CHP'nin kafası karışık
CHP'li Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci'nin başörtüsünü rahibe kıyafetine benzetmesi, partinin 80 yılı aşkın süredir yürüttüğü 'başörtüsü ile mücadele' seferberliğinin yeni bir adımı oldu. Ancak son yıllarda kılık kıyafet konusundaki baskıları 'sorun' olarak görmeye başlayan CHP'de artık başörtüsüne yönelik parti içindeki saldırılar tartışma konusu oluyor. Bir yandan 'başörtülü kadınları dışlamama' politikası yürütülmeye çalışılırken, diğer yandan sorunu çözme yönündeki girişimlere engel olunması ise parti tabanının kafasını karıştırıyor. Bu kafa karışıklığı parti içinde bir yandan çarşaflı kadınlara rozet takılması, diğer yandan çarşaf yırtma olarak kendini gösteriyor.
Dini ve geleneksel değerler çerçevesinde yüzyıllardır örtünen Anadolu kadını, Cumhuriyet döneminde horlandı. Çarşafla mücadele, tek parti yönetimi tarafından modernliğin bir simgesi olarak kabul edildi. CHP'nin tek parti döneminde başarılı olamadığı 'çarşafsızlandırma' çalışmaları, 27 Mayıs darbesinden sonra da devam etti. Milli Birlik Komitesi, bir devlet politikası olarak kadınların çarşaftan çıkması yönünde çalışmalar yaptı. Dönemin İstanbul Valisi General Refik Tulga, Mustafa Kemal Derneği aracılığı ile İstanbul çevresindeki köylerde ve semtlerde manto, pardösü ve eşarp dağıttı. Amaç, çarşaf yerine daha farklı kıyafetlerle örtünmeyi sağlamaktı. Dernek, 24 Ağustos 1960 tarihinde 'Çarşafla Mücadele Haftası' bile düzenledi.
Başörtüsü, 28 Şubat süreciyle birlikte bir kez daha asker eliyle engellenmeye çalışıldı. Milli Güvenlik Kurulu'ndan (MGK) "Kıyafet Kanunu'na aykırı olarak ortaya çıkan uygulamalara kesinlikle mani olunmalı" kararı çıktı. Başörtülü öğrenciler ünversitelere kabul edilmedi. Ardından günümüze değin süren başörtüsü eylemleri başladı.
CHP 2002'DE SORUN VAR DEDİ, 2007'DE ÇARK ETTİ
Takvimler 2002'yi gösterdiğinde CHP başörtüsü konusunda ilk kez farklı şeyler söyledi. 'Anadolu solu' rüzgârıyla toplumdaki muhafazakâr kesime açılan CHP lideri Deniz Baykal, 3 Kasım seçimleri öncesinde başörtüsünün bir sorun olduğunu belirtti. Sorunu çözeceği vaadinde bulundu. Ancak AK Parti'nin tek başına iktidar olması CHP'deki Anadolu solu rüzgarını kısa sürede tersine çevirdi. Baykal, o günlerde Başbakan Erdoğan'ın eşi için, "Başörtüsü, eşlerin ayıbını örtmeye yetmez." ifadesini kullandı.
2007 seçimleri sonrasında MHP'nin teklifi üzerine AK Parti başörtüsü sorununu çözme konusunda çalışma yaptı. 2008 yılında bir anayasa değişikliği yapılarak başörtülü kızların üniversitelere girebilmelerinin yolu açıldı. 550 milletvekilinden 411'inin desteğini alan değişikliğe karşı CHP'liler başörtüsüne yönelik çeşitli hakaretlerle gündeme geldi. CHP'li Nur Serter, Genel Kurul'da "Türban, ikinci sınıf bir giyim tarzıdır." diyerek partisinin konuya bakışını özetledi. CHP, değişikliğin geçmesi üzerine bu kez Anayasa Mahkemesi'nin yolunu tuttu. Mahkeme, Anayasa'nın esasına girme pahasına değişikliği iptal etti.
Kısa süre sonra 2009 yerel seçimleri yaklaşmış ve CHP'nin muhafazakâr kesimi kazanma girişimi yeniden başlamıştı. CHP lideri Baykal, İstanbul'da çarşaflı kadınlara parti rozeti taktı. Rozet takma törenleri, birçok Anadolu şehrinde devam etti. Parti içinden gelen itirazlara rağmen iş büyüdü, CHP'liler Yozgat'ta kadınlara takmaları için başörtüsü dağıttı. Partinin oyları özellikle İstanbul'da ciddi artış gösterdi. Seçimlerden kısa süre sonra bu kez Mersin'de CHP'li kadınlar halifeliğin kaldırılış yıldönümünü gerekçe gösterip, kameraların önünde çarşaf yırttı. CHP'nin çarşaf açılımı da böylece henüz olgunlaşmadan bitmiş oldu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.