İşte o gazeteler!
Wikileaks belgeleri arasında yer alan ve ABD’nin eski Büyükelçisi Edelman imzasını taşıyan bir telgrafta “Başbakan Erdoğan’ın İsviçre’de sekiz hesabı olduğu” öne sürülüyordu.
Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nden 30 Aralık 2004 tarihinde geçilen bu telgrafın 21. maddesi şöyle: “AKP iktidara yolsuzlukların kökünü kazıyacağını söyleyerek geldi. Halbuki AKP’lilerin bize anlattığına göre, partinin ulusal, bölgesel ve yerel seviyesinde ve bakanların aile üyeleri arasında çıkar çatışmaları ve ciddi yolsuzluklar var. İki ayrı kaynaktan edindiğimiz bilgiye göre, Erdoğan’ın İsviçre bankalarında sekiz ayrı hesabı var. Erdoğan’ın varlığının oğlunun düğününde gelen hediyeler ve dört çocuğunun okul masraflarını karşılıksız ödeyen Türk işadamından kaynaklandığını söylemesi ise çok yüzeysel.”
Sözcü ile Taraf hiçbir belgeye dayanmayan bu “dedikodu”ları manşetlerine taşıyarak, Başbakan Erdoğan’ı karalamaya çalışmışlardı.
CHP de bu “dedikodu”ları diline dolayarak, Başbakan Erdoğan’a sorular yöneltmişti.
Başbakan Erdoğan’ın CHP ile bu gazetelere tepkisi sert oldu:
Hukukta bir kural olduğunu, iddia sahibinin iddiasını ispatla mükellef olduğunu ifade eden Erdoğan, ''İspat görevi benim değil, ispat görevi bu iddiayı ortaya koyanlarındır. Anamuhalefet lideri gitsin bu iddiayı ortaya atanlara sorsun. Böyle bir şey söylüyorsunuz ama... ABD bu işleri iyi bilir, bunun diplomatları da bu işi iyi biliyor... 'Nerede bunun delili yahu, delili bir gösterin de bu bizim işimize yarasın' diye Türkiye'de bunu öğrenmeleri gerekir'' diye konuştu. Erdoğan, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: ''Ama böyle bir şey bulamayıp, sadece atılan iftira üzerinden kalkıp da benden bunun ispatını istemek kadar cehalet olur mu, zavallılık olur mu? Ben neyi ispat edeceğim. Olmayan şey ispat edilir mi? Benim İsviçre bankalarında bir Allah kuruşu param yok ki bunu ispat edeyim. Şimdi ben anamuhalefetin liderine ve diğerlerine diyorum ki 'böyle bir şeyi ispat ettiğiniz anda ben bu makamda durmam, milletvekilliğinde durmam ama siz o makamlarda duracak mısınız?' Ben bunu söylüyorum, bu kadar açık konuşuyorum. Biz yola çıkarken, üç şeyle mücadele edeceğimizi söyledik; yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar... Bunları çökerttiğimiz için benim halkım bizi buralarda tutuyor.''
“Bunları sürmanşet veya manşet yaparak, bunlara sarılarak hükümete saldıranlar da aynı seviyesizliğin içindedirler. Bir defa onurlu bir medya veya onurlu bir medya mensubu kalkar bunu sorar, kime bu iftira yapılıyorsa ona sorar. Eğer Başbakan ile ilgiliyse sorar 'Sayın Başbakan var mı böyle bir şey? Varsa üzerine gideceğiz'. Ama Başbakan bakın size ne diyor 'Hayır, benim böyle bir şeyle ilgim, alakam yok' diyorsa o zaman da bunu yazmaman gerekiyor ama sen hiç sormadan, etmeden, araştırmadan kalkıp iftira at, tutmasa da iz bırakır mantığıyla hareket edersen işte bu seviyesizliktir, bu ahlaksızlıktır.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.