''Bay sazan''
Eline uzatılan her “belge”(!)ye atlayan Kılıçdaroğlu için, Ankara kulislerinde “Bay Sazan” denilmeye başlandı... Kılıçdaroğlu; sadece Kayseri olayında değil, Erzurum olayında da çuvallamıştı.
KEMAL BEY’LE OYNUYORLAR!
“1 dosyada 10 yalan” söyleyen Kılıçdaroğlu’nun; “sahtekârlık ve dolandırıcılıktan mahkûm” biri ve “peşinde icracıların dolaştığı bir milletvekili”nin iddialarına sarılması; “Parti içinde birileri Kemal Bey’le oynuyor” yorumlarına yol açtı... Erdoğan’ın “paylaması” esnasında Kılıçdaroğlu’nun CHP’lilerce “yalnız” bırakılması da, “Kılıçdaroğlu’nun iddialarına inanılmadığı” şeklinde değerlendirildi.
ERZURUM’DA DA ÇUVALLAMIŞTI!
Kayseri ile ilgili iddiaları “fos” çıkan Kılıçdaroğlu, bir yıl önce de; Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği “arama” kararında, “isim ve adres bölümlerinin boş olduğunu” iddia etmiş, ancak Erzurum Başsavcısı Sinan Kuş, kararın “dolusunu” göstermiş ve Kılıçdaroğlu madara olmuştu.
26 Aralık 2009 tarihli Vakit ve Milliyet’te, “Dandi yine çuvalladı... Kılıçdaroğlu boş dedi, savcı dolusunu gösterdi” başlıklarıyla verilen haberlerde, o dönemde CHP Grup Başkanvekili olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun; “Şüphelinin ismi, adresi gibi bilgileri olmadan mahkeme arama kararı vermiş, hamiline karar veriliyor” dediği belgenin orijinalinde bu bilgilerin hepsinin olduğu ortaya çıkarken, Erzurum Başsavcısı Sinan Kuş; “İşte isim ve adresin yazılı olduğu karar” diyerek, Kılıçdaroğlu’nu yalanlamıştı.
YALNIZLIĞA TERKEDİLDİ
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili iddialarını açıklaması sonrasında yaşanan süreç; Ankara kulislerinde “Kılıçdaroğlu’nun yalnızlığa terkedilmesi” olarak yorumlanırken, “Meclis’teki o sahne” şöyle tasvir ediliyor:
“CHP Kurultayı, duygusal kırılmayı onarmak için son bir fırsat veriyor Kemal Kılıçdaroğlu’na.
Önce o sahneyi gözünüzde canlandırın. Kılıçdaroğlu, Meclis kürsüsünden esip gürlüyor. Güya büyük bir yolsuzluk dosyası sallıyor elinde. Ringe çıkmış, şov yapıyor. Tribünleri coşturmaya, rakibi nakavt etmeye oynuyor.
Sonra Başbakan geliyor kürsüye. Kılıçdaroğlu’nun duvara çarptığını söylüyor. “Çaktın, gene çaktın” diyor. Tek tek çürütüyor iddialarını, bindirdikçe bindiriyor.
CHP sıraları duyarsız. Hayır, yanlış anladınız, kendi liderlerine karşı duyarsız. Ayaklanmıyorlar, uğultuya boğmuyorlar genel kurulu, o azarları yedirmeye kalkmıyorlar kimseye.
Başbakan’a toslayan Baykal olsa neler yaşanırdı, bir düşünün. Çarşı pazar karışmaz mıydı? Sıraları yumruklayıp kürsüye yürümez miydi CHP’li vekiller? Genel kurulu birbirine katmazlar mıydı?
Baykal alayı vala ile meydana dalıp sonra çuvallasaydı böyle, nasıl bir gürültü tufanı kopardı, hatırlayın. Bütçe görüşmelerini kilitlemezler, Meclis’i çalışamaz hale getirmezler miydi? Grup başkanvekilleri, genel başkan yardımcıları TV ekranlarını ana-baba gününe çevirmez miydi?
Oysa, dalgalanmıyor CHP grubu.
Bu sahiplenmeme, bu tepkisizlik, bu duyarsızlık, bu heyecansızlık nedendir sizce? Bence Kılıçdaroğlu’nu, CHP sıraları da inandırıcı bulmuyor artık, ondandır. Başka izahı olamaz.”
“CHP’li milletvekilleri tarafından terkedilen” Kılıçdaroğlu’nu savunmaya devam eden bir tek isim vardı... O da, Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu... Adı geçen milletvekilinin, “50-60 kişiyi dolandırdığı” iddiasıyla, şu anda “icra” ile başı dertte!..
KAYNAK: AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.