZDEN DE ÖZÜR DİLE
Sayın Kılıçdaroğlu bize dürüstlük dersi verme. Rahibe kıyafeti benzetmesi yaptılar. Bizim değil dedi. Allahtan güvenlik teşkilatlarımız görevini yapıyor. Senin şimdi gelip milletten de, bizden de özür dilemen gerekir. Ama bu bir cibilliyet meselesi. Sen kalkacaksın başörtülü kardeşime rahibe behzetmesi yapacaksın. Bunun için kapı kapı dolayacağız ve 12 Eylül'de sandıkta bunlara gereken cevabı vereceğiz. 

YARGI KİMİN ARKA BAHÇESİ?
Yargı bunların arka bahçesiydi onun için bu değişiklikleri istemiyor. Şimdi adalet milletin ön bahçesi olacak. Benim bildiğim bir şey var, adalet mülkün temelidir. Artık üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü olacak. İşte çeteler, hep bunlarla uğraştık. Ayaklarımızdaki prangaları kırmakla uğraştık. Artık bunlarla uğraşmak istemiyoruz. Sadece milletimize hizmet etmek istiyoruz. 

DARBE DÖNEMLERİNİ HATIRLATTI
Seçimle gelmiş bir başbakanı, Adnan Menderes'i, seçimle gelmiş bakanları, idam ettiler. Yaptıkları darbe millete vurdu. Hakka, hukuka darbe vurdu. Ama hedeflerine ulaşamadılar. 12 Mart'ta tekrar, 12 Eylül'de tekrar demokrasiyi kesintiye uğrattılar. 28 Şubat'ta bir kez daha, siyasetin üstüne karabasan gibi çöktüler. İnsanı değil devleti merkez aldılar. Halbu ki yeri geldiği zaman bunlar Atatürkçüyüz diyorlardı. Ama Atatürk, millete efendilik yoktur diyordu. Dedim ya, bunlar akşam başka, gündüz başka. Korku yaymak istediler, çetelerle, mafyalarla millete efendilik etmek istediler. Biz bunların karşısında yılmadık. 

İMRALI İLE GÖRÜŞENLER VAR
Şimdi bir şeyler duyduk. İnternette. İmralı ile görüşenler var, takibe takılanlar var. Sakın ha sandığa gidilmesin propagandası yapanlar var. Ama Diyarbakır Evet dedi. Ben onlara dedim, AK Parti 73 milyonun iktidarıdır. 

UZLAŞMAYA YANAŞMADILAR
Biz istiyoruz ki hiç kimse dininden, inancından, etnik kökeninden ötürü farklı muamele görmesin. Zengine ayrı, fakire ayrı olmaz. Sesi çıkanın sesi çıkmayandan üstünlüğü olmaz dedik. Muhalefet diyor ki, AK Parti kendi anayasasğını yapıyor. Niye yapsın. Biz CHP'ye gittik mi, MHP'ye gittik mi. CHP ne dedi, hayır. MHP ne dedi, gelin sadece çay için. Bunlar sulu şaka yapmayı severler. Baktık bunlar yok, Parlamento Başkanımız bir yazı yazdı. Gelin ortak bi çalışma yapalım dedi. Bunları anlatmalı. 

O ARAÇLAR MAKAMA TAHSİSTİR
Sayın Toptan yazı yazdı. CHP biz üye vermeyiz dedi. Biz parlamentonun yüzde 65'ine sahip olduğumuz halde biz 2, CHP 2, BDP 2 üye verecekti. Ama buna rağmen samimi yaklaşmadılar. Yine kaçtılar. Bunların uzlaşma dilinde, uygulamada yok. Bunların derdi üzüm yemek değil. Ama kusura bakmayın, bu bağcı sizin dayağınızı yiyecek bir bağcı değil. Bu bağcı sadece milletten dayak yer. Gazetelerin arkasında her gün ilanlarımız çıkıyor. Her gün bir madde. Orada açıklanıyor. Olması gereken nedir. Bu kadar parayı nerden buluyorsunuz diye soruyorlar. Ey CHP, MHP, BDP. Sen hazineden para alıyorsun. Ben de alıyorum, aldığım para ile bunu yapıyorum. Sen hazineden aldığın parayı nerde harcıyorsun bilemem. Ama biz buna harcıyoruz. Devletin arabası ile geziyorum, bu bana yasanın verdiği bir hak. O araçlar makama tahsislidir. Bunu bile saptırıyorlar. Devletin imkanlarını kullanıyorlar diyorlar. Siz kullanmadınız mı bu arabaları. Biz hala bunların borçlarını temizliyoruz. 

MİLLİYETÇİLİK NASIL OLUR
Biz milliyetçiyiz diyorlar. Bunlar olsa olsa kafatası milliyetçisi olur. Milliyetçilik bu milleti sevmektir. Ne yaptın bu millet için çık açıkla. Merkez Bankasını sizden devraldığımızda 26 milyar dolar vardı. Bu yakışır mı? Şimdi 76 milyar dolar var. 

DANIŞTAY'IN YAPTIĞINA BAK
Danıştay, Telekom'a teklif var. Satsak borçlar sıfırlanacak. 3 milyar dolar da hazineye kalacak. Ama ne oldu. Danıştay durdurdu. Şurada İstanbul Büyükşehir Belediyesi İETT garajını 1 milyar dolara sattı. Oyaladılar, alıcı firma vazgeçti. Danıştay bu zararı ödeyecek mi? Kim ödeyecek. BU fatuura belediyenin başına kabus gibi çöktü. Biz her şey Türkiye için elele veremezsek, birleşemezsek nerede birleşeceğiz diye soruyorum. Biz kendimiz için adalet değil herkes için adalet istiyoruz. 

YARGIYA ÇOK SERT ELEŞTİRİ
Yargı ideolojik davranıyor. Bana da davrandın. Ben bizzat bunun bedelini ödedim. Yargıtay'da malesef belli bir mezhebi grup öyle yaklaştı. Sadece okuduğum bir şiirdi. Bir şiirin bedeli idi. Az önce U2 ziyaretime geldi. Sen neden ceza yedin dedi. Şirden dedim, kahkahayı bastı. Ama güzel oldu, orada demokrasiyi öğrendik, özgürlüğü öğrendik. Ama bunlar ne diyordu, millete rağmen muhtar bile olamaz diyordu. Ama ne oldu, Başbakan oldu. Ben milletime diyorum, hangi partiden olursan ol, bu bir parti oylaması değil, orada bir evet bir de hayır var. 

BİZİMLE BERABER HAREKET EDENLER VAR
Bizimle beraber hareket eden Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi var, bağımsız ülkücüler var, sendikalar var, HAK-İŞ, Memur-Sen, yetkili sendika... Memurlara toplu görüşmeden toplu iş sözleşmesine geçiş var diyor. Kadın örgütleri var. Evet diyorlar. Kadınların hakları anayasal teminat altına alınıyor. 

AYM ÖNÜNDE TANK GİBİ DURURKEN...
12 Eylül'e kim çanak tuttu, CHP. 28 Şubatta kim sustu; CHP, 27 Nisan bildirisinin altına kim imzamızı atarız dedi, CHP. Zamanında ne dedi Seyfi Oktay, biz kendi cemaatimizden almayacağız da ülkücülerden, refahçılardan mı alacağız dedi. 3 bin kişiyi aldılar. Ben siyasi partisin. Sen Silivri'de avukat, İstanbul'da demokrat olamazsın. AYM'yi ana muhalefet mahkemesi haline getirdiniz. AYM'nin önünde tank gibi dururken, darbe tanklarının önünde nasıl duracaksın. Özgürlüklerin önüne mayın döşerken özgürlükleri savunamazsın. 

CHP VE MHP'LİLERE SESLENDİ
CHP'li kardeşlerimize sesleniyorum, bu tutarsızlıkları görün. İşte Avcılar belediyemizi örnek gösteriyorum. Başörtülü kardeşlerimizi rahibelere benzettiler. Artık resmi belgesi de var elimizde. Nereye yaptırdıkları, kaç tane bastırdıklarını da biliyoruz. MHP'li kardeşlerime de sesleniyor. Gelin 12 Eylül'de sizler de evet deyin diyorum. Bir araya gelmesi bile düşünülemeyen kim var bu hayır cephesinde. Kim var, CHP, MHP, TKP, İP, YARSAV, 411 el kaosa kalktı diyen medya var. Gelin bunu parti hesaplaşmasına dönüştürmeyin. 12 Eylül'den sonra hesaplaşırız. 2011'de hesaplaşırız. 11 ay var. 12 Eylül oylaması bir güven oylaması değildir. 

İSPATLAMAZSANIZ ŞEREFSİZSİNİZ
İmralı ile görüştüğümüzü iddia ettiler. İddia sahibi ispatla mükelleftir. Benim ya da arkadaşlarımın teröristbaşı ile masaya oturduğunu, anlaştığını ispat edemezseniz şerefsizsiniz. Bu kadar açık konuşuyorum. Biz terörle mücadele ederken bunlar Ankara'dan teröre destek verdiler. Bunlarla masaya oturamadık. Randevu istedik. randevu bile vermediler. Kara propaganda yapıyorlar. Bilgi kirliliği yaratmak istiyorlar. Seviye kaybına uğramış tiplerle sürekli iftira at tutmazsa izi kalır politikası güdüyorlar. Bu iktidar sizin şamar oğlanınız değil. Bazı satılık gazetelerimiz var, biliyorum. Asparagas, yalan, uydurma haberlerle iftira kampanyalarını sürdürüyorlar. Bunlara sadece sabrediyorum. Yargıya başvurduğumuz zaman sadece aldığımız cevaplar belli. BUnlar ağır eleştiri sınıfına girer diyor. Hakaret demiyor, aynısını ben yapsam, ben siyasetçi değilim diyecek. O zaman çıkar cüppeyi çık meydana. Bu ülkenin Başbakanına sen bir yargı mensubu olarak nasıl hakareti yakıştırıyorsun. Ben bugüne kadar ki mücadelemi Türkiyem için verdim. Bunlar dürüst davranmıyor. Adnan Menderes'i, Hasan Polatkan'ı idama götürenler gerekçeyi yazamadılar. Bizi buraya getiren irade böyle istedi dediler. Böyle bir hak olmur mu? Kimi öldürdüler, neyi çaldılar. Sadece ülkeye hizmet ettiler. 

KAZANAN AK PARTİ DEĞİL MİLLET OLACAK
Biz hep söylüyoruz. Millet kazanacaksa AK Parti kaybetsin. 12 Eylül'de kazanan AK Parti değil millet olacak. Milletin önünü tıkayanlar kaybedecek. 

habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.