Komplocular zorla mı yatağa attı?
HABERVAKTİM-
Konu Nesrin Baytok’la yatak görüntülerinin olduğu kasete gelince Baykal yine “komplo” dedi. Komplo ya da değil ama Baykal bu komploya nasıl düştüğünü bir türlü açıklamıyor. Belli ki Baykal’ı yatakta yakalayanlar çektikleri görüntüleri ona karşı kullanmak istediler. Bu yönüyle bakıldığında bu bir komplodur. Ancak sorgulanması gereken şeyin bir başbakan adayının bu komploya nasıl düştüğü değil midir? “Komplo” olması, Baykal’ın içinde bulunduğu durumu aklar mı?
Şöyle diyor Baykal “Bunun bir komplo olduğundan kuşku duymuyorum. Bizim önümüze getirilen tablo açık bir şekilde komplodur. Çok tanıklı ve delilli bir şekilde ifade etmek imkanına sahip değilim. Bu komplonun zamanlamasının ve şartlarının değerlendirilmesi halinde bazı ipuçlarının çıkacağına inanıyorum.Referandum zamanında böyle bir girişim yapılıyor. İktidarın bu tabloyu hala aydınlatamaması mümkün değil. O serverlara ulaşamaması mümkün eğil. Elde bazı bilgiler var. Bu olay kollektif bir organizasyon. İşin içinde tamamen bir ekip var bir şebeke var. O işi farklı hukuki statüye çekiyor. Bu olayı aydınlatmak için yapılması gereken şey araştırma ekibi kurmaktır. Bunların hiçbiri yapılmadı. Bir aydınlatma iradesi görmüyorum. Siyasi şartlar beni siyasi komplo ile karşılaştığımız noktasına götürüyor.”
BAYTOK HANGİ KRİTERLERLE MİLLETVEKİLİ YAPILDI?
Kabul edelim ki, ki öyle görünüyor, bu kaset Baykal’ın dediği gibi “Kendisine kurulan bir komplo” Bunu kabul ettikten sonra şu soruları soralım. Baykal, “komplo” diyerek, sanki o görüntülerde ki kişi kendisi değilmiş gibi hareket ediyor. Sanki Baykal’a iftira atılmış. Sanki Baykal’ı yatağa o komplocular sokmuş. Acaba Baykal, Baytok’u milletvekili yaparken hangi kriterleri göz önünde bulundurdu? Mesela, Baytok’un halk nezdindeki karşılığını ölçtü mü? Teşkilatlara sordu mu? CHP’ye ve halka yaptığı hizmetlerden dolayı mı onu milletvekili yaptı? Bu sorular işin siyasetteki temsil tartışmalarını ilgilendiriyor?
1 MART TEZKERESİ
Bir de şu sorular var: Mesela Sayın Baykal acaba kaset olayı çıktıktan sonra kendisini kıyasıya eleştiren dostlarının bu komploda parmağı olduğunu hiç düşündü mü? Ya da kasetinin çıkmasını neden yadırgıyor? Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmeye aday bir liderin özel hayatının milyonlarca insanı ilgilendirdiğini bilmiyor mu? Sorulara uzatmak mümkün. Ama Sayın Baykal’ın bu sorulara cevap vereceğini sanmıyoruz. Kendisine tümden de haksızlık etmemek gerekir. Yanlışlarını ortaya koyduğumuz gibi doğrularını da ortaya koymamız gerekiyor. ABD askerlerinin Türkiye’de konuşlanmasını öngören 1 Mart tezkeresinin Meclis’ten çıkmamasında Sayın Baykal’ın da payı vardı. Bu da sayın Baykal’ın yaptığı belki de en hayırlı işti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.