Derslerini Diyanet verdi

Derslerini Diyanet verdi
TBMM başkanlığına sunduğu soru önergeleri ile düşünce ayıklamaya çalıştığı ortaya çıkan DSP'li Süleyman Yağız, bu kez de aleviler ve cemevleri ile ilgili ilginç soru önergesi ile gündeme geldi. Yağız'a cevap bu kez Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan geldi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından cevaplanması istemiyle TBMM başkanlığına bir önerge veren DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız, sorularındaki art niyetli tutumlarını yine sürdürdü. Yağız’ın, “AKP’nin Alevi açılımı nedir?” şeklindeki kasıtlı sorusuna cevap verilmezken, “Cemevlerinin ibadet yeri statüsüne alınması ve ibadet yerlerine sağlanan olanaklardan yararlandırılması da hükümetinizin Alevi açılımında yer alacak mıdır?” sorusuna ise Başbakan adına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu cevap verdi.

“CEMEVİ CAMİNİN ALTERNATİFİ DEĞİLDİR”
Bardakoğlu, “Cemevi, caminin alternatifi bir ibadethane değildir. Cemevinin caminin alternatifi gibi sunulması, Aleviliği müstakil bir din haline getireceği ve kahir ekseriyeti camiyi ibadethane olarak kabul eden Alevileri Müslümanlıktan koparacağı için yanlıştır” dedi.

“CAMİLER TüM MüSLüMANLARIN ORTAK MABEDİDİR”
Aynı önergede yer alan, “Alevi kardeşlerimizin, ‘eğitim ve yardımcı kitaplardaki inanç ayrımcılığı ve farklı inançlara hakaret içeren metinlerin kaldırılması’ yönündeki taleplerinin karşılanması yönünde hükümetinizce bir çalışma yapılacak mıdır?” sorusunu da cevaplandıran Prof. Dr. Bardakoğlu, İslam'ın on dört asırlık tarihsel tecrübesinde cami ve mescitlerin, belli bir mezhebin, meşrebin veya inanç grubunun ibadet yeri değil, camiye gelen, gelmeyen, namaz kılan kılmayan bütün Müslümanların ortak mabedi olarak varlığını sürdüre geldiğinin altını çizdi.

“CAMİNİN ALTERNATİFİ İBADETHANE OLAMAZ”

“İslam tarihinin hiçbir döneminde kendisini İslam içinde görüp de camiye alternatif başka bir ibadethane kuran mezhep ve tarikat olmadığı gibi, tasavvufi adap ve erkânın yürütüldüğü mekânlar hiçbir zaman caminin alternatifi bir ibadethane olarak algılanmamış ve isimlendirilmemiştir. Dolayısıyla cemevi, caminin alternatifi bir ibadethane değildir” diyen Bardakoğlu, şu uyarılarda bulundu: “Cemevinin caminin alternatifi gibi sunulması, Aleviliği müstakil bir din haline getireceği ve kahir ekseriyeti camiyi ibadethane olarak kabul eden Alevileri Müslümanlıktan koparacağı için yanlıştır. Bu talep, Aleviliğin özüne ve tarihsel tecrübesine aykırı olduğu gibi Müslümanlar arasında tefrikanın körüklenmesine ve meydana getirilen ayrılığın giderek kemikleşmesine de yol açar.”

BARDAKOĞLU’NUN ALEVİLİK TANIMI
Bardakoğlu, cevabında Aleviliği ise şöyle tanımladı: “Alevilik, Anadolu'nun mistik ve sufi geleneği içinde ortaya çıkan, yazılı kaynaklardan ziyade büyük ölçüde kültürel öğeleri içeren ve şifahi yolla ve çeşitlenerek bugüne intikal etmiş olan İslam içi bir inanış ve yorum biçimidir. Tarihimizde de böyle algılanmış, hiçbir zaman ayrışma, ötekileme sebebi olmamıştır ve olmamalıdır da. Cemevleri de özgün, kültürel ve mistik kimliği ve misyonu bulunan ve bize ait olan bir zenginliğimizdir.”

“HİçKİMSE BUNUN İçİN KINANAMAZ”
İnancı, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, hiç kimsenin bu inanç sebebiyle kınanamayacağını, bunun yasal olduğu kadar insani ve ahlaki bir ilke olduğunun da altını çizen Bardakoğlu, “Bizim kendi kültür mirasımız, milli ve dini değerlerimiz arasında yer alan Alevilik geleneğine ve bu geleneğe mensup Alevi kardeşlerimize yönelik ne kadar ayrımcı, dışlayıcı ve incitici ifadeler veya tanımlamalar varsa, topyekün bunların karşısında yer almamızı gerektirir. Diyanet İşleri Başkanlığı bu tür ifadelerin hepsinden rahatsızlık duymakta, toplumu bu yönde bilgilendirmekte ve uyarmakta, metinlerde bu tür incitici ve ötekileştirici ifadeler varsa, bu metinlerin acilen kitaplardan çıkarılmasının gerekli olduğunu düşünmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

DSP’Lİ YAĞIZ’IN İNANç ISRARI
Bardakoğlu’nun ders niteliği taşıyan cevabına karşılık, ısrarını sürdüren DSP’li yağız ise, ilginç bir savunma yaptı. Yağız, “Mesele, alternatiflik ya da karşıtlık meselesi değildir. Bu, bir inancın doğal tercihidir, gereğidir. İnançlar ve inançların ibadet yerleri kesinlikle tartışılamaz. Aleviler cemevini ibadet yeri olarak görüyorlarsa -ki öyle görüyorlar- o zaman hiç kimsenin aksini savunmaya hakkı yoktur. Zira cemevinin ne olduğu konusuna karar verecek olan Alevi kardeşlerimizdir” iddiasında bulundu.

Engin Kaşdaş-habervaktim

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.