Meclis Tutanakları'nda (x) skandalı

Meclis Tutanakları'nda (x) skandalı
BDP Milletvekili Hasip Kaplan'ın konuşmasıyla ilgili Meclis'te 'Tutanak' krizi yaşandı. Hasip Kaplan'ın konuşmasında kullandığı Kürtçe cümleler TBMM Tutanaklarına yansıtılmadı.

TBMM'nin 10 Aralık 2010 Cuma günkü Meclis Genel Kurulu oturumunda BDP milletvekili Hasip Kaplan'ın kürsüde yaptığı konuşmada telaffuz ettiği Kürtçe cümleler önce Meclis TV'de sansürlendi. Ardından AK Parti Meclis Grup Başkanvekili Suat Kılıç'ın müdahalesiyle sansür kalktı ve Kürtçe cümleler Meclis TV'den yayınlandı.

Ancak bu kez de Kaplan'ın konuşmasıyla ilgili Meclis'te 'Tutanak' krizi yaşandı. Hasip Kaplan'ın konuşmasında kullandığı Kürtçe cümleler TBMM Tutanaklarına yansıtılmadı. Alınan bilgilere göre Meclis Tutanakları'nda Hasip Kaplan'ın konuşmasında Kürtçe cümlelerin geçtiği bölümlere sadece (x) işareti konuldu ve " Bu bölümde, Hatip tarafından Türkçe olmayan bir dille, birtakım kelimeler ifade edildi." cümlesine yer verildi.

İşte Cuma günü Hasip Kaplan'ın yaptığı konuşmanın TBMM Tutanakları:

BAŞKAN – Sayın Kaplan, buyurun. (BDP sıralarından alkışlar)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün çok önemli bir gün, Dünya İnsan Hakları Günü.

Size göstereceğim şu işarete iyi, dikkatle bakınız. Tırnak içinde, üç nokta, tırnağı kapat, üstünde de parantez aç, içine bir çarpı koy -bu, Meclis tutanağıdır- sonra da altında bir not, şöyle, bakın: “Bu bölümde, Hatip tarafından Türkçe olmayan bir dille, birtakım kelimeler ifade edildi.” yazıyor. Bu gördüğünüz işaret, Meclisimizin, yani 1920’de cumhuriyetin kuruluş felsefesinde Kürdistan mebuslarının kurduğu, Lazistan mebuslarının, Türk mebuslarının birlikte kurduğu Mecliste, 2010 yılında ben… Şu işarete bakın…

AHMET YENİ (Samsun) – Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdular, ne anlatıyorsun!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Bakın, burada, bu ayıp, insan haklarının en büyük ayıbıdır,

ÖMER İNAN (Mersin) – Bu tarafa da göster, görmedik.

HASİP KAPLAN (Devamla) - Bundan daha büyük bir ayıp olabilir mi? Milyonlarca insanın gözünün içine baka baka, hem inkâr edeceksin hem asimile edeceksin hem şovenizm uygulayacaksın hem ırkçılık yapacaksın hem türküsünü söylediği için üstüne üstüne gideceksin hem müziğini, folklorunu yaptığı için terörist ilan edeceksin, cezaevlerini dolduracaksın, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt üyeliğinden binlerce siyasetçisine ceza vereceksin “Dünya İnsan Hakları Günü’nüz kutlu olsun.” diyeceksiniz.

Arkadaşlar, kimse kimseyi kandırmasın, ben burada rakamları saymayacağım, kaç kişi öldü, kaç kişi yargısız infazda, kaç kişi cezaevinde senelerce yatıyor ve ifadeye dahi çıkamadı. Yalnız şunu söyleyeceğim ben size: Böylesi günlerde konuşurken herkesin çok dikkatli olması lazım. Budur hayat, yaşıyorsak bu ülkede beraber, gerçekliklerimize de alışacağız. Müziğin, şarkıların, folklorun, kimliğin, kültürün, hiçbir şeyin bu ülkeyi bölmediğini, bölmeyeceğini, hep birlikte yaşaya yaşaya öğreneceğiz. Yoksa, 2010 yılında hâlâ bizim çocuklarımız kalkıp Ciğerhun’un şiirlerini okursa ve derse ki Robson şiirinde olduğu gibi “…” (x)

“Yalnız siyahlar baskı altında kalmadı, biz de beyazız, baskı altındayız.” denen, kırk beş yıl önce yazılan şiirinden sonra, siyahlar 1947’de medeni haklarını aldığı zaman, o zamanın devlet başkan yardımcısı, bir siyahi öğrenciyle bir beyaz öğrenciyi, ikisini ellerinden tutup birlikte üniversiteye getirmişti ve Amerika’da siyahlarla beyazlar arasındaki ırk ayrımını o şekilde, devletin öncülüğünde ve en yetkili kişileriyle kaldırmıştı. O zamanlar, hatırlayın, aynı otobüse binemiyorlardı, aynı lokantaya gidemiyorlardı, aynı üniversiteye gidemiyorlardı ama siyahi olan bir Başkan, Obama, buraya, bu kürsüye de geldi, konuştu.

Şimdi, biz bunca yıldan sonra, Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutlarken, birbirimizin yüzüne bakarken yüzümüz kızarmıyorsa eğer, insan haklarından bahsediyorsak eğer, ayrımcılığı görmüyorsak eğer, “Kürt’üm.” diyene burada düşman gözüyle bakıyorsak eğer, “Kürt” kelimesini duyunca birilerinin bu Mecliste tüyleri diken diken oluyorsa eğer “İstiklal Savaşı’nın, kurtuluş mücadelesinin, müdafaai hukuk derneklerinin zamanını ne çabuk unuttular.” diye söylemek, hatırlatmak da bizim boynumuzun borcudur.

MEHMET OCAKDEN (Bursa) – Bu şovdan vazgeçin!

HASİP KAPLAN (Devamla) – Biz burada neyi konuşuyoruz? HSYK yasası. HSYK yasası budur arkadaşlar, adalet budur. Adalet budur: Tırnak içinde üç nokta, tırnağı kapat, üstüne de çarpı işareti koy; Kürt kimliğinin gerçekliğidir 2010 yılında.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET OCAKDEN (Bursa) – Bırak şu şovu!

BAŞKAN – Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.

HASİP KAPLAN (Devamla) – Ve şimdi son bir dakikamda size HSYK ile ilgili bir cümle söyleyeceğim, hepiniz düşünün: HSYK kanunu diyelim bugün geçti ve CHP iptal için başvurdu, dinleyin. Anayasa Mahkemesine gidecek değil mi? E, Anayasa Mahkemesinin uyum yasası çıkmadı, çalışamıyor, karar alamıyor, toplanamıyor. Söyleyin bana, nasıl bu yasa yasalaşacak? Farz et ki onu da yaptınız, sonra Anayasa Mahkemesinin uyum yasasını buraya getirdiniz, Meclise. O uyum yasasını da tartıştık -oyları yettiği için ben CHP, ana muhalefet diyorum, o anlamda- tekrar CHP başvurdu, “Anayasa Mahkemesi uyum yasası da Anayasa’ya aykırı.” dedi, yine Anayasa Mahkemesine gitti. E, toplanamayacak, karar alamayacak. alamayacak arkadaşlar, çünkü Anayasa Mahkemesi şu an çalışmıyor. Ahmet Türk’ün, Tuğluk’un başvurusunu dahi yapamıyoruz şu an göreve iadesi için, Meclise iadesi için. Bunu iyi düşünün.

Teşekkür ederim.

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Hasip Bey, bu hafta çalışmaya başladı.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum…

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, hatip konuşurken televizyon yayını kesintili olarak…

BAŞKAN – Ben şu oylamayı yapabilir miyim? Önce onu söyledim.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge reddedilmiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

Buyurun Sayın Sakık.

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, hatip konuşurken Meclis TV kesintili olarak veriyor konuşmayı Kürtçe konuştu diye. Şimdi, şuradan sormak gerekiyor: TRT Şeş yayın yapıyor. TRT Şeş’le TRT 3 arasında ne fark var? İşte, tam sizin çifte standartlarınız!

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sırrı Bey, ne kesilmiş? Neyin yayını kesilmiş?

SIRRI SAKIK (Muş) – Hatip konuşurken yayın kesilmiş.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sayın Başkan, Başkanlığa bir arzım olacak.

Böyle bir şeyin olmasını mümkün olarak görmüyorum. Başkanlığın TRT 3’ten bilgi almasını ve bu bilgiyi Genel Kurulla paylaşmasını arz ediyorum.

M. NURİ YAMAN (Muş) – Bilgi geldi.

ŞAHİN MENGÜ (Manisa) – Ben dışarıdaydım, kesildi yayın Sayın Başkan.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Böyle bir şeyin kasten olması mümkün değil, böyle bir şeyin yaşanması mümkün değil.

BAŞKAN – Birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 15.49

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 16.09

BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Yusuf COŞKUN (Bingöl)

---0---

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 30’uncu Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

574 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon? Burada.

Hükûmet? Burada.

Sayın milletvekilleri, biraz önce Sayın Hasip Kaplan tarafından yapılan konuşmanın bir bölümünün teknik arıza dolayısıyla yayınlanamadığı bilgisi Başkanlığımıza ulaşmıştır. Bu nedenle Sayın Hatibe çok kısa bir açıklama yapması için yerinden söz vereceğim.

Buyurun Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Gerçekten bunun umuyoruz ki teknik bir arıza olması nedeniyle böyle olduğunu, böyle yaşandığını. O bölümde kürsüde söylediğim sözlerin anlaşılması açısından şunu söylemek istiyorum: Bu söylediğim sözler bütün kamuoyunca da bilinmeli çünkü Ciğerhun’un Robson şiirinden bir mısra okumuştum. “…”(x) Yani Türkçesi “Ey yoldaş Robson/ Yalnızca siyahlar baskı altında yaşamıyor/ Biz de beyazız, kaldık perişan.” Ondan sonra da Obama’nın seçildiğini, buraya geldiğini söyledim. Bu vesileyle ben “…”(x) diyorum.

Dünya İnsan Hakları da kutlu olsun bu vesileyle diyorum. Umarım ki tekrar teknik arızaya rastlamamışızdır.

Teşekkür ediyorum.

HABERDEMETİ.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.