Meclis Başkanı'ndan kritik görüşme!
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Demokratik Toplum Kongresi kararlarıyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Şahin, Türkiye'nin her türlü sorununun konuşulduğu ve çözüleceği yerin TBMM olduğunu belirterek, ''Başka bir kongre, başka bir meclisi tanımıyoruz. Bu sevda peşinde koşan arkadaşlarımız durumlarını lütfen değerlendirsinler. Sonuçlarına katlanmak zorunda kalırlar'' dedi.
Bir gazetecinin, ''BDP milletvekilleri Meclis kürsüsünde Kürtçe konuşuyor. Muhalefet sizin inisiyatif kullanmanız gerektiğini söylüyor'' sözleri üzerine ise Şahin, şunları söyledi: "Meclis Başkanı 12 Eylül 1980 ruh haliyle konuşuyor." diyen Demirtaş sözlerini şöyle tamamladı: "O dönem 30 yıl önceydi. Ama çok merak ediyorsa, o duygulara sahipse yakında tekrar seçim olacak, kendisi emekliye ayrılır. Bir kutu yağlı boya ile bir fırça alır Marmaris'e yerleşir. Orada onun gibi düşünen zatla birlikte resim yapar mutlu olur. Ama Türkiye o dönemleri geçti artık."
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, Demokratik Toplum Kongresinde ''demokratik Özerk Kürdistan'' şeklinde açılım ortaya konulduğunun belirtilmesi üzerine, ''Türkiye ile ilgili kararların yasama organı TBMM'dir. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde tüm vatandaşlarımızı ilgilendiren kararların alındığı Meclisin Başkanı olarak o tür kararlarla ilgilenmiyorum. O tür kararlar mevzuatımız açısından ne ifade ediyorsa onu yetkili kurumlar değerlendirir, yapılacak bir şey varsa gereğini yaparlar'' diye konuştu.
''TBMM'de ancak Türkçe hitap edilir. Bu konudaki mevzuatımız bu şekildedir. Hatta biraz daha geriye giderek şunu da ifade edebilirim: Osmanlı'da da 1876 ve 1908 Teşkilatı Esasiye anayasalarına baktığınız da da resmi dil Türkçedir. Dolayısıyla bu tür tartışmaları son derece gereksiz, gerginliğe yol açıcı bulduğumu ifade etmek istiyorum. Türkiye'nin her türlü sorununun konuşulduğu, çözüleceği yer burasıdır. Başka bir kongre, başka bir meclisi tanımıyoruz. Bu sevda peşinde koşan arkadaşlarımız durumlarını lütfen değerlendirsinler, sonuçlarına katlanmak zorunda kalırlar.''
Şahin, ''Siz bir adım atacak mısınız kürsüde Kürtçe ile ilgili'' sorusuna ise ''Atmamıza gerek yok. Türkçe konuşulur. Meclisi yöneten başkanvekillerimiz gereken neyse yaparlar'' yanıtını verdi.
DEMİRTAŞ'TAN JET YANIT
BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) İstanbul İl Örgütü'nü ziyareti öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. Gazetecilerin, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in açıklamalarını hatırlatması üzerine Demirtaş, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in siyasi olarak kendilerinin rakibi olmadığını söyledi. Demirtaş, "Kendisi bir siyasi kurumu temsil etmiyor. Bütün parlamenterlerin başkanı. Açıklamalar talihsiz olmuştur" diye konuştu.
Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in Türkiye'nin gerisinde kaldığını savunan Demirtaş, "Türkiye zaten çok dilli bir ülkedir. Türkçe hepimizin ortak dilidir. Türkçe bu ülkenin resmi dilidir. Hepimiz Türkçe konuşuyoruz ve bundan gocunmuyoruz da, gurur duyuyoruz" dedi.
Türkiye'de yaşayan Kürt, Çerkez, Arap, Gürcü asıllı bütün vatandaşların ana dilleri olduğunu söyleyen Demirtaş, "Bu anadil doğuştan geliyor. Yasalar belirlemiyor bunu. Meclis Başkanı'nın işi midir yani? Allah yaratmış, o anadan babadan doğmuşsun ana dilin olmuş. Bu ülkede doğduğun için bir de resmi dilin var. Meclis Başkanı'nın işi midir buna karışmak?" ifadesini kullandı.
Şahin'in, "Bu açıklamalar parti kapattırır" sözünü hatırlatan Demirtaş, "100 tane de parti kapansa bu değişmez. Ana dili Meclis Başkanı belirleyemez. Biz parti olarak da bunları dikkate almak zorundayız. Ana diller vardır, yaşamak zorundadır. Resmi diller var diye 80 yıldır yapıldığı gibi asimile mi etmeye çalışacağız. Yoksa onları nasıl yaşatacağız, zenginliğimiz olarak kullanacağız, eğitim ve diğer alanlarda kullanacağız diye tartışacak mıyız?" diye konuştu.
"Meclis Başkanı 12 Eylül 1980 ruh haliyle konuşuyor" diyen Demirtaş sözlerini şöyle tamamladı: "O dönem 30 yıl önceydi. Ama çok merak ediyorsa, o duygulara sahipse yakında tekrar seçim olacak, kendisi emekliye ayrılır. Bir kutu yağlı boya ile bir fırça alır Marmaris'e yerleşir. Orada onun gibi düşünen zatla birlikte resim yapar mutlu olur. Ama Türkiye o dönemleri geçti artık."
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.