Canlı yayında AK Parti-MHP kapışması!
AK Parti ile MHP arasındaki söz düellosu canlı yayına da yansıdı. NTV'nin "hezeyan" ve "Dilini kopartırız" sözleri ile alevlenen tartışma ile ilgili sorularını cevaplayan Ak Partili Elitaş ve MHP'li Çakır, program sonunda yine söz düellosuna girdi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Osman Çakır, Program Sunucusu Oğuz Haskever'in, "Dilini kopartırız" ifadesini sorması üzerine şu değerlendirmelerde bulundu:
Bu bir halk tabiridir. Başbakan'ın ağır hitaplarının bir şekilde sona erdirilmesi gerektiği anlamında, dilinin kesilmesi değil susturulması anlamına geliyor.
Sayın Başbakan, bunları eli bile sıkılmaz diyerek MHP'ye yönelik tavrını göstermiştir. Daha önce de "ya mhp girerse" diyerek MHP'ye karşı tavrını ve niyetini çok açık ortaya koymuştur.
Her fırsatta, kürsüde, açılışlarda, törenlerde bir bahane bulup MHP'ye çok ağır sözlerde bulunmaktadır. Hatta okulların açılış törenlerinde bile kamu görevlilerinin önünde bile MHP'ye yönelik ağır tutumunu sergileyebilmektedir.
Başbakan, toplumun bütün kesimlerine aynı şekilde ysözler sarfedebilmektedir. Halbuki bir siyasi parti liderinin ve özellikle Başbakan'ın üzerinde çok ağır sorumluluk vardır. Başbakan, olayları karşıtlık, yandaşlık üzerinde inşa ederek, yandaşların desteği ile iktidarda kalmayı planlamaktadır.
İktidarın verdiği sözleri yerine getirip getirmediği değerlendirilememiştir. BU üslup Başbakan'ın soktuğu ve getirdiği yeni bir şeydir. Yanlıştır, bir an önce vazgeçmelidir. Başbakan bundan vazgeçmelidir.
Olayın boyutlarını değerlendirirken Sayın Başbakan'a nedense toz kondurmuyor. Başbakan kendi milletvekillerini hedef göstererek MHP'li vekiller üzerine saldırttı. Buna ben şahidim. Bu başbakanın öteden beri MHP üzerindeki niyetlerini çok açık ortaya koyuyor. Ben istemesem "Siz TBMM'de su bile içemezsiniz" diyen bir Başbakan'ın ne kadar muhalefetin haklarına riayet ettiğini gösteriyor.
AK Partili Mustafa Elitaş da, Çakır'ın olayı çok hafife almasını sert bir dille eleştirerek, şunları söyledi:
"Dilini kopartırız" halk tabiri anlamında değil, şiddet ve hiddetle söylenmiştir. MHP'nin halka anayasa değişikliğinde neye hayır dedirttiğini anlatamamış olmanın ezikliği ile, yanlış politikayı örtbas edebilme adına yaptıkları siyasetin bir ürünüdür. Düşünebiliyorsunuz, "Onun sesini keseceğiz, dilini kopartacağız" demesi nasıl bir söylemdir.
Malesef MHP'nin sayın genel başkanı başta olmak üzere, tamamen hakaret, iftira ve namus şeref üzerine kurgulanmış grup konuşmaları. Bunlar bir muhalefet partisinin haddi değildir. Millet kimin namuslu kimin şerefli olduğunu ortaya koyuyor seçim sonuçları ile.
Seçimlerden hep büyüyerek çıkan bir partinin böyle haksızca ağır ithamlara maruz bırakılması nasıl karşılanabilir. Yakışıksız, çirkin, seviyesiz "dilini kopartırız" şeklindeki sözlerinin düzeltilmesi gerekir. Derhal Grup Başkanvekili'nin ve MHP yetkililerinin Sayın Başbakan'dan özür dilemelidir.
Sayın Bahçeli'nin 31 Ekim tarihindeki terörist faaliyet ile ilgili, "Demokratik açılımın sonucunda bu noktala gelinmiştir diye bu konuda Sayın Başbakan'ı sorumlu tutması" içinde bulunduğu ruh halini çık açık dışa vurmuştur. Malesef MHP, huzur ve refahın oluşmasından bizim yaptığımız huzur ve refah ile ilgili eylemlerimiz ile ilgili incitici söylemlerde bulunuyor.
Millet kimin sicilinin ne olduğunu biliyor. Bu nasıl bir anlayıştır ki, bahsettiği olayda AK Partili Meclis İdare amirinin burnu kırılıyor.
İKİ VEKİLİN SÖZ DÜELLOSU
AK Partili Elitaş ve MHP'li Çakır'ın, canlı yayının sonlarına doğru söz düellosuna girmesi ile canlı yayın bir anda karıştı. Oğuz Haksever, konuklarını uyararak sırayla konuşmalarını istediyse de başarılı olamadı ve haksever yayını kesmek zorunda kaldı.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.