DTP'den bildik laflar

DTP'den bildik laflar
DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, ''Bu gün AK Parti hakkında açılan kapatma davası, güç odaklarının çatışmasının bir ürünüdür. AK Parti bu çatışmanın mağduru değil bizzat tarafıdır'' dedi.

Türk, partisinin Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, ülkenin önemli bir yol ayrımıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, ''AK Parti hakkında açılan kapatma davasıyla hız kazanan gerilimin perde arkasında aslında yaşanan bir iktidar savaşıdır. Bunu devlet içi güçlerin iktidar savaşı olarak tanımlamak gerekir'' dedi.

Türkiye'de üç devletin olduğunu iddia eden Türk, bunların birincisinin değişimi isteyen, AB rotasında ilerlemek isteyen kesimler; ikincisinin değişime karşı duran, iktidarı için mevcut statükoyu sürdürmek isteyen kanat; üçüncüsünün ise devleti çete devleti haline getirmeye çalışan, gücünü çeteci sistemde toplamak isteyenler olduğunu ifade etti.

Statükocu sistemi sürdürmek isteyen elit seçkinci kesimlerin siyaseti devre dışı bırakmak istediğini söyleyen Türk, "Toplum daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi talebinde bulundukça korkuyorlar, sıkışıyorlar ve bunun sonucu olarak saldırıya geçiyorlar. Statükolarını, hanedanlıklarını sağlama almak için, ceberut gibi toplumun, siyasetin üzerine çöküyorlar. Bunlar için siyaset, ancak statükonun kutsal çıkarları için vardır. Onun dışında, halk için toplum için siyaset yoktur, olamaz" diye konuştu.

''Bu gün AKP hakkında açılan kapatma davası, bu güç odaklarının çatışmasının bir ürünüdür'' diyen Türk, ''AK Parti bu çatışmanın mağduru değil bizzat tarafıdır. AK Parti kesinlikle masum rolü oynamasın. Sayın Başbakan hiç boşuna mağduriyetten demokratlık çıkartmaya çalışmayın. İş bu kez ciddidir. Ne yazık ki işlerin bu noktaya gelmesinin sorumluluğu sizdedir'' ifadesini kullandı.

Türk, statükocu güçlere karşı demokrasi mücadelesi verilseydi demokrasinin bu gün tehlikede olmayacağını söyleyen Türk, "Hiçbir demokratik reform için geç değildir. Kürt sorununun çözümü, bu ülkeyi baştan sona demokratikleştirecek en büyük Cumhuriyet sorunudur. Bu sorundan kaçan herkes, ya statükoya teslim olur ya da onun kurbanı olur. Parlamento olarak demokrasi cephesini örelim ve değişim karşıtlarına karşı birlikte mücadele verelim. Demokrasi için bir Kurtuluş Savaşı başlatalım. Parlamentonun iradesini teminat altına alan düzenlemeleri getirin biz de destek olalım. Siyaseti cami-kışla-statüko arasında sıkışan bir olgu olmaktan çıkaralım. Demokratik özerk bir yapıya kavuşturalım. A partisi, B partisi ayrımı yapmadan parti kapatmaları tümden devreden çıkaralım. öyle bir düzenlemeye gidelim ki bu partileri statüko değil halk kapatsın. Halkın gücünü öyle arkamıza alalım ki; partilerimiz değil, statükonun kan damarları kapansın. Bu ülke partiler değil, statükonun mezarı haline gelsin" diye konuştu.

Nevruz kutlamalarında meydana gelen olayları kınayan Türk, hiç kimsenin kutlamalarda dile getirilen özgürlük ve barış taleplerinin görmezden gelemeyeceğini, herkesin bu doğrultuda siyaset üretmek zorunda olduğunu ileri sürdü.

(AA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.