CHP bunda bile rant peşinde
Türkiye'nin en büyük yaralarından biri faili meçhul cinayetler. Kimisi gözaltına alındıktan sonra 'kaybedildi', kimisinin cesedi bir yol kenarında bulundu.
11 Şubat 2010'da bir araya gelen Sabahattin Ali'nin kızı Filiz Ali, Doğan Öz'ün eşi Sezen Öz, Abdi İpekçi'nın kızı Nükhet İpekçi, Çetin Emeç'in eşi Bilge Emeç ve Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu'nun da aralarında bulunduğu 27 aile cinayetlerin aydınlatılması için Toplumsal Bellek Platformu'nu oluşturmuştu. Platform üyeleri TBMM'nin kapısını çalarak Araştırma Komisyonu kurulmasını istemişti. İktidar ve muhalefetin verdiği sözlere rağmen Meclis'e gönderilen önerge Genel Kurul'da 3 kez reddedildi. Toplumsal Bellek Platformu sözcüsü olan yazar Ümit Kaftancıoğlu'nun gelini Canan Kaftancıoğlu, "Bize verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Partiler üzerine düşeni yapsın." çağrısında bulundu.
Toplumsal Bellek Platformu çalışmalarına İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden Hrant Dink davasına destek vererek başladı. Bundan birkaç gün sonra ise 11 Şubat 2010 tarihinde bir araya gelen 27 aile TBMM'ye bir dilekçe vererek faili meçhul siyasi cinayetlerin aydınlatılması için bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi.
Meclis'e dilekçe verenler arasında Sabahattin Ali'nin kızı Filiz Ali, Doğan Öz'ün eşi Sezen Öz, Abdi İpekçi'nın kızı Nükhet İpekçi, Ümit Kaftancıoğlu'nun gelini Canan Kaftancıoğlu, Çetin Emeç'in eşi Bilge Emeç, Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu, Metin Göktepe'nin ablası Meryem Göktepe ve Hrant Dink'in eşi Rakel Dink de bulunuyordu. Toplumsal Bellek Platformu adına bir araya gelen 27 aile, görüşmelerde edindikleri olumlu kanaatlerle Meclis'ten ayrıldı.
Ankara'dan ümitle dönen aileler ilk hayal kırıklığını 6 Nisan 2010 tarihinde CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün önergesinin TBMM Genel Kurulu'nda reddedilmesiyle yaşadı. Gerekçe olarak ise TBMM Araştırma Komisyonları'nın yetkilerinin artırılacağı öne sürüldü. Bu yöndeki talep zaten ailelerin dilekçesinde bulunuyordu. İkinci kez 22 Nisan 2010 tarihinde yine Ali Rıza Öztürk tarafından TBMM Başkanlığı'na önerge verildi. Yine reddedildi. Son olarak 20 Ekim 2010 tarihinde önerge aynı isim tarafından gündeme getirildi. Yine koşulların uygun olmadığı gerekçesiyle kabul görmedi.
Toplumsal Bellek Platformu'nun sözcüsü Dr. Canan Kaftancıoğlu, yaşanan sürecin kendilerini üzdüğünü anlatıyor. Şunları söylüyor: "Bir iktidar partisi milletvekili Meclis'te yaptığı konuşmada, 'Araştırma komisyonlarının yetkileri yok' dedi. O zaman neden diğer konularla ilgili araştırma komisyonları kuruluyor. Bunun cevabının verilmesi lazım. Daha önce Susurluk Komisyonu kurulmuştu. Biz az sayıda bilgiye bu komisyon sayesinde ulaştık."
MECLİS, SAMİMİYET SINAVINDAN GEÇİYOR
Canan Kaftancıoğlu, Toplumsal Bellek Platformu'nun çok farklı siyasi görüşten kişileri bünyesinde barındırdığını ancak tek bir doğru etrafında bir araya geldiklerini hatırlatıyor. Kaftancıoğlu, "Doğruya ulaşma çabalarını sürdürürken kişilerin siyasi görüşleri önemli olmamalı. Biz farklılıklarımıza rağmen nasıl ortak payda oluşturup ortak bir düşünceyle hareket ediyorsak Meclis'ten de aynı olgunluğu bekliyoruz. 550 milletvekilinin bu konuda aynı söylemi geliştirmesini istiyoruz. Yaptıkları işler siyasilerin samimiyetlerini gösterecek. Siyasi partilerin, gerek iktidar gerek muhalefet partilerinin bizleri kısır çekişmeye alet etmemesi gerekiyor." diyor.
KONUNUN RAFA KALDIRILMASINA İZİN VERMEYİZ
Zeynep Altıok (Metin Altıok'un kızı): "Bundan sonraki süreçte konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz, bu konuyu kapatıp rafa kaldırmayacağız. Ama talebimiz her üç seferinde de Meclis tarafından reddedildi. Bunun nedenini merak ediyoruz. Son reddedildiğinde gündemde daha önemli konuların olduğunu söylemişler. İnsanların ölümü ve cinayetten daha önemli olan ne önemli olabilir?"
Meryem Göktepe (Metin Göktepe'nin ablası): "Araştırma komisyonunun kurulmasına bir engel yok. Ben yine de bu çalışmanın yapılacağını umuyorum. Bu kanayan bir yara, tüm toplumun etkilendiği bir konu. Benim mücadelem kardeşimi geri getirmeyecek ama bir başka ailenin canının yanmasını önleyecek. Bu kadar kamuoyu beklentisi olan bir konu için seçilmişlerin de olumlu bir duruş sergilemesi gerekiyor."
AK Partili Elitaş CHP'yi suçladı
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş: "Geçen hafta biz CHP grup başkanvekillerini ziyaret ettik. 'Başörtüsü komisyonuna şartsız üye verin, faili meçhullerle ilgili Danışma Kurulu toplantısını geri çekin ve salı günü birlikte getirelim' dedik. O gün Danışma Kurulu toplanamadığından CHP'nin grup önerisi olarak geldi. Biz de böyle bir komisyonun kurulmasından yanayız. Ama CHP bu konuda diğer konulardaki gibi samimiyetsiz davrandığından dolayı acele bir hareketle bu önergeyi gündeme getirip AK Parti reddediyormuş gibi bir havanın oluşmasını istedi. Bu önerge, TBMM'nin gündemini değiştirmek, çalışmasını akamete ulaştırmak için verilmiştir. Grup başkanvekilli arkadaşlarımızın da böyle bir komisyonun kurulması şeklinde görüşümüz var. Önümüzdeki günlerde konu tekrar gündeme getirilebilir. Eğer CHP acele etmeseydi belki bu salı görüşmeler tamamlanır, komisyon kurulabilirdi." Zaman
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.