Erdoğan: AB'den lütuf değil, eşit muamele istiyoruz

Erdoğan: AB'den lütuf değil, eşit muamele istiyoruz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa üyeliği süreci ile ilgili olarak "AB'den lütuf değil, eşit muamele istiyoruz" dedi

Resmî temaslarda bulunmak üzere gittiği İsveç'te konuşan Başbakan Erdoğan, Vakıflar Kanunu'nda düzenleme yaptıklarını ve 301. maddenin yeniden düzenleme yapılması noktasında bir çalışma başlattıklarına değindi. Erdoğan: "AB, Türkiye'nin en büyük projelerinden birisidir. Biz lütuf değil, eşit muamele istiyoruz" şeklinde konuştu.

İsveç'teki temasları çerçevesinde İsveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan, AB sürecinde yaptıkları reformlara değindi. Erdoğan, Türkiye'nin AB üyeliği ile birliğin daha da güçleneceğine inandığını söyledi.

AK Parti'nin çağdaşlaşma bayrağını daha ilerilere götürdüğünü kaydeden Erdoğan, üzerlerine düşenleri yerine getirmeye çalıştıklarını belirtti. AB üyeliği süreciyle ilgili olarak Erdoğan ayrıca Vakıflar Kanununda düzenleme yaptıklarını ve 301. maddenin yeniden düzenleme yapılması noktasında bir çalışma başlattıklarına değindi. Erdoğan, "AB, Türkiye'nin en büyük projelerinden birisidir. Biz lütuf değil, eşit muamele istiyoruz" şeklinde konuştu.


"PKK'YA AVRUPADAN GELEN YARDIMLAR KURUTULMALI"

Kürsüdeki konuşmasında "teröristin dini olmayacağını ve benim teröristim iyi, seninki kötü mantığının olamayacağını ve terörün her yerde terör olduğunu" ifade eden Erdoğan, PKK terörü ile mücadelede AB ülkelerinden de yardım beklediklerini belirtti. Erdoğan, PKK'nın her türlü yardım kaynaklarının AB üye ülkelerinde kurutulması çağrısı yaptı.

Konuşmasında hukuki ve siyasi meşruiyeti her zaman önemseyen iktidarlarının, demokratik ve ekonomik istikrarın korunmasını en öncelikli mesele olarak gördüğünü ifade eden Erdoğan, bu sayede 2002 yılında 230 milyar dolar gayrisafi yurtiçi hasıla ile Türkiye'nin 26. sırada bulunduğunu ancak 2007 yılı sonu itibarıyla bu rakamın 660 milyar dolara ulaştığını ve Türkiye'nin dünyanın en büyük 17. büyük ekonomisi haline geldiğini dile getirdi.

Erdoğan, başarının tesis edilmesi sayesinde ayrıca 2002 yılı öncesinde yılda 1 milyar dolar olan küresel sermaye gelişinin 2007 yılı sonu itibarıyla 22 milyar dolara yükseldiğini vurguladı. Başbakan Erdoğan, bu başarının sırrını ise "İki sihirli kelime; güven ve istikrar" diye açıkladı. Erdoğan, "daha işin başında 'uzun ince bir yolda' olduğumuzu söylemiştik. Bugün zaman zaman sıkıntılarımız olabilir; ama Türkiye için dönüşün olmadığını herkesin bilmesini isterim. Türkiye, her türlü zorluğu aşabilecek demokratik birikim ve olgunluğa, hukuki tecrübeye sahiptir" dedi.


"HUKUKİ SüREç BAŞLADI; ANAYASA MAHKEMESİ GöREVİNİ YAPACAK BİZ DE SAVUNMAMIZI"

Konuşmasının ardından dinleyicilerin sorularını cevaplayan Erdoğan'a Anayasa Mahkemesi'ndeki kapatma davası soruldu. Başbakan Erdoğan, buna cevaben görevin mahkemede olduğunu ve kendilerinin de gereken savunmaları yapacaklarını ifade etti. Erdoğan, ''Şu anda bir hukuki süreç başlamıştır ve bu hukuki süreç Anayasa Mahkemesi'ndedir. Anayasa Mahkemesi kendi görevini yapacaktır, biz de ilgili arkadaşlarımızla bu konuda savunmalarımıza yönelik çalışmalarımızı yapacağız. Bütün gayretimiz, demokratik istikrarın, ekonomik istikrarın baş başa yürüdüğü bir Türkiye mücadelesini aynı kararlılıkla yürütmektir. Şu anda olay bir yargı süreci içerisindedir. Dolayısıyla bu süreç içerisinde çok daha fazla yorum yapmak uygun değildir." dedi.


"YOLUN SONUNA KADAR SABREDECEĞİZ"

Konuşma sunumunu yöneten sunucu ise "AB sürekli olarak şartlar ileri sürerken, Türkiye'nin sabrı nereye kadar gidecek?" şeklinde ilginç bir soru sordu. Soru, salonda gülüşmelere yol açarken, Erdoğan da bu soruyu "Sabır. Biz de bir söz vardır, sabrın sonu selamettir. Biz sonuna kadar sabredeceğiz" şeklinde cevapladı.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi Büyükelçisi'nin bir sorusu üzerine de Başbakan Erdoğan, kendilerinin daima çözümden yana olduklarını ve hep bir adım önde olduklarını vurguladı. Erdoğan, "çözümden uzak olan kesimin hep Rum Kesimi olduğunu" hatırlattı.

Genç bir bayan ise başbakanın Almanya'daki sözlerine atıfta bulunarak, "Türkiye'nin Kürtlerin anadilleri konusunda asimilasyon yaptığını" iddia etti. Erdoğan ise Kürt halkının azınlık olmadığını ve ülkenin asli unsuru olduğunu söylerken, kendi partisinin doğuda en çok oy alan parti olduğunu ve partisinde 70 kadar da Kürt kökenli vekil olduğunu vurguladı.

Bir başka dinleyici de sadece askeri operasyonlarla Kürt meselesinin çözülemeyeceğini ifade etmesi üzerine Erdoğan, "Zaten psikolojik, sosyolojik kültürel her alanda açılımlar yapıldığını; ama bir noktada silahlı mücadele eden bir kesime karşı başka ne yapılabileceğini" sorarak dinleyiciye cevap verdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.