Babacan'dan TÜSİAD'a tutarsızlık iddiası!
Antalya'da Memur-Sen'in iftar yemeğine katılan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, isim vermeden TÜSİAD'ı eleştirdi. 12 Eylül'de oylanacak Anayasa değişikliğinin Türkiye'yi evrensel demokratik standartlara daha fazla yaklaştıracağını belirten Babacan, değişikliğin gerçek anlamda hukuk devletinin yolunu açacak önemli bir adım olduğunu söyledi. Babacan, "Ancak bakıyorsunuz bazı STK'lar ve iş dünyası örgütleri ben AB'yi istiyorum diyor. Yeri geldiği zaman taraf. Konu anayasa değişikliği olduğu zaman ben taraf tutamam diyor. Üyelerim bilir diyor. AB'ye tarafsa buna ben tarafsız demek çok tutarlı bir davranış değil." dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Antalya İl Temsilciliği'nin iftar yemeğine katıldı. Antalya Öğretmenevi'nde düzenlenen iftar programına Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ali Babacan ile birlikte, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, AK Parti Antalya Milletvekilleri ile çok sayıda sendika üyesi katıldı. Yemeğin ardından bir konuşma yapan Babacan, Türkiye'de 2002 yılından bu yana yaşam şartlarında sürekli bir refah artışı olduğunu belirterek ekonomide büyümeye rağmen demokrasi ve hukuk düzeni konusunda istedikleri noktaya gelemediklerini söyledi. Demokrasi ile ekonominin at kulağı gibi baş başa gittiğini ifade eden Babacan, "12 Eylül tarihi gerçekten çok önemli bir fırsat. O tarih Türkiye demokrasisini bir basamak daha yukarıya mı taşıyacak, demokrasinin kalitesini daha da arttıracak mı?" diye sordu.
Anayasa değişikliği taslağını ortaya çıkarttıklarında, herkesten destek istediklerini dile getiren Babacan, şöyle konuştu: "Mart ayında bir taslak ortaya çıkarttık. İsteyen herkes gelsin katkı versin dedik. Tartışalım konuşalım dedik. Bu taslak birkaç ay içerisinde şekil değiştirdi. Son şeklini verdik. Katkı veren oldu, biz bu konuları sizinle konuşmayız diyen de oldu. Hani diyorlar ya kendi başlarına yaptılar bunu. Bizim arkadaşlarımız tek tek bütün siyasi partileri ziyaret ettiler. Görüşmek isteyen herkesle oturuldu konuşuldu. Uzlaşma komisyonu kuralım o komisyona her partiden aynı sayıda adam verelim dedik. Yeter ki, uzlaşı ile bir şey yapalım dedik yanaşmadılar."
Ali Babacan, Anayasa değişikliğinin genel seçim havasına sokularak siyasi partilerin çekişme zemini haline getirilmeye çalışıldığına da dikkat çekti.
"REFERANDUMDA 'EVET' DEMENİN EKONOMİYE ETKİSİ BÜYÜK OLACAK"
Referandumda 'evet' demenin herhangi bir siyasi partiye 'evet' demek olmayacağını vurgulayan Babacan, "Evet demek ben Türkiye'de daha iyi işleyen bir hukuk düzeni istiyorum demektir. Türkiye'de evrensel standartlarda bir demokrasi istiyorum demektir." ifadelerini kullandı. Bunun ekonomiye etkisinin çok büyük olacağına işaret eden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan, "Akşamdan sabaha ne olacağı belli olmayan bir ülkede yatırımcı yatırım yapmaz, halk içine kapanır. Halk durursa yatırımcı da durursa ekonomi de durur. Bizim her yıl memurlarla toplu görüşmelerimiz olur. Bu yıl güzel bir gelişme oldu. Bir uzlaşma ile neticelendi. Bu anayasa değişikliğinin ruhuna uygun bir gelişme oldu. Biz bu sene ilgili bakan arkadaşlarımızla 'ne yapabiliriz' diye uzun görüşmeler yaptık. Geçen yıl kriz yılıydı. Bu sene baktık ekonomimiz inşallah iyi bir oranda büyüyecek. Türkiye'de refah geçen seneye göre artacak. Zorlu pazarlıklar neticesinde güzel bir sonuca ulaştık. Bu uzlaşma kültürü yeni anayasa ile artık bir bakıma kalıcı bir hale gelecek." diye konuştu.
Türkiye'de yargı sürecini tüketenlerin temel haklar noktasında hakkının korunmak için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'ne başvurduğunu hatırlatan Babacan, bu durumun üzüntü verici olduğunun altını çizdi. Türkiye'nin AİHM'de Rusya ile en çok dosyası olan iki ülkeden birisi olduğunu kaydeden Babacan, "Bu anayasa değişikliği ile anayasa mahkemesinde üye sayısın çoğaltıp yeni bir departman oluşturuyoruz. Vatandaşlarımız hakkının korunması için anayasa mahkemesine başvurabilecek." dedi.
Anayasa değişikliğinin bir siyasi parti yarışına dönüştürülmeye çalışıldığına da dikkat çeken Babacan, şöyle devam etti: "Bunlara bizler mani olmak zorundayız. Bu sorumluluğu üzerimizde hissetmemiz gerekiyor. Demir tavında dövülüyor. Kaçan fırsat geri gelmiyor. Genel seçim çok yakın. Gelecek sene yapılacak. Hangi partiye yakın hissediyorsanız o partiye mührümüzü basın. Türkiye'nin önüne çıkan o önemli fırsatı demokrasi sınavını başarıyla geçelim diyorum."
"12 EYLÜL'DE MİLLİ MAÇ VAR"
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise yaptığı konuşmada, 12 Eylül'ün darbecilerin gazabından kurtulan gün olacağını söyledi. Dünya demokrasi haritasında Türkiye'nin demokrasi anlamında ikinci ligde olduğunu belirten Gündoğdu, şöyle konuştu: "Bu paket ile birinci lige çıkacağız inşallah. Bu paketin öncülüğünde yapılacak olan topyekun yeni anayasa ile süper lige çıkacağız. 12 Eylül'de milli maç var. Milli takım ruhuyla hareket edeceğiz. Darbelerin kirlettiği 12 Eylül'ü millet iradesiyle temizleyeceğiz." CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da seslenen Gündoğdu, "Sayın Kılıçdaroğlu, bu pakette fındık, mısır, çay var mı? diye soruyor. İnanın bu pakette hepsi de var." dedi.
YARSAV ve HSYK üyelerinin bir parti gibi 'hayır' kampanyası yapmalarını da eleştiren Gündoğdu, "İpin ucunu kaçırmışlar sanırım. Aralarından biri Abdullah Öcalan'a ihtiyacımız var diyor. Burada 72 milyon adına söylüyorum. Türk milleti adına karar vermesi gerekenler Abdullah Öcalan'a ihtiyaç duyuyorsa, Abdullah Öcalan'dan ihtiyaç duyan yargıçlara bu milletin ihtiyacı yok. Bu yanlışlıktan da bu ülkenin kurtulması lazım." diye konuştu.
Cihan
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.