Menderes ve Erbakan'ı hatırlattı

Menderes ve Erbakan'ı hatırlattı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, bağırıp, çağırarak Anayasa Mahkemesi'ni yıldırmanın mümkün olmadığını belirterek, AK Parti'nin, 'nasıl olur da bu anayasal düzeni tahrip ederim, yerine İslam cumhuriyeti kurarım' anlayışında olduğunu savundu.

TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Mustafa özyürek, hükümetin enflasyon, işsizlik gibi hdeflerinin tutmadığnıı, İMKB'nin 2008'de dolar bazında yüzde 32 gerilediğini söyledi. Uluslararası dalgalanmanın en büyük etkisinin Türkiye'de hissedildiğini savunan özyürek, AK Parti'nin 22 Temmuz seçimlerinden bu yana yeni bir icraat yapmadığını, geçmişte yaptığ icraatleri sürekli olarak tekrarlamaya devam ettiğini ileri sürdü.

AK Parti'nin, hakkında kapatma davası açılmasından sonra dengelerinin bozulduğunu, freni tutmayan bir kamyon gibi nereye çarpacağını, nasıl duracağının merakla beklendiğini öne süren Mustafa özyürek, Başbakan Erdoğan'ın özeleştiri yapmak yerine, il il dolaşarak yargıya, Cumhuriyet Başsavcısına yönelik bir linç uygulamaya gittiğini savundu.

AK Parti'nin haksız ve insafsız şekilde Cumhuriyet Başsavcısı'nı suçladığını savunan özyürek, "Sürekli darbe edebiyatı yapılıyor. Kim bu darbeciler ? Türkiye'de darbeye teşebbüs suçtur. Sayın Başbakan'ın bütün güvenlik güçleri elindedir. Bu kişileri yakalayıp, emniyete teslim etmeliler. Bula bula bir Ergenekon davası buldular, İlhan Selçuk'u, 12 Mart şartlarını aratmayan bir yöntemle gözaltına aldılar" diye konuştu.

Mustafa özyürek, şöyle konuştu: ''Bağırarak, çağırarak, tehditle linç uygulayarak, Anayasa Mahkemesi'ni yıldırmak, korkutmak mümkün değildir. AKP, bu telaş içinde, kendisiyle ilgili bir davayı düşürmek üzere, kendi çoğunluğuna dayanarak, bir anayasa değişikliği yaparsa, bu hukuk devletine, Anayasanın 138. maddesine aykırı olur ve toplumda büyük tartışmaları getirir. AKP'nin hukuki meşruiyeti tartışılır hale gelir. Umarım ve dilerim, AKP bu yola gitmez, kendisiyle ilgili davayı değiştirmek üzere anayasa değişikliği yapmaz. Yaparsa, Anayasa Mahkemesinden döner. Yapılması gereken, sağduyunun hakim olması, olup bitenleri soğukkanlılıkla karşılamasıdır. AKP'nin bütün enerjisini, çabasını, 'biz iddianamede öngörülen bir parti değiliz' şeklinde savunmasını yapmaya vermelidir."

Başbakan'ın çevresinde sürekli onu tahrik eden yakınları olduğunu savunan özyürek, "Bazı köşe yazarları sürekli Başbakanı dolduruyorlar, 'Siz Menderes, Erbakan gibi değilsiniz, siz yıkar geçersiniz' diyorlar. Bu söylemlerin kimseye faydası yok. Şimdi sükunet, sağduyu zamanı, herkesin aklını başına alıp, hukuk sürecini sağlıklı işlemesini sağlama zamanı'' dedi.

Gazetecilerin sorularına da cevap veren Mustafa özyürek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugünkü grup konuşmasında CHP'nin ''laikliği cephe hattı'' olarak gördüğüne ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine, ''Sayın Bahçeli, demek ki CHP'yi yeni yeni anlamaya başlıyor. Sayın Bahçeli'ye, Anayasanın değiştirilemez maddelerini yeniden okumasını salık veririm. Eğer o maddeleri değiştirme yönünde bir düşüncesi varsa, bu düşüncesini de açıklıkla beyan etmesini isteriz'' diye konuştu.

Gazetecilerin sorusu üzerine özyürek; partisinin, laikliğin ödünsüz savunucusu olduğunu belirterek, Laikliği politik araç olarak kullanmadıklarını, bunu, anayasanın ve toplumun temeli olduğu için savunduklarını savundu. Anayasa değişiklikleriyle ilgili bir soruya devap veren özyürek, CHP'nin kırmızı çizgileri olduğunu, bunun dışında herkesle oturup konuşabileceklerini kaydetti. özyürek, bu kırmızı çizgilerin dışında, herkesle görüşüp, anlaşacaklarını vurgulayarak, ''Ama bize laiklikten, hukuk devletinden ödün vermemizi isterlerse, bunlardan taviz vermemiz mümkün değildir'' diye konuştu.

CEMİL çİçEK'İN AçIKLAMALARI
Bir gazetecinin, Başbakan Yardımcısı Cemil çiçek'in hafta sonu yaptığı konuşmaya ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, Cemil çiçek'in ilginç ve çok parti değiştiren bir siyasetçi olduğunu öne sürdü. Geçmişte çok parti değiştiren bir milletvekiline medyanın 'Fırıldak Kubi' ismini verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Sanıyorum günümüzde bu isim en çok Sayın Cemil çiçek'e yakışıyor. Bugüne kadar Parlamentoda bu kadar siyasal parti değiştiren tek kişi herhalde" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Sayın çiçek'in bir başka özelliği daha var: İlginç bir çekirge figürü çiziyor. Gittiği her parti kapatılıyor ama her ne hikmetse Sayın çiçek, siyasette, Parlamentoda yerini koruyor. Sanıyorum, bu yapı sorgulanmak üzereyken, bunun psikolojik baskısını Sayın çiçek üzerinde hissetti. Bu psikolojik baskıyı atmak, AKP'lilere 'ben de sizin yanınızdayım' demek için, kendince bir muhalefet stratejisi belirledi. Doğru dürüst bir eleştiri yapmaya kalksa böyle bir şey yok elinde. O zaman ne yapması lazım? çirkin bir üslubu kullanarak, anamuhalefet partisi liderine saldırmak. Siyasette bu kadar deneyimi olan bir kişinin, bu üslubu kullanmasını son derece yakışıksız buluyorum. Sayın çiçek'e önerim var: O konuşma metnini aynanın karşısına geçip okusun, bitirdikten sonra da kendi yüzüne baksın. Yüzünün aldığı şekli de vicdanın terazisine vursun. Sanıyorum çiçek, ne demek istediğini o zaman daha iyi anlayacaktır.''

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.